• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • Konya -2 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Kalbin temiz olması

Ufuk Karadavut

Son zamanlarda Ramazan ayı nedeniyle hemen her yerde dini programlar yapılıyor. Sohbetler oluyor, hatimler indirilmeye çalışılıyor. Gerçekten hoş ve güzel şeyler. Ancak çok iyi ve bilge hocalar çıkıp bilgi verirken aynı zamanda insanları yanlış yönlendirenler de olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşla konuşurken yapılan ibadetlerin önemli olmadığı, asıl önemli olanın ‘kalp temizliği’ olduğunu ısrarla vurguladı. Namaz kılmanın bile önemli olmadığını ifade edince iyice sinirlendim. Ramazan ayı olduğu için herhalde Allah insana bir sabır ve sükûnet veriyor. Konuşma esnasında Peygamberimiz akılma geldi. Peygamberimizin hayat hikâyesini okuyanlar iyi bilirler. Hz. Muhammed (SAV) o kadar çok ibadet edermiş ki, geceleri sabahlara kadar ibadet ve dua ile zaman geçirirmiş. O büyük insanın –haşa- kalbi kirlimiydi ki sabaha kadar ibadet yapıyordu. Ama bazı şeyleri anlatmak gerçekten zor oluyor.

           

Hz. İsa, devrinde bir gün geziye çıkar. Yolda giderken bir grup insana rastlar. Bir meydanda halkalanmışlar, sürekli Allah’ı zikrediyorlarmış. Öyle ki bütün şart ve gereklerini yerine getirerek bu işi yapıyorlarmış. Hz. İsa aralarında oturuyor. Bakıyor ki çeşit çeşit yemekler, bir yığın içecek, renk renk sebze ve meyveler, eşsiz güzellikte kadınlar, cıvıl cıvıl çocuklar her yanı sarmışlar. Yaşadıkları yerde zamanın bütün üstünlükleri varmış. Bu yer temiz ve eşsiz bir asalete sahipmiş. Burada bir süre misafir olan Hz. İsa beldesine döner. Uzun bir zaman sonra yeniden oraya uğradığında bakar ki, yerleri yurtları ile o varlıklı, şen şakrak insanlar yerleri yurtları ile birlikte yok olup gitmişler. Ortada ne eskiler, ne çocukları, ne de torunları var. Sanki yer yarılmış yerin dibine girmişler. Kendi kendine şaşırıp kalan Hz. İsa bu olayın sebebini merak eder.  Fakat bu konuyu soracağı kimse de yoktur. Yalvarıp yakararak Yüze Allah’a ‘Ey Rabbim!...’ der. ‘Burada eskiden yaşayan o insan topluluğuna ne oldu? Yoksa namaz kılmadılar, sonra sana baş mı kaldırdılar?’ Yüze Allah Hz. İsa’ya, ‘Ey Sevgili Peygamberim?.. O aklına gelenler yüzünden değil. Onlar gerçekten iyi insanlardı. Fakat aralarında bir beynamaz karıştı. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Bir gün beynamaz bize karşı isyanında damlayı taşıran son bir çirkin harekette bulundu. Biz de bir bela göndererek masum olan ötekileri de birlikte silip süpürdük’. (Enis’ül Mecalis’den)

           

Peygamberimiz bir gün sahabeleri ile oturmuş caminin avlusunda sohbet ediyorlardı. Bir ara ağlayarak bir genç çıkageldi. ‘Neden ağlıyorsun?’ diye soran Peygamber’e, ‘Ey Allahın elçisi…, Babam vefat etti. Kimse yıkamıyor, kefensiz ve gasilsiz öylece duruyor. Durumu size arz etmeye geldim’. Hz. Peygamber hemen Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’e gidin bakın diye emrediyor. Bu iki büyük şahıs gidiyorlar. Bir de bakıyorlar ki tam bir dehşet!. Mevta simsiyah bir domuza dönüşmüş. Hemen Peygamber’e koştular. Yüce Peygamber kalkıp mevtaya baktı. Söylenenler doğruydu. Allah’a insan kılığına bürünmesi için yalvarıp yakardı. Gerçekten cenaze eski haline döndü. Cenaze namazını kıldırdı. ‘Şimdi gidelim, mezarın gömün’ diye buyurdu. Götürdüler, kabrine koyarken baktılar ki, adam gene domuz suretine girmiş. Bu sefer Peygamberimiz adamın oğluna ‘Ey delikanlı, baban dünyada iken dince yasak olan ne yapmıştı?’ Genç ‘Babam namazını kılmıyordu.’ Dedi. Bunun üzerine iki cihan güneşi sevgili peygamberimiz ‘Ey arkadaşlarım!... bakınız, bu mevta namaz kılmıyordu domuz suretine büründü, bundan ibret alınız. İşte kıyamet günü namaz kılmayanları Allah domuz suretinde halk edecektir. (Behcet’ül Envar’dan).

           

Aslında bu konu ile ilgili çok yazılacak ve söylenecek sözler var. Ben ilahiyatçı olmadığım için fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak kalbim temiz diyenlerin sayısının çok olduğunu biliyorum. Hemen hepiniz mutlaka bu tür insanlarla karşılaşmışınızdır. Adam kalbim temiz diyor bu nedenle de namaz kılmıyor belki oruç tutmuyor. Kalp temizliğini ya biz yanlış biliyoruz ya da onlar yanlış anlıyorlar. Özellikle namaz konusunda yukarıda kaynaklarını da verdiğim iki farklı kitap tan aldığın kıssalar namaz kılmanın ne derece öneli olduğunu zaten gösteriyor. Peygamberimiz ‘Namaz dinin direğidir’ derken ne demek istediğini beklide yeniden düşünmek gerekiyor. Ama kalbimizin kirliliği yada temizliğini bir yana bırakarak kalp temizliği nedeniyle namaz kılmayanlara gelince Allah onlara hidayet nasip etsin diye dua ediyorum… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
[email protected]
20 Temmuz 2009 Pazartesi 01:02
yrm
değerli abiciğim insanlarımıza baktığımız zaman hep kalp temizliğinden bahsederler kendilerini aldatmaktan öte değil ah birde namaz kılsalar kalplerini o zaman görürler temiz mi kirlimi namazımı kıldığım halde hergün kendime nasihat verdiğim halde nefsimle dövüştüğüm halde kalbimin temizliğinden şüphe edip Allah a sığınıyorum aklıma geldikçe vücudumu ter kaplıyor. bizde mi bi sorun var acaba rahat olamıyoz
188.3.232.235
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim