• BIST 107.303
  • Altın 153,246
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Konya 14 °C
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"

Kahvenin Hikâyesi

Hümeyra Uslu

Kahve aslında bir meyve çekirdeği. Yani en başında öyle. Çekirdek kavruluyor, öğütülüyor ve sonra elde edilen tozda belli işlemlere tabii tutulduktan sonra bugünkü içecek olan kahve haline geliyor.

İlk kahve Habeşistan’da (Etiyopya) 850’li yıllarda var. Khaldi isimli bir çoban keşfediyor hatta kahveyi. O dönemde kahve dini sohbetlerin içeceği haline geliyor. İsmi aratırsanız, dünya çapında ünlü mekânların aynı isimle anıldıklarını görürsünüz.

Kahveyi literatüre ilk kez kazandıran kişi ise 1000’li yıllarda İbn-i Sina olmuştur. Bu bilgi de hem yerel hem yabancı kaynaklarda yazıyor.

Kahve ya da o dönemki ismiyle “Kahwa” ilk kez Yemen’de söylenmeye başlanır. Bugün Starbucks’ta içilen en pahalı kahvenin, Yemen kökenli olması da ayrı bir ironi.

Osmanlı yönetimindeki İstanbul’da ise kahve ilk kez 1453 yılında görülmeye başlanır. Çeşitli baharatlar eklenerek yapılan kahve yabancı tüccarların ilgisini çekmeye başlar. Kanuni Sultan Süleyman zamanında ise kahve ilk kez Saraya girmiş olur.

İlk kahvehane ise iki Suriyeli Arap tarafından İstanbul’da açılır. Başta herkesin içebileceği bir içecek değilken, bir dönem sonra halk kahvehanelerde toplanıp sohbet etmeye başlar.

İlk kez kahve Venedikli tacirler tarafından Batı Avrupa’ya götürülür. 1615 yılında Avrupalı da (Hani şu maliyeti X lira olan kahveyi bize 3X liraya satan markalar falan var ya onlar) kahveyle tanışır.

Baba Budan isimli Hintli bir Müslüman, Yemen’deki Mocha limanından (İsim tanıdık geldi mi? Evet evet, o lüks mekânlarda min. 12 liraya içtiğin kahvenin adı) elde ettiği kahve çekirdeklerini Hindistan’a kaçırır ve orada yetiştirmeye başlar. Bunun üzerine kahve üretimi tüm Hindistan’a yayılır.

Osmanlı’da Süleyman Ağa isimli bir elçi bir ziyaretinde Fransız sosyetesine Türk Kahvesini ikram eder. Yabancılar da bu sihirli içeceği çok beğenirler.

Bir dönemde ise Fransızlar sahip oldukları az sayıda kahve fidanını kimseyle paylaşmak istemezler. Bununla alakalı da çeşitli efsaneler dönmektedir.

Velhasıl…

Diyorum ki bugün o Cappuccinolar, Latteler, Filtreler, Mochalar ve daha niceleri aha bu yukarıda yazdığım yerlerden geliyor…

Diyorum ki tarihe ilk çıkaran bizim atalar ama alıp onu meşhur eden sonrada çıktığı yere on katı fiyatla satanlar da yine onlar.

Ve sonra diyorum ki en iyisi siz evde Türk Kahvenizi yapın için kardeşim. 

Ayrıca…

Sürekli, sürekli, sürekli ama sürekli eleştirel yorum yazıp hiçbir şeyi beğenmeyen okuyucular…

Daha iyisini siz yazın da okuyalım ha?

Ne dersiniz? Boşa sallamak kadar kolay olmasa gerek!!!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim