Prof. Dr. Ali Akpınar

Prof. Dr. Ali Akpınar

Kahraolasıca hendek ehli!

Kahraolasıca hendek ehli!

Yaşasın zâlimler için cehennem!

İçinde burçları bulunan göğe and olsun;

Söz verilen kıyamet gününe and olsun;

Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenlerin canı çıksın/kahrolsun onlar!

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeye layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandır. Allah her şeye şahittir.

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeye uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.

Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır. (85 Burûc 1-12)

Kur’ân’ın anlattığı bu olay Hz. İsa’dan sonra Necrân’da gerçekleşmişti. Allah’a iman eden halk, zâlim ve kâfir kralın emriyle kazılan ateş dolu hendeklerde yakılıyordu, inananlar ateşler içerisinde can verirken, zalimler bunu seyrediyorlardı!

Ve Kur’ân bu olayı Mekke’de inandıkları için işkence gören Müslümanlara hatırlatıyor, işkence yapan Mekke müşriklerine ihtar veriyordu. Ama Kur’ân’ın mesajı evrenseldi. Bu ayetler kıyamete kadar gelecek mazlumlar için bir teselli, zalimler için ise ültimatomdu.

Onlar, dünyevî makamların sahibi ise Yüce Allah, yer ve göklerin sahibidir. Onları gücü varsa da sınırlı ve sonludur. Yüce Allah’ın gücü ise sonsuz ve sınırsızdır.

Onlar yaptıklarına şahitse; Yüce Allah onların  üzerinde asıl şahittir. Yüce Allah’ın şahitliği, yalnızca olaylara tanık olmaktan ibaret değildir. O, hem olanları bütün ayrıntılarıyla bilir ve gereğini de yapar!

Zâlimlerin zulmü varsa, mazlumların Rabbi vardır. Hiç Allah’a ve ahrete iman eden bir kimse zulmeder mi? Hem de Allah’a inanan insanlara sırf Müslüman oldukları için zulmeder mi? Şayet zulmediyorsa bir kişi, onun Allah ve ahiret inancında problem var demektir, ya hiç inanmıyor, ya eksik inanıyor, ya da inandığını  zannediyordur!

Onların topu tüfeği, tankı varsa; Azîzzün züntikam olan Yüce Allah’ın da dehşetli azabı vardır. Kimse O’nun tuttuğu gibi tutamaz, hiç kimse O’nun azap ettiği gibi azap edemez.

Elbette Yüce Allah’ın sonsuz rahmeti mazlumlar içindir, zâlimler için ise dehşetli azabı vardır. O azap, o zalimlerin hem beyinlerine, hem gönüllerine ulaşacak, hem bedenlerini, hem derilerini kasıp kavuracaktır. Ve Allah’ın azabı ebedîdir. O zalimler yapıp ettiklerine bin pişman olacak, ama iş işten geçecektir! Ahiretteki son pişmanlık fayda vermeyecektir.

Yaptıklarınızın yanınıza kalacağınızı mı sanıyorsunuz ey zâlimler! Döktüğünüz kan ve gözyaşında boğulacaksınız! Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz! Elbette zalimler, nasıl bir inkılabla devrileceklerini çok yakında bileceklerdir. Yaşasın zâlimler için cehennem!

Tercümanü’l-Kur’ân ünvanının sahibi İbn Abbas, Kur’ân’da geçen her kutile/kahrolsun ifadesinin la’net anlamına geldiğini söyler. Lanet ise, Allah’ın rahmetinden uzak kalmaktır. Allah’ın rahmetinden uzak kalan kimsenin ise dünyası da ahireti de hüsrandır, zindandır, cehennemdir. O halde kahrolsun zâlimler!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.