• BIST 94.682
  • Altın 222,722
  • Dolar 5,6803
  • Euro 6,5153
  • Konya 8 °C
  • Medyada "andımız" tartışması
  • Et fiyatlarında yüzde 20 indirim!
  • Seçimler yaklaşırken yerel yöneticilere önemli hatırlatma!
  • Medyada "andımız" tartışması
  • Et fiyatlarında yüzde 20 indirim!
  • Seçimler yaklaşırken yerel yöneticilere önemli hatırlatma!

Kahramanlık abidesi bir şahsiyetti

Kahramanlık abidesi bir şahsiyetti
Çumra Cuma Grubu’nda Kafkas Kartalı İmam Şeyh Şamil’in destansı hayatını anlatan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, “İmam Şeyh Şamil kahramanlık abidesi bir şahsiyettir. Rahmetle yâd ediyoruz” dedi.

Çumra Cuma Grubu, bu hafta Konya Meram Yaka’da Mehmet Çelik’in ev sahipliğinde toplandı. Çiğ köfte ziyafetinden önce Çumra Cuma Grubunun kurucularında Dr. Ömer Yıldırım, Kısa adı HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) adına Muammer Bingöl’e, Cuma grubuna yaptığı emekler anısına teşekkür plaketi takdim etti. Muammer Bingöl de, kendisine yapılan bu teveccühe teşekkürle cevap verdi.

kahramanlik-abidesi-bir-sahsiyetti-(1).jpg

Kafkas Kartalı İmam Şeyh Şamil’in vefatının 147. Yıldönümü münasebetiyle İmam Şeyh Şamil’in hayatını anlatan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, “Kafkasya; Karadeniz ile Akdeniz’in arasında, 4 bin metreden yüksek sıra dağlardan oluşan, kuzeyden güneye geçit vermeyen ve düzenli orduların geçemeyeceği iki geçitten oluşan bir coğrafya. Kafkasya aynı zamanda 118 dilin konuşulduğu, özgürlüğüne düşkün ve çok çeşitli insanların yaşadığı, büyük devletlerin egemen olamadığı bir coğrafya” diyerek sözlerine başladı. Kafkasların kuzeyinde Hunlar, Kapkaçlar, Avarlar, Göktürkler; güneyinde de Etiler, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlılar süper güç olarak bu coğrafyaya egemen olduklarını ifade eden Dr. Mustafa Güçlü, Ruslardan da bahsetti. Baltık kıyılarında ve Kiev’in kuzeyinde “köle” anlamına gelen Slav halkının yaşadığını kaydeden Güçlü, Slavların eğitimsiz, kaba insanlar olduğunu söyledi. Topluluk halinde yaşayan Slavların millet olabilmek ve devlet kurabilmek için Vikinglerden bir şehzade istediklerini, gönderilen Vladimir adlı liderin Vikinglerin balıkçı (Rus) kolundan olduğunu söyleyen Güçlü, “Vladimir Vikinglerin Rus kolundan (aşireti) olduğu için bu topladığı Slavların da başına geçince, bu topluluğa Rus deniyor. Rus ismi böyle oluşuyor. Sonra Slavlar toplanıyor ve beylik haline geliyor. Bunlara da “Rus Knezliği” deniliyor. Knezlikler bir araya gelerek 1022’de de bunlar bir devlet kuruyor” dedi.

KAFKAS KARTALI İMAM ŞEYH ŞAMİL

Bu coğrafyanın tarihi geçmişinden de bahseden ve anlatan Güçlü, sözü, Selçuklu ve Osmanlı devletlerine, Rus-Osmanlı münasebetleri ile savaşlarına kadar getirerek Kafkas halklarının mücadelelerine yer verdi. Rusların 1783’de Gürcistan’a girmeleri, Kırım’ı ilhak etmeleri ve Kafkasya’yı darmadağın etmeleri üzerine Kafkas halkının da, İmam Mansur önderliğinde kıyama (cihada) kalktıklarını kaydeden Güçlü, diğer imamların bu cihadda şehit olmalarından sonra ak sakallılar tarafından Şeyh Şamil’in imamlığa getirildiğini söyledi. Güçlü, Rusların, Kafkasya’da ortadan kaldırmak istediği İslâmiyet’i, tekrar ihya etmek, yaymak için uğraşan Kafkas-Rus mücadelesinin en unutulmaz sîması ve düzenli Rus ordularını dize getiren büyük mücahidi Şeyh Şamil’in, 1797 senesinde Dağıstan‘ın Gimri köyünde dünyaya geldiğini ve babası Muhammed tarafından, ona Ali isminin verildiğini dile getirdi. 1834’de imam olan Şeyh Şamil’in 60 bin kişiden oluşan düzenli bir ordu kurduğunu ve Kafkasya’yı da 20 bölgeye ayırdığını ifade eden Güçlü, kendisinin de 600 mücahidden oluşan seyyar bir kuvvet oluşturarak vur-kaç taktiğiyle 300 bin kişilik Rus ordusuna çok büyük kayıplar verdirdiğini söyledi. Güçlü, konuşmasını şöyle devam etti: “Bu küçücük ordu ile tam yirmi beş sene, İslâm’ı yok etmek ve Müslümanları kahretmek isteyen Ruslara kan kusturdu. Nice generallerini harb meydanlarında öldürüp, nicelerini de çarlarına karşı küçük düşürdü. Onları aciz bıraktı. Eşsiz bir mücadele ile hayatını geçiren Şeyh Şamil 1876 senesinde Medine-i Münevvere’de vefat etti.” Güçlü, Şeyh Şamil’in yiğitçe ve kahramanca mücadele ettikten sonra Ruslara esir düştüğünü ve Çar Aleksandr’ın kendisine son derece hürmet gösterdiğini ve 10 yıllık esaret hayatında kendisini kitaplara verdiğini belirtti. 1870’de hacca gitmek istediğini dile getirdi ve bir oğlunu rehin bırakarak önce İstanbul’a, sonra Mısır ve oradan da gemiyle Hicaz’a ulaştığını kaydeden Güçlü, burada hastalanan Şeyh Şamil’in vefat ettikten sonra çok kalabalık cemaat eşliğinde kılınan cenaze namazından sonra Cennetü’l-Baki kabristanına defnedildiğini ifade ederek sözlerine son verdi. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim