• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 12 °C
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!

'Kağan Hoca'dan rektör adaylarına tavsiyeler

M. Ali Elmacı

Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü seçimine iki gün var.

Neredeyse saatler...

Malum 3 tane aday var.

İlginç değil mi?

Yasal zemine oturması için bile 6 isim gerekiyor.

Neyse...

Bunlar ayrıntı...

Prosedürler bir şekilde halledilir.

Şu ana kadar 3 tane isim...

Prof. Dr. Mustafa Şahin...

Prof. Dr. Tahir Yüksek...

Prof. Dr. Ahmet Alkan...

Hayırlısı diyelim...

Şu ana kadar hiçbir yazımda isim üzerinden bir değerlendirme yapmadım, bu yazımda da yapmayacağım.

Yalnız...

Geçtiğimiz pazar bu konuyu bir önceki dönemde kendisi de rektör adayı olan Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut ile değerlendirme fırsatımız oldu.

Selçuk Üniversitesi neden önemli?

Şu anda Selçuk Üniversitesi'nin ivedi çözülmesi gereken sorunu nedir?

Rektör ve yönetimi nasıl olmalıdır? sorularının cevabını aradık.

Hepsini burada ayrıntılı olarak paylaşabilmek kolay değil elbette.

Lakin...

Öğrencilerinin ifadesiyle 'Kağan Hoca' "Konya neden önemliyse Selçuk Üniversitesi de o kadar ve onun için önemli" diyor.

Malum...

Mevlana'nın 742. Vuslat Yıldönümü etkinliklerinin kutlandığı bu günlerde Mevlana'nın öğretilerinin Konya'ya yüklediği misyon ve ağırlığının önemi Selçuk Üniversitesi'ni de kapsıyor.

Devam edelim...

"Selçuk'ta birincil sorun kadro bekleyen akademisyenlerin haklarının iade edilmesi..."

Rektör ve yönetimi nasıl olmalıdır? sorusunun cevabını ise Ahmet Kağan Karabulut şöyle açıklıyor:

"Her kim olursa olsun, bir üniversiteyi yönetmeye talip olan rektör adaylarının öncelikle yönetmeye talip olduklarının fikrini alması, onları kendi liderliğinde bir idarenin üniversite için en iyi ve doğru olduğuna ikna etmesi gerekmektedir. Maalesef günümüzde bu çark bazen tersten işlemekte, mevcut rektörlük seçim ve atama sürecindeki bazı aşamalardan dolayı, süreçte yer alan kurum, kuruluş ve kişiler, süreçten en çok etkilenenler ve etkileneceklerden çok daha ön plana geçebilmektedir. Kırk yılı aşkın geçmişi, bin yüz civarında öğretim üyesi olan, sayıları 90.000’e yaklaşan öğrencisi ile ülkemizin en büyük üniversitelerinden biri olan Selçuk Üniversitesi’nin, Rektör adaylarının da öğretim üyelerinin karşısına; akademik vaatleriyle, projeleriyle, tevazularıyla, idarecilik vasıflarıyla, saygınlıklarıyla, ahlaki değerleriyle, cesaret ve diğer nitelikleriyle, sırf "kendileri" olarak, "ben buyum, niteliklerim bunlardır, tecrübem şu şekildedir, hayalllerim şunlar, projelerim bunlardır, biz birlikte şu hedefe yürüyeceğiz" diyebilen bir tarzda çıkmalarının ve bu tarzda çıkanların desteklenmelerinin doğru olacağını düşünüyorum. Bırakalım bu sefer "ben buyum" diyebilenler bizi yönetsin. Unutmayalım ki ilkini söyleyenler en fazla iyi bir "idare-i maslahatçı", ikincisini söyleyebilenler ise iyi bir idareci, hatta "lider" olabilenlerdir.

Ve...

Adalet...

Tabi ki bütün bunlar birer tavsiye...

Her kim rektör olacaksa?

Sonuçta Selçuk Üniversitesi kazanacak.

Konya kazanacak.

Şimdiden hayırlı olsun...

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim