• BIST 109.330
  • Altın 155,835
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 8 °C
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...

Kadınlar neden erkeklerden çok yaşar?

Mustafa Yiğit

Kadınların ortalama  yaşam süresi erkeklerden daha fazla…

Bunun pek çok nedeni olduğu söylenir…

Bu konudaki ilk kanılardan biri erkeklerin ağır çalışma koşullarından dolayı erken ölmeleriydi. Madenlerde çalışan, toprağı ekip biçen erkek, vücuduna ekstra yükleniyor ve bunun etkilerini yıllar ilerledikçe görüyordu. Fakat sorun bu olsaydı artık erkeklerin ve kadınların benzer koşullarda çalıştığı bir dönemde aradaki farkın kapanıyor olması gerekirdi.

Oysa toplumda büyük değişimler yaşanmasına rağmen kadınlarla erkekler arasındaki ortalama ömür uzunluğu farkı aynı kaldı. Örneğin İsveç’te 1800’de yaş ortalaması kadınlar için 33, erkekler için 31 iken bugün sırasıyla 83,5 ve 79,5’tur. Yani her iki durumda da kadınlar erkeklerden yüzde 5 daha uzun yaşıyor.

Kadının doğurganlığıyla birlikte kendini yenilemesi, hücrelerini yenilemesi  de gerekçelerden biri.

Yine  kadının ağladığı gözyaşlarını akıttığı  ve derdini içine atmadığı için erkeklerden daha sağlıklı bir yaşam sürdüğüne dair bir söylence dolaşır durur…

Erkeklerin daha az yaşmasının hormonlarla ilgili olduğunu söyleyenler de var. BBC’nin araştırmasına göre erkeklere ses, fazla kıl ve kellik gibi diğer özelliklerini de veren testosteron hormonu uzun yaşamla doğrudan ilgili. Koreli bilim adamı Han-Nam Park 19. yüzyılda saray hayatını incelerken, normal erkeklerin 50 yaşına kadar yaşadığını, ergenlikten önce hadım edilen 81 kişinin ortalama yaşının ise 70 olduğunu görmüş. Krallar bile onlardan daha erken ölüyormuş.

Hadım edilmiş başka erkekler incelendiğinde bu kadar bariz bir fark görülmemiş olsa da, genel olarak testisleri alınmış insanların daha uzun yaşadığına inanılıyor.

Londra’daki UCL Üniversitesi’nden David Gem ise ergenlik sona erdiğinde erkeklerin artık görebilecekleri hasarı görmüş olduklarına inanıyor.

ABD’de 20 yüzyılda akıl hastanesinde yatan erkeklerin bazıları zorunlu kısırlaştırmaya tabi tutuluyordu. Bu erkeklere 15 yaşından önce bu işlem yapılmış ise diğer tutuklulardan daha fazla yaşadıkları görülmüş.

Bu konunun uzmanları erkek ve kadın arasındaki bu yaşam farkının  her yıl her ülkede korunduğunu ve insan biyolojisinde en istikrarlı eğilimin bu olduğunu belirtiyor.

Ancak beni en çok ikna eden bu günlerde sosyal medyada dolaşan ve kadının neden daha çok yaşadığına dair ironik bir anlatım oldu.  Bu alıntıyı aynen paylaşıyorum:

“Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.  Annem, 'Geç oldu,' dedi, 'zaten yorgunum, ben yatıyorum.' Annem kalktı, mutfağa gitti.  Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı.  Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu. Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.  Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu. Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.  Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.  Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.  Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı.  Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü.  Tırnaklarına baktı, törpüledi.  İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş miydin' diye seslenen babama 'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu.  Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.  Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş diyerek, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.  Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi.  Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.  6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.  Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.  İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı. Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz? Biz kadınlar işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz!”

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim