• BIST 75.727
  • Altın 129,878
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Konya -4 °C
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın KHK'sını onayladı
  • CHP'den FETÖ'ye ihale himmeti
  • İsviçre'de Can Dündar'ın katıldığı panelde arbede
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın KHK'sını onayladı
  • CHP'den FETÖ'ye ihale himmeti
  • İsviçre'de Can Dündar'ın katıldığı panelde arbede

Kadınlar Gününe özel

Ufuk Karadavut

Günler kavramını pek sevmem. Çünkü gün dediğinizde aslında sevdiklerinize bir sınırlama getirdiğinizi düşünürüm. Bu nedenle de Milli ve Dini bayram günleri dışında diğer günler bana anlamsız geliyor. Anneler gününde bir gazetemizde anneler günü için karikatür yayınlanmıştı. Karikatürde evladı Annesine “ihtiyar bana bir su getir” diye sesleniyor. Anne “ne ihtiyarı yavrum, biraz önce annecim diyordun!” “Ne annesi be moruk. Anneler günü biteli iki dakika oluyor” şeklinde cevap veriyordu. İşte ne zaman bir “gün” kutlansa bu karikatür aklıma gelir.

Kadınlar günü çeşitli etkinlikler ile geçti. Kadınlar günü de bana göre bu günlerden birisi. Nedeni ise şu; yıllardır kadınlar günü kutlanır. Bu günlerde birileri çıkar konuşur. Siyasi şovlar yaparlar. Kadının öneminden bahsedilir. Şu olur bu olur. Ertesi gün ise hiçbir şey değişmemiş gibi her şey aynı şekilde devam eder. Dünde bunun gibi oldu zaten. Birileri kadınlar için program yaptı. Konuşmalar yapıldı. Eğlence programları düzenlendi. Bu programlara katılması için “seçilen” kadınlar oralara çağrıldı. Ama bugün ne değişti? Size söyleyeyim. - Hiç.

Ama haklarını inkar etmeyelim. Bu sene biraz farklı olacak gibi. Çünkü Kadına şiddet yasa tasarısının Bakanlar Kurulu’nda kabul edilerek TBMM’ye sunulmasına karar verildi. Yasa konusunda söylenecek bir kaç lafım var. Hazırlanan yasada “töre cinayetlerine” yer verilmesi oldukça olumlu olmuş. Uygulayacaklarını sanmıyorum. Çünkü töre cinayetlerinin kaynağı Doğu Anadolu’nun bir kısmı ile Güneydoğu Anadolu bölgesi. Burada yapacağınız hemen her uygulama tersine tepecektir. Çünkü orada yerleşmiş veya yerleştirilmiş bir ön yargı var. Yapılan iş oradakilerin işine gelmezse “Biz Kürt olduğumuz için bunlar yapılıyor”, eğer iyi şeyler yapılırsa “devlet bunları yapmak zorunda” şeklinde ifade etmektedirler. Bu nedenle töre cinayetleri konusunda devlet yasa da çıkarsa yapacak fazla bir şeyinin olduğunu düşünmüyorum. Ama inşallah yanılırım...

Bir diğer olumlu olarak kabul edilebilecek düzenleme ise koruma kararının savcıya gerek kalınmadan o bölgenin mülki amiri tarafından alınabilmesi sağlanacak. Yani ilde iseniz vali, ilçede iseniz kaymakam sizin korunmanızı isteyebilir. İlk bakışta iyi gibi ancak, sorun korunacak bireylerin seçimi nasıl yapılacak. Korunması istenen bireylerin hangi şartları taşıması istenecek. Ya da her koruma isteyene koruma sağlanacak mı?. Bu ve benzeri soruların cevapları ise açık değil. İster şart koşun, ister herkesi koruyun yine de istenen sonucun alınacağına inanmamakla birlikte iyi olmasını temenni ediyorum.

Bir diğer yenilikte “panik kolyesi” olarak ifade edilen bir tür elektronik haber kaynağını mağdur olduklarını söyleyen kişilere takmaları için verecek. Aslında bu daha önce “elektronik kelepçe” olarak dilimize girmişti. Ama bunun adı değiştirilerek daha sempatik hale getirilmiştir. Bu kolyenin sayesinde şiddet uygulayan kişiler, telefonla dinleme de dahil, teknik takibe alınabilecekler. Mağdur olanlar da bu kolye sayesinde en acil şekilde yardım alabilecekler.

Mağdurlar her gün ve sürekli olarak izleneceklermiş. Bunun daha iyi yolu bulunsa iyi olabilir. Çünkü sürekli olarak izlenen insanların bir anlamda özel hayatları kalmayacak. Eş baskısının ötesinde izlenme duygusu mağdur olanların mağduriyetlerini artırabileceği gibi farklı sorunları da beraberinde getirebilecektir. Söyle bir düşünün 7 gün 24 saat birileri sizleri izleyecek. Aldığınız nefesi bile not edecekler. Ne hissedersiniz. Empati yapın ve değerlendirin. Sonuçta pek de iyi bir şey olmadığını anlayacaksınız.

Yasa ile ilgili hazırlıklar yapılırken sivil toplum kuruluşlarından görüş alındığı ifade ediliyor. Ancak bu sivil toplum kuruluşları kimlerdir. Açıklanmamış. Ama saydığımız şekilde oldukça ciddi soru ve sorunların olduğu ve olacağı şimdiden görülüyor.

Devam edeceğiz...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim