• BIST 73.476
  • Altın 593,25
  • Dolar 2,1290
  • Euro 2,9425
  • Konya 17 °C

Kadın Allah’ın emaneti!

Ali Akpınar

Peygamberimiz, yirmi üç yıllık Nübüvvet mesajlarını özetlediği, özelde yüz binden fazla insan seline, genelde ise tüm insanlığa irad ettiği Veda Hutbesinde, kadınları, Allah’ın emanetleri olarak nitelemiş ve onları bu şekilde ümmetine emanet etmiştir.

Ey insanlar!

Kadınların haklarınızı korumanızı ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim.

Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız.

Onların iffet ve namuslarını Allah adına söz vererek helal edindiniz.

Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır….

Allah’ın emaneti… Herhangi bir kimsenin değil de O’nun emaneti… Kadınlar, sizin asla mallarınız değildir, onlar emanettir sizlerin yanında, hem de Yüce Allah’ın emaneti. Şimdi bu gerçeği göz önünde bulunduran bir erkek, kendisine emanet edilen bu Allah emaneti kadına nasıl bakacaktır. Bu gerçeğin farkında olan bir mümin erkek, Allah’ın emaneti olan kadına sövüp hakaret edebilir mi, ona el kaldırıp dövebilir mi, onu kapı dışarı koyabilir mi, sokak ortasında saçından sürüyerek onu dövebilir mi, ona kurşunlar yağdırabilir mi, onu bıçakla delik deşik edebilir mi, onun haklarını gasp ederek mehir ve miras haklarından onu men edebilir mi??

Kadınlar, aile ve çocuklarla ilgili pek çok hükmü ihtiva eden ve kadınlar anlamına gelen Nisa suresi şu ayetle başlar:

Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize hürmetsizlikten sakının.

Surenin ikinci ayetinde ise yetim haklarından bahsedilerek şöyle buyrulur:

Yetimlere mallarını verin…

Üçüncü ayette yetim kızlar ve diğer kadınlarla evlilik konusuna temas edilir. Ardından dördüncü ayet şöyle devam eder:

Kadınlara mehirlerini cömertçe verin, eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.

Bu ayetin ardından yeniden yetim hakları ile ilgili hükümler gelmeye devam eder.

Şimdi tam burada şu soruya cevap aramamız gerekmektedir: Niçin yetim haklarının anlatıldığı ayetlerin içerisinde kadınların haklarından bahsedilmiştir?

Cevap hem net hem de düşündürücüdür:

Yetim, anne babadan mahrum kalmış, maddî ve manevî ilgi ve bakıma muhtaç olan kimsedir. Kadın da yıllardır alıştığı anne babasının evini terk edip yeni bir eve ve yeni bir hayata geldiği için tıpkı yetim konumundadır. Dolayısıyla kadının gelin geldiği yeni evin sahipleri ona, bir yetim çocuk gibi ilgi göstermeli, ona göre muamelede bulunmalıdır.

Peki, şimdi tekrar soralım:

Allah’ın emaneti olarak ve Allah adına kadınları alanlar, onlara karşı bu sorumluluklarını layığı ile yerine getiriyorlar mı? Şu gerçeği yüksek sesle bir kere daha haykıralım ki insanlık, İslam’ın ölçülerini doğru bir şekilde anlayıp gereklerini yerine getirdiği zaman her hak sahibi hakkına kavuşacak ve herkes huzura erecektir. Aksi takdirde ezenler ve ezilenler, sömüren ve sömürülenler, inleyenler ve inletenler olmaya devam edecektir!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim