• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Kaderin Bir Cilvesi

Doç. Dr. Hakan Salim Çağlayan

 

Sene 1987, günlerden 24 Mayıs. O zamanki ismiyle Türkiye 2. Futbol Ligi’nde sezonun son maçı. Bir ömrünü futbolun peşinde tüketen nadir insanlardan biri olan, Konya’nın ve Konyaspor’un tanıdığı isimle Baba Köse yani rahmetli babamın, elimden tutup beni ilk maçımı izlemeye götürdüğü yıl. 8 yaşımda yeşil-beyaz renklere bürünmüş Konya Atatürk Stadyumu ve 1. Lig aşkıyla yanıp kavrulan büyük Konyaspor taraftarıyla ilk buluşmam. Eminim bu yıllarda yaşayıpta Konyaspor-Tarsus İdman Yurdu maçını hatırlamayan yoktur. Kesilen fileler, sahaya bırakılan tavuklar vb. nedenlerden dolayı toplam 150 dakika süren efsane bir maç. Konyaspor, Tarsus İdman Yurdunu 5-0 yenmiş olmasına rağmen gol averajıyla şampiyonluğu Sakaryaspor’a kaptırıyor. Bu maç başlı başına bir roman konusu. Hatta futbola dair yazılan birkaç kitapta bu maçtan anekdotlar mevcut. Sakaryaspor’un şampiyonluğunda ise o sezon 14 gol atan ve şimdi Torku Konyaspor’u başarıdan başarıya koşturan değerli teknik adam Aykut Kocaman’ın katkıları çok büyük. Benim talihsizliğim ise ilk izlediğim maçın bu denli önem arz eden ve şehir adına derin izler bırakan bir müsabakaya denk gelmiş olması.

Fakat 1 sene sonra yine rahmetli babamın elimden tutup götürdüğü 8 Mayıs 1988 tarihinde oynanan ve Konyaspor’un Muğlaspor’u 1-0 yendiği Türkiye 2. Futbol Ligi müsabakası sonrası, bir sene önce aynı statta yaşadığım hüzün, yerini bu sefer büyük bir mutluluğa bırakmıştı. Konyaspor özlediği, beklediği şampiyonluğa sezonun bitimine 3 hafta kala ulaşmayı başarmıştı. Maç sonunda ben dahil tüm taraftarlar Konya Atatürk Stadyumu’nun çimleri üzerinde büyük bir coşkuyla şampiyonluğu kutluyorduk. Başta değerli teknik adam Özkan Sümer olmak üzere tüm futbolcular omuzlara alınmış stat içerisinde şampiyonluk turu atılıyordu. Yaklaşık 28 yıl önce yaşadığım bu hatıralar hala dün gibi aklımda.

Ve geçen 28 yıl boyunca toplam 15 sezon Spor Toto Süper Lig’de mücadele etme başarısı gösteren Torku Konyaspor’un karnesine göz attığımızda önümüze şöyle bir tablo çıkıyor:

  1. 1988-1989 sezonu 46 puanla 8. Sıra;
  2. 1989-1990 sezonu 46 puanla 7. Sıra,
  3. 1990-1991 sezonu 34 puanla 12. Sıra;
  4. 1991-1992 sezonu 32 puanla 12. Sıra,
  5. 1992-1993 sezonu 16 puanla 16. Sıra (küme düştü),
  6. 2003-2004 sezonu 44 puanla 11. Sıra;
  7. 2004-2005 sezonu 45 puanla 8. Sıra;
  8. 2005-2006 sezonu 46 puanla 7. Sıra;
  9. 2006-2007 sezonu 45 puanla 9. Sıra; 
  10. 2007-2008 sezonu 36 puanla 14. Sıra;
  11. 2008-2009 sezonu 38 puanla 16. Sıra (küme düştü),
  12. 2010-2011 sezonu 24 puanla 17. Sıra (küme düştü),
  13. 2013-2014 sezonu 42 puanla 11. Sıra;
  14. 2014-2015 sezonu 46 puanla 8. Sıra;
  15. 2015-2016 sezonu 40 puanla 3. Sıra (sezonun 23. Haftası ve bitime 11 hafta var)

Tarihinde ilk kez 1987-1988 sezonunda şampiyon olarak o zamanki ismiyle Türkiye 1. Futbol Ligi’ne merhaba diyen Konyaspor, geçtiğimiz 28 yıllık süreç içerisinde 3 kere küme düşmüş olmasına rağmen şu an geldiği noktayla gerçekten tarih yazıyor ve bizlerin göğsünü kabartmaya devam ediyor. Bu başarının arkasında payı olan futbolcusundan malzemecisine, tribün liderinden taraftarına, basın mensubundan Konyaspor sevgisi taşıyan herkese ve bu başarı trenine lokomotiflik yapan değerli teknik adam Aykut Kocaman’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bundan tam 29 yıl önce Sakaryaspor’un o sezon Aykut Kocaman’la kazandığı goller neticesinde averajla Konyaspor’un önünde yer alarak şampiyon olması ve 29 yıl sonra aynı değerli insanla Konyaspor’un tarihinde görülmemiş bir başarıyı yakalıyor olması kaderin bir cilvesi olsa gerek. 

Bu vesileyle çok arzu etmiş olmasına rağmen Torku Konyaspor’un yeni stadında maç izleme fırsatı bulamadan, 3 Kasım 2014 tarihinde aramızdan ayrılan ve neredeyse bir ömrünü Konyaspor’a adayan ve Konyaspor’un Baba Köse’si olarak tanınan ve bilinen babam Hüseyin Çağlayan’ı rahmetle ve minnetle anıyorum. İnşallah çok sevdiği ve bize de bu sevgisini aşıladığı Konyaspor’un Süper Lig’de şampiyonluk sevincini yaşayabilmek dileğiyle. Ruhun şad olsun babacığım.

 

Sevgi, saygı, muhabbetle…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim