• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Konya 15 °C
  • e-posta ile gelen büyük tuzak
  • ABD'li şirketler: Türkiye'ye güvenimiz tam...
  • "Bunun hesabı sorulacak..." FETÖ'cü emniyet müdüründen polislere tehdit!
  • e-posta ile gelen büyük tuzak
  • ABD'li şirketler: Türkiye'ye güvenimiz tam...
  • "Bunun hesabı sorulacak..." FETÖ'cü emniyet müdüründen polislere tehdit!

İTÜ’lü bilim insanlarına göre kıtalar bal gibi damlıyor

İTÜ’lü bilim insanlarına göre kıtalar bal gibi damlıyor
Bilim insanları, kıtaların yapısı ve Anadolu platosunun gelişimi konusunda önemli bir araştırma ortaya koydu- İTÜ, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü öğretim üyeleri Doç. Dr. Oğuz Hakan Göğüş ve Prof. Dr. Celal Şengör öncülüğünde, Toronto Üniversitesi’nden P

İSTANBUL (AA) - Türk bilim insanları, kıtaların yapısı ve Anadolu platosunun gelişimi konusunda önemli bir araştırma ortaya koydu.

İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) yapılan açıklamaya göre, dünyanın çok disiplinli bilim dergisi olan Nature Communications, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Celâl Şengör ve Doç. Dr. Oğuz Hakan Göğüş öncülüğünde Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Russell Pysklywec ve Erkan Gün'ün katkılarıyla hazırlanan makaleye yer verdi.

Makale, 4,3 milyar yıldan günümüze kadar var olduğu bilinen kıtaların fiziksel davranışı hakkında önemli ipuçları ortaya koydu. Sonuçlar aynı zamanda Anadolu platosunun yükselmesi ve volkanik faaliyetlerinin nasıl gelişmiş olabileceğini de açıklıyor.

- Kıtaların kökleri derine damlıyor

Açıklamada görüşlerine yer verilen, araştırmayı yürüten İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Hakan Göğüş, 5 yıldan fazladır üzerinde çalıştıkları proje sonuçlarının Türkiye ile sınırlı kalmayıp, dünya ölçeğinde de ses getirecek etkileri olması nedeniyle Nature Communications dergisi yayın kurulu üyeleri tarafından yayımlanmaya değer görüldüğüne dikkati çekti.

Açıklamada, Doç. Dr. Göğüş'ün şu ifadelerine yer verildi:

"Yüksek performanslı bilgisayarlarla fiziksel modelleme tekniğini uyguladık ve yeryuvarının yaklaşık 120 km’lik en üst katmanı taşküre’nin (litosfer) milyonlarca fiziksel yıllık davranışını anlamaya çalıştık. Ortaya çıkardığımız yüzlerce modeli çok disiplinli çalışmalardan elde edilen verilerle karşılaştırdık. Genelde kıtaları denizin üzerinde yüzen buz kütlesine benzetiriz. Aynı buz dağının altındaki görünmeyen kütlenin, kalınlaştıkça suyun üzerindeki kısmının da yüksek olabileceğini varsaydığımız gibi, yüksek dağların altında da derinlere doğru kalınlaşan bir kütle olduğunu kabul ederiz. Ancak elde ettiğimiz model sonuçları öyle gösteriyor ki kıtaların tabanları zamanla ısınıyor ve kırılmak yerine macun gibi derinlere (mantoya) doğru akmaya başlıyor. Yer içinin derinlerine bal gibi damlayan kıta parçası kopunca, yüzeyde geriye kalan hafif kısmı yukarı zıplatıyor."

- "Yeryüzü deniz seviyesinden hızla 1 km yükseğe çıkabilir"

Birkaç milyon yılda yeryüzünün deniz seviyesinden 1 km yükseğe kadar çıkabileceğini iddia eden Doç. Dr. Göğüş, yükselmenin yer bilimcilerin zaman ölçeğinde görece hızlı bir süreç olduğunu belirtti. Göğüş ayrıca, tespit edilen önemli bir hususun da kıta kabuğu tabanının erimesi sonucu yüzeyde volkanik patlamaların olabileceğini dile getirdi.

- Anadolu levhasının 10 milyon yıldaki değişimi

Doç. Dr. Göğüş, araştırma sonuçlarının ikinci ve önemli kısmının ise Türkiye’nin üzerinde bulunduğu Anadolu levhasının 10 milyon yıldan günümüze nasıl değiştiğini açıklayabilmesi olduğunu kaydetti. Dr. Göğüş, uygulanan modelin, süreçleri anlamaya son derece yardımcı olduğunu aktardı.

Göğüş, bulguların "Kökleri derine damlayan kıtalar" bilimsel hipotezinin Orta Anadolu platosunun; deniz seviyesinden bütünüyle en az 1 km yükselmesini, volkanlarının gelişimi (özellikle yakın dönemdeki Anadolu volkanları, Galatya ve Kapadokya) ve depremler yardımıyla elde edilen yer içine ait tomografik görüntülerinin nasıl geliştiğini açıklayabileceğini gösterdiğini belirtti.

- Kıtalar damlamaya devam ediyor

Doç. Dr. Göğüş, Anadolu coğrafyasının testi yapılan modeller için örnek teşkil etmesinin kendilerini bir hayli heyecanlandırdığı da belirterek, kıta (levha) hareketlerinin, depremlerin bu kadar aktif olduğu alanda sıkışma sonucu kıtaların tabanlarının kalınlaşarak damlamaya müsait hale gelmiş olabileceğini de ileri sürdü.

- Modeli 3 boyutlu hale getirmeyi hedefliyoruz

Doç. Dr. Göğüş, sonuçların bir hayli çarpıcı olduğunu ve yer bilimleri araştırmalarında yeni projelere öncülük edebileceğinin altını çizdi. Göğüş, bundan sonraki projelerinin ise öne sürülen modeli tamamıyla üç boyutlu hale getirerek daha yüksek çözünürlüklü sonuçlar elde etmek istediklerini, ayrıca bahsedilen hipotezin Orta Anadolu'da çok yakın geçmişte var olduğu bilinen volkanlarının (- 9000 yıl önce) ve deprem faaliyetlerinin de gelişimiyle de karşılaştıracaklarını dile getirdi.





AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim