• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Konya -4 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

İşte o önemli maddeler

Ufuk Karadavut

Hemen her anaysa değişikliği olduğunda bazı köşe yazarları ve uluslararası kurum ve kuruluşlardan maaş alan kalemler anayasanın tümünün değişmesi gerektiğini belirtirler. Hatta anayasanın ilk üç maddesi değişmediği sürece yapılacak değişikliklerin bir anlamının olmayacağı ifade edilir. Bu aslında tamamen yanlı ve yönlendirmeci bir yaklaşımdır. Bunu onlarda çok iyi bilirler. Ama isteklerinin çok masum bir istekmişçesine davranırlar. Yapılan her işi ve söylenen her sözü ise şu “demokrasi” ve “insan hakları” gibi süslü sözcüklerle süslemeyi de ihmal etmezler. Bu onların sığındıkları en büyük limandır. Bilindiği gibi 1980 yılında yapılan darbeden sonra yapılan 1982 anayasası günümüze kadar çok sayıda değişikliğe maruz kaldı. Yapılan her değişiklikten önce bunun demokrasi için ve daha güzel bir Türkiye yaratmak için olduğu ifade edildi. Ama yapılan hemen her değişiklikte yeni sorunları beraberinde getirdi. Bu hukukçular tarafında sıklıkla dile getirildi. Ne yapılırsa yapılsın istenilen olmadı. Şimdi 26 maddelik yeni bir değişiklik var. Bu maddeler ve içerikleri konusunda ileride daha ayrıntılı değerlendirmeler yapacağız. Ama burada söylemek istediğim; bu değişiklikler yapılırken bazı köşelerden yine aynı sesler yükseliyor. Türkiye darbe anayasası ile yönetilemez. Demokrasinin gelişmesi için anayasanın değişmesi gerek ya da Avrupa standartlarında bir yaşam içim anayasa değişmelidir. Aslında gelişmiş ülkelerin konu Müslüman ve hele de Türk olduğunda nasıl davrandıklarını söylemeye gerek yok. Onlar Müslümanları ve özellikle de Müslüman Türkleri insan olarak görmediklerinden davranışları da farklı oluyor. Bu bilindiği halde halen daha Avrupa standartlarında anayasa deniliyor. Onlara şunu sormak isterim; Avrupa standartlarında anayasa yaparak ülkedeki Müslüman Türkleri insan olmaktan çıkaracak mıyız? Çünkü onlarda öyle…

1982 yılında hazırlatılan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası darbeden sonra hazırlatılmıştır. Bu doğrudur. Ancak gözden kaçan ya da kaçırılan bir konu var. O da bu anayasayı hazırlayanlar askerler değildi. Üniversitelerden akademisyenler bir araya geldi ve bu anayasayı hazırladılar. Diğer bir deyişle askerler oturup bu anayasayı hazırlamadı. Sayın Hikmet Bila’nın deyişiyle “Şimdi sanılıyor ki, anayasanın bu hükümleri, bir iktidar partisinin ya da iktidar partisinin peşine takılmış bir muhalefet partisinin Meclis'ten apar topar çıkardıkları yasalarla yazıldı. Sanılıyor ki, şu beş-on cümle içinde özetlenen hükümler, üç-beş tane hukukçu ya da kendini hukukçu sanan profesörün Abant'ta ya da Kızılcahamam'da kampa girerek yazdıkları ısmarlama maddeler”. Özellikle bu ilk üç madde yüzlerce yıllık Türk toplumunun birikiminin maddeleridir. Yaşanmışlıkların özetidir. Bu maddeler bu milletin tutsaklığa karşı, sömürgeciliğe karşı, emperyalizme karşı isyanını yatıyor. Bu maddeler bu milletin İslam’ın bayraktarlığını yapmak için yaşadığı var olma mücadelesini yansıtıyor. İnsanca yaşamak için akıtılan kanlar ile yazılan maddelerdir bunlar. Türk olmayan ya da Türklükle sıkıntısı olan dönme devşirme takımını elbette rahatsız olur.

Anayasa değişikliğinde ne yapılırsa yapılsın temel konu ilk üç maddede kilitleniyor. Böyle giderse muhtemelen bu değişir. Kimi görsem soruyorum; “Anayasanın ilk üç maddesini biliyor musunuz” diye. Ama sorduğu yüzlerce kişi arasında bu maddeleri bilenimiz yok. Bu maddeleri bilmekte fayda var. Hayatımızı ve geleceğimizi etkileyecek olan bu maddeler neyi ifade ediyor.

Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ayyıldızlı al bayraktır. Milli marşı 'İstiklal Marşı'dır.

Başkenti Ankara'dır.

Madde 4- Anayasanın 1'inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim