• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Konya 19 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

İstanbul'u Okumakİstanbul'u Okumak

Ali Akpınar
İstanbul'u okumak, onu İstanbul yapan değerleri okumaktır. İstanbul, ansiklopedi gibi bir şehir, çok yönlü, zengin manevî ve maddî birikimleri olan bir şehri okumak öyle birkaç haftaya, hatta birkaç seneye sığacak bir şey değil.Geçen hafta İstanbul'un temel dinamiklerinden bir gönül kahramanının çeşitli yönleriyle ele alındığı/gündeme taşındığı bir sempozyumdaydık. Uluslararası Aziz Mahmud Hüdâyî Sempozyumu. Üsküdar Belediyesi ve A. M. Hüdâyî Vakfı işbirliği ile hazırlanan mükemmel bir organizasyondu bu sempozyum. Tasavvuf, Edebiyat, Tarih, Sanat başta olmak üzere pek çok disiplinin birikimlerini paylaştığı dolu dolu üç günlük bir toplantı.Hüdâyî Hazretleri, sekiz padişahın devrini görmüş, onları irşad etmiş asırlık bir ömrün sahibi bir zat. Kadîlıktan, Mürşidliğe terfi etmiş, tabandan tavana herkese ulaşıp onları aydınlatmış zengin bir gönül ve birikime sahip bir hazret. Asrının olduğu kadar, bıraktığı eserlerle zamanların mürşidi olmaya devam eden bir otorite. Devrinde yaşadığı padişahlardan bir kısmına hükmedercesine emirler veren yüce kişiliği; hükümdarların gazabına uğrayan devlet büyükleri için bir barınak, O'na inananlar için manevî bir sığınak olmuştur. Hüdâî'nin sekiz padişahla ilişkileri olmuş, ama onlara asla minnet etmemiştir. O, bu duruşunu kendisi şöyle ifade eder: Sanma sen bizi Süleyman ü Selim'in kuluyuz/ Hâlik-ı âlem olan Rabbi-i Kerîm'in kuluyuz. Özellikle manevî çıkmazların içerisinde olan günümüz insanının ilim, irfan, dirayet ve fedakarlık abidesi çok yönlü büyük değerlere ihtiyacı var. Onları tanımaya, onların yolunda olmaya, onları hayata taşımaya ihtiyacı var. Tasavvufun önemini anlayabilmek için Anadolunun İslamlaşması ve Türkleşmesine Alperenlerin katkısını hatırlayıvermek yeterlidir. Süleymaniye kütüphanesinde bulunan 130 bin cilt kitabın % 70 i tasavvufçularca yazıldığı düşünülürse, tasavvufun hayatımızdaki yeri ve önemi daha iyi anlaşılır. Kur'ân-ı Kerîm hakkında, Derddir âşıkın işi/Yokdur gayri teşvîşi-Kur'ân'ı bilen kişi/Furkânı bilmek gerek; Fikrinden dünya gitmez mi/Hak kelâmın işitmez mi- Ölenler ibret yetmez mi/Nic'olur halin ey gâfil; Hükm-ü Kur'ân'la âmil olmak aceb saadettir/ Hubb-i dilden zâil olmak aceb şekâvettir diyen Hüdâyî, insanları Kur'ân ve Sünnet doğrultusunda bir hayata çağırmıştır hep. Mekke toprağına bitişik bir toprak parçası olduğundan ve Mekke ile kardeş şehir ilan edildiğinden bir adı da Harem olan Üsküdar'da attığı ilim ve irfan temeli, tüm İstanbul, Anadolu, Balkanlar ve diğer pek çok beldenin manevî gıdalarla beslenmesine büyük katkı sağlamıştır. O, kendi hayatında yetiştirip çeşitli yerlere irşad için görevlendirdiği 60 kadar halifesiyle, hayatında kendini çoğaltmasını bilen bir otorite olmuştur.Hüdâyî, Kim umar senden vefayı, Yalan dünya değil misin?/ Muhammedü'l-Mustafa’yı alan dünya değil misin; Buyruğun tut Rahman'ın, Tevhide gel tevhide, Tazelensin imanın, Tevhide gel tevhide; Alan Sensin veren Sensin kılan Sen, Ne verdinse odur dahî nemiz var/ Hakikat üzre anlayıp bilen Sen, Ne verdinse odur dahî nemiz var; Diller acep hayran olur, Esrar-ı Zikrullah ile/ Yollar beğim âsan olur, Âsar-ı zikrullah ile; Neyleyeyim dünyayı, Bana Allah'ım gerek/ Gerekmez mâsivâyı, Bana Allah'ım gerek/ Beyhude hevayı ko, Hakkı bula gör ya Hû/ Hüdâyî'nin sözü bu, Bana Allah'ım gerek meşhur dizeleriyle bir Yunus gibi bizleri aydınlatmaya, uyarmaya, gıdalandırmaya devam etmektedir.Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Bu gibi değerleri sadece anmak yetmez, bunların güzelliklerini hayata taşımak gerek.Arapça ve Türkçe yirmi beş eseri bulunan ve bir gönül dostu olan Azîz Mahmûd Hüdâyî, asırlar önce açtığı çığırla, yazdığı eserlerle ve söylediği şiirleriyle Kur'ân ve Sünnet doğrultusunda insanları aydınlatmaya, bilgi, birikim ve hikmetlerini onlarla paylaşmaya bugün de devam etmektedir.Maneviyattan yoksun gedâyı, Hüdâyî yoluyla, Cenab-ı Hüdâ'ya eriştiren Hüdâyî Hazretlerine selam olsun. Onu bir kez daha gündeme taşıma uğruna çalışıp emeği geçen herkese gönül dolusu teşekkür, takdir ve tebrikler.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim