• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Konya 0 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

İşsizlikteki tehlike çanları–2

Ufuk Karadavut

İşsizlik sorunu hemen her gün artarken çözümüne yönelik çalışmaların yetersizliği çözümü her geçen gün güçleştirmektedir. "Türkiye'nin Sıkışan Kentleri" raporuna göre; Tekstil ve turizm sektörünün önde gelen illerinden olan Aydın, Denizli ve Muğla illerinde son yıllarda istihdamın artması beklenirken maalesef mevcut istihdamın ciddi oranda azaldığı gözlenmiştir. Adı geçen bu üç ilde, 2004 yılında 945 bin kişiye istihdam sağlarken, 2008'in sonunda bu rakam 897 bin kişiye indi. Bu verilere 2009 verileri dâhil edilmemiştir. Ekonomik kriz nedeniyle bu rakamın bir miktar daha büyüdüğü tahmin edilmektedir. Bu durumda son 5 yılda yeni istihdam alanı hazırlanmasını bırakın mevcutların %10 civarında azaldığı görülmektedir. Bu şehirlerde, 2004 yılında 1 milyon 24 bin kişi olan işgücü ise 2008 yılında 1 milyon 5 bin kişiye geriledi. İşgücü gerileyince de 2004 yılında bu üç ilde yüzde 7,7 olan işsizlik oranı, yüzde 10,8’e, 78 bin olan işsiz sayısı da 108 bine yükseldi.


Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde de işgücü azaldı. GAP bölgesinde yer alan Şanlıurfa ve Diyarbakır'da 550 bin olan işgücü 540 bine, 485 bin olan istihdam da 464 bin kişiye düştü. Bu gelişme, yüzde 11,8 olan işsizlik oranını yüzde 14,1'e yükseltirken, 65 bin olan resmi işsiz rakamı da 76 bine ulaştı. Güneydoğu'nun diğer illerinden Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt'te de benzer gelişmeler meydana geldi. Dört ilde, 2004 yılında 364 bin olan işgücü, 45 bin kişi azalarak 319 bine, 341 bin olan istihdam ise 77 bin kişi gerileyerek 264 bine indi. Bu durum, yüzde 6,1 olan işsizlik oranını yüzde 17,4'e yükseltti.


Rapora göre Doğu Anadolu Bölgesi'nin "talihsiz kentleri" ise Erzurum, Erzincan ve Bayburt oldu. Söz konusu üç ilin 408 bin kişilik işgücü, beş yılda 40 bin kişi azalarak 368 bine indi, ancak, istihdam edilenlerin oranı da 48 bin kişi azalınca işgücündeki azalma işsiz sayısını düşürmeye yetmedi. Böylece, Erzurum, Erzincan ve Bayburt'un 15 bin kişilik "işsizler ordusu", 23 bin kişiye, işsizlik oranı da yüzde 3,6'dan yüzde 6,3'e ulaşmış oldu. Karadeniz ve Orta Anadolu Bölgesi'nin "sıkıntılı" şehirleri ise Samsun, Tokat, Çorum ve Amasya oldu. Dört ilde işgücü 1 milyon 110 binden 1 milyon 89 bine, istihdam ise 1 milyon 41 binden 1 milyon 8 bine düşünce, işsizlik oranı yüzde 6,2'den yüzde 7,4'e yükseldi. Daha önce 69 bin işsizi barındıran bu dört kentte işsiz sayısı 81 bin kişiye yükselmiş oldu. Trakya'da ise 550 bin kişilik iş gücüne sahip Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli, 5 yılda bu rakamı 613 bine yükseltti. Ancak söz konusu iller, 544 bin kişiye istihdam yaratabildiği için, işsizlik oranı yüzde 6,6'dan Türkiye ortalamasının üzerine çıkarak yüzde 11,2'ye, işsiz sayısı da 37 binden 69 bin kişiye yükseldi.


Görüldüğü gibi işsizlik sorunu artık yalnızca bazı bölgeleri değil Türkiye’nin bütün illerini ve bütün bölgelerini etkilemektedir. Daha önceleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu için yapılan işsizlik söylemlerinin artık bir anlamı kalmadı. Çünkü işsizlik ülkenin tamamını etkisi altına aldı ve kronikleşme eğilimi göstermeye başlamıştır. Bu sorun kronikleşirse artık yapılacak veya ortaya konulacak çözüm çalışmalarının başarı şansı da o derce azalacaktır. Özelikle ülke genelinde 20 ilde son yıllarda ciddi oranda işgücü kaybı yaşanıyor.

Bunun görülmesi gerekiyor. İstihdam geriliyor. Buna karşılık ise işsizlik hızla artıyor. Bu olası siyasi rant haline dönüştürmeden ülkenin ciddi bir sorunu olarak ele alıp çözümüne yönelik çalışmaların bir an önce başlatılması gerekmektedir. Aksi takdirde ülke içinde gelişebilecek her türlü olumsuzluğu baştan kabul etmiş oluruz. İşsizlik ordusuna katılan her kişi ülke geleceği için potansiyel bir tehlikedir. Çünkü işsiz olan kişi huzursuzdur. Güvensizdir. Bu yapıda kişilerin çoğalması ülke içindeki huzursuzluğu ve güveni yok eder. Bu ise tam bir karmaşa ortamının oluşmasına neden olur. Ülke yöneticilerinin ülkeye bir fayda getirmeyeceği bilinen bazı siyasi kavgaları bırakıp kronikleşemeye yüz tutan işsizliğe eğilmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde bugün 20 ilde görülen tehlike çanları yarın il sayısını artıracaktır. 
 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim