• BIST 83.456
  • Altın 147,099
  • Dolar 3,7651
  • Euro 4,0462
  • Konya -5 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

İşsizlik Rakamları ve Konya

Ufuk Karadavut

Son günlerde açıklanan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre ülkemizdeki işsizlik oranı ciddi oranda artış göstermiş. Bunu iyiye mi yoralım kötüye mi bilmiyorum ama bu konudaki yorumlar farklı. İktidar her şeyin yolunda olduğunu ve olayın abartılmaması gerektiğini ifade ederken muhalefet işin vahim sonuçlar doğurmadan tedbirlerin alınması gerektiğini vurguluyorlar. İşsizlik oranı 2001 yılında yüzde 5,5 seviyesindeydi. Son yedi yıl içerisinde ise ortalama büyüme hızı yüzde 7 olmasına rağmen, işsizlik oranı yüzde 9-11 aralığında değişim gösterdi. TÜİK İşsizlik oranını kentlerde yüzde 14.2, kırsal kesimde yüzde 9.3 olarak belirlemiş. Büyümenin vermiş olduğu etkiden olsa gerek bunu kimse hissetmedi ve hissetmek istemedi. Ama sonunda acı gerçekle yüzleşmek zorunda kaldık. Büyüme verilerinde de ciddi düşmeler görülüyor. Uzmanlar, yüzde 4,5'in altındaki büyümenin bu riski ortadan kaldırmayacağı görüşünde birleşiyor. İstihdama yönelik özel tedbir alınmazsa Türkiye uzun yıllar taşıyacağı bir işsizlik ve bu sorunun beraberinde getireceği sorunlarla baş etmek zorunda kalacağını belirtiyorlar.

            Büyüme ve istihdam’da imalat sanayinin önemli bir yeri vardır. Son yıllara baktığımızda özellikle imalat sanayinde 2002 yılından sonra büyüme oranlarındaki hissedilir artış, istihdam oranının da artmasına neden oldu. Ancak, imalat sanayi 2003'te yüzde 8,4, 2004'te yüzde 11,9, 2005'te yüzde 8,2, 2006'da yüzde 8,4 büyüdü. 2007'de ise bir miktar yavaşlamasına rağmen, artmaya devam etti ve yüzde 5,6'ya geriledi. 2008 yılının ilk 9 aylık rakamlara göre imalat sanayindeki büyüme hızı ancak yüzde 3,2 oldu ve daha vahimi ise yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1,1 oranında bir küçülme yaşanmasıydı. Bu küçülmenin şu ya da bu sebepleri var. Ama asıl önemli olan büyümenin üretimden değilde tüketimden kaynaklanmış olmasıydı. Bu konu ya kimse dikkat etmedi. Üretim olmazsa hiçbir şey olmaz. Bu nedenle atalarımızın ‘Taşıma su ile değirmen dönmez’ sözünü hatırlatmak isteriz. Dışarıdan sürekli olarak ithal edilen malları aslında kendi geleceğimizi harcayarak alıyoruz. Ama bunun farkına varamıyoruz. Geleceğimiz ipotek altına alınıyor. Daha iyisi ve daha yenisi derken sürekli borçlanıyor ve sürekli kendi kendimizi sıkıntıların içine atıyoruz. İşin içinden çıkılmaz bir noktaya gelince de istenmeyen olayların olması kaçınılmaz oluyor.

Gazetelerde okuyor ya da televizyonlarda dinliyorsunuzdur. Hemen her gün bir işsiz ya da borçlu hayatını kaybediyor. Bütün bunları göz ardı edemeyiz. Sosyal olaylarda durağanlık yoktur. Toplum içinde olanlara karşı duyarsız kalırsak “bumerang” gibi olaylar döner dolaşır ve bizi bulur. Bulduğu zamanda altından kalmak daha zor olacaktır. İşsizlik rakamlarının artışı bizi rahatsız etmeli. Eğer etmiyorsa emin olun uzak olmayan bir gelecekte bizi şimdikinden daha ciddi olarak rahatsız edecek ve canımızı acıtacaktır. Bu nedenle çevremizde olan olaylara daha duyarlı ve dikkatli olmak gerekiyor.

Ekonomistler 2009 yılı içerisinde ekonomide yüzde 1-2 oranında küçülme bekliyorlar. Büyümedeki bu azalma artış eğilimindeki işsizlik oranını da olumsuz etkileyecek ve muhtemelen daha da artıracaktır. İşsizlik konusunda %15 eşik değer olarak kabul edilir. Bu eşik değer aşıldığında toplumsal anlamda huzursuzluklar, sosyal çöküntüler ve önlenemeyen asayiş sorunları ile karşılaşılabilir. Düşünün, her beş kişiden birinin işsiz olduğu bir toplumda huzur ve mutluluktan bahsedebilir misiniz? Elbette hayır. Çünkü onlardan çok siz etkileneceksiniz. Ekonomik büyümen %5’in altına inmemesi gerekiyor. Bu rakamın altındaki büyüme işsizliği de büyütür. 

            Gelelim Konya’nın durumuna. Konya Organize Sanayi Bölgesini gezdiğimizde esnafların ciddi anlamda huzursuz olduklarını gördük. Kiralık yer bulunmayan sitelerde artık kiralık ilanları çoğalmış. Yüksek kira isteyenler kalmamış. Çünkü dükkânları kiralamak isteyen yok. İşsizlik rakamları ise %17 olarak Türkiye ortalamasının neredeyse %50 üzerinde olduğu ifade ediliyor. Kim ne derse desin Türkiye ekonomik krize derinden yaşamaya başladı. Dahası geriden geleceğe benziyor. Üretim yapan tesislerimizde üretim yapılamaz oldu. Konya sanayisi şimdiye kadar yaptığı birikimleri tüketmekle meşgul oluyor. Bu bikrimler tükendikten sonra ne yapacakları ise bilinmiyor. İşsizliğin kırsaldan çok kentlerde daha yüksek olması ise bizi ayrıca düşündürmesi gerekiyor. Kırsaldaki insanı bir şekilde oyalayabilirsiniz ama kentteki insanı nasıl oyalayacaksınız. Yetkililerin acilen tedbir alması gerekiyor. Ateş bacayı sarmadan…

 

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nazım PEKER
19 Şubat 2009 Perşembe 21:08
Gören görüyor
Sayın Karadavut, tespitleriniz çok doğru. Sanayi yani REEL SEKTÖR ölmüyor, ölmüş vaziyette.Fakat bunu bazıları görmüyor.Ama sizler gibi, irfanı açık,zihni bulanık, midesi kiralık olmayanlar görebiliyorlar. TEPRİKLER. Selam ve sevgiler. N.Peker
194.54.32.24
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim