• BIST 83.105
  • Altın 146,901
  • Dolar 3,7669
  • Euro 4,0418
  • Konya -4 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

İsrail Petrol Sevkiyatı

Ufuk Karadavut

Kuzey Irak’ta Türkiye’nin desteği ile kurulma aşamaları adım adım ilerleyen Kürt devletinin sahip olduğu petrolün satılması konusunda geçtiğimiz dönemlerde çok tartışmalar çıkmıştı. Irak hükümeti satılacak petrolün kendi kontrolünde olması gerektiğini açıklarken, bölgesel yönetim ise buna gerek olmadığını belirterek itirazda bulunuyordu. Neyse ki orta yol bulunmuş. Orta yolda petrolün İsrail’e satılmasıdır. Satılan bu petrol de Türkiye üzerinden satılıyor. Hani o İsrail’e demediğini bırakmayan yöneticilerimiz İsrail’in petrol ihtiyacını karşılamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu nasıl bir düşmanlık anlayan anlatsın. Düşmanlık propagandası altında dostluklar pekişiyor ve İsrail’in dedikleri birebir yapılıyor. 
Irak’ta oluşmakta olan ciddi bir yapı var. Önceleri dikkatle izlenen bu yapı şimdilerde gözden kaçırıldı. Elbette gözden kaçırılmanın temel nedeni özellikte Türklerin soykırıma uğramaları olmuştur. Zaten söz konusu Türk olunca herkes kör, sağır ve dilsiz kesiliyor. Sadece Irak’ta değil ülkemizin bazı bölgelerinde dahi Türk soykırımı ve sürgünleri yaşanırken kimsenin sesi çıkmıyor. Daha da ilerisi özellikle bazı bölgelerde PKK terör örgütünün çocuk kaçırması, yol kesmesi, karakol inşaatlarını önlemek için iş makinelerini yakması, işçi kaçırması, güvenlik gücüne ait personeli kaçırması, şehirlerarası yolları ve hatta köy yollarını kazarak ulaşıma kapatması, askeri birliklere ateş açması bile birkaç saniyelik haber olmanın ötesine geçemiyor. Çünkü medya gücünü elinde bulunduran yönetici elit kesim bunların ortaya çıkmaması için elinden geleni yapıyor. Yapılan sadece “bakın şehit gelmiyor” denilerek insanları uyutmak. Oysa ülke elden gitme noktasına gelmiş, adeta işgali andıran olaylar yaşanıyor ama kimsenin gördüğü yok. Herkes seyrediyor. İktidarda seyrediyor. 
Aslında Irak’ta oynanan oyun içerisinde olmak isteyen Türkiye ne yazık ki uygulanan yanlış politikalar nedeniyle oyundan atıldı. Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması ve şekillendirilmesi projesi kapsamından birileri hemen her şeyi denerken Türkiye olayları “dikkatle izliyor” ve “sabrının denenmemesini” istiyor. Daha önceleri yalandan dahi olsa söylenen “kırmızı çizgiler” önce pembeye döndü sonra ise artık çizgilerden bahseden kalmadı. Türkiye prestiji sıfır olan bir ülke konumuna getirilmiştir. “Bölgede bizden habersiz yaprak kımıldamaz” diye havalananlar, değil yaprakların hareketlenmesini yeşillik adına bir şeyin kalmadığını ve toprağı ile birlikte alınıp gidildiğini dahi görememişlerdir. Aslında bu “stratejik derinlik “ masalının sadece kitaplarda var olduğunu ve uygulanmayacak kadar geçersiz olduğunu bize göstermektedir. Çünkü başa gelenlerin “sıfır sorun” diyerek başa geldiklerinde herkesi umutlandırmışlardı. Ama şimdilerde ise sorunumuzun olmadığı ülke kalmamıştır. 
Bölge kan ağlamaktadır. Türkiye oyun kurucu olmaktan çoktan çıkmış birilerinin oyuncusu olmaya başlamıştır. Baksanıza Irak’ta Musul kentinde elçiliğimiz basılıyor 100 civarında insanımız rehin ediliyor. “Bölgede bizden habersiz yaprak kımıldamaz” diye havalananlardan ses seda çıkmıyor. Bir şey yapamayınca da “yayın yasağı” uygulayarak işin içinden çıkmaya çalışıyorsunuz. Ortamı karartarak kurtulmaya çalışmak en kolay iştir. Ama bunların sorumluluğundan kurtulamazsınız. En büyük düşmanı “Paralel yapı” ve en büyük dostu “Barzani” olanların bu ülkeye bundan sonra kazandıracakları bir şeyleri kalmamıştır. Kendilerine kazandıracakları bir şeyler kaldıysa ona bir şey diyemem. Ama her zaman söylendiği gibi oyun kurmayı beceremiyorsanız birilerinin oyuncağı olursunuz. İsrail’e göz göre göre petrol satmanız gibi. Bu bizim bildiklerimiz. Acaba bilmediğimiz neler var. Nasip olursa onları da göreceğiz. 
Not: Yarın Ramazan ayının il günü. Milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim