• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

İslamın pratiği: sünnet (2)

Sedat Coşkun

Kuran-i Kerimde Yüce Rabbimiz (CC) “ Ant olsun Allah’ın Resulünde sizin için Allaha ve Ahret Gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” Ahzab-21 buyurmaktadır.

Görülüyor ki kutsal kitabımızda Yüce rabbimiz Allah, biz Müslümanlar için peygamberimizi nasıl bir şekilde takip edeceğimizi ve bizlerin Allah’ın Elçisini nasıl anlaması gerektiğini açıkça ifade etmiştir.

Müslüman olarak bizlerin Peygamberimizin (SAV) söz fiil ve takrirlerini kapsayan sünnete bakış açımızın nasıl olması gerektiğini açıkça göstermektedir. Yanı İslam’ın ilk fıkhı kaynağı olan Kuranın yanında, Allah’ın elçisi olan yüksek bir şahsiyetin hayat tarzı olan sünnete sarılmak ve yaşamaya gayret etmek dinimizin sağlıklı yaşanmasına ve kurtuluşumuza vesile olacaktır.

Büyük İslam alimlerimizin sünnete bağlı olarak amel edilmesi hususunda da tavsiyeleri mevcuttur. Kuran yeter, sünnete ihtiyaç yok gibi sapıkça iddiada bulunanlar ve sünnetin geçerliliği hususunda şüpheye düşenler hadislerin sahih, zayıf ve uydurma vs durumlarını öğrenmeli, diğer bir deyimle hadis ilmini öğrenmeye gayret etmelidirler.

Konumuz böyle bir sayfaya sığmayacak kadar, önemli bir eseri kapsayacak kadar geniş olup, iyi bir şekilde araştırılması ve öğrenilmesi gereken bir ilim dalıdır.

Sünnetin diğer bir ifadesi olan hadis-i şerifleri ret etmek hususunda cahillik edilmemeli , sağlıklı bir bilgiye sahip olduktan sonra hareket edilmeli yoksa çok büyük bir tehlikeye ve vebale düşülür. Eğer bu konuda dikkatli davranılmazsa dinimizin sağlıklı anlaşılmasına ve yaşanmasına engel olunur.

Hayatımızın ana faaliyet alanlarından olan ve hukuki yönünü gösteren Fıkıh ilminin temel kaynağını Kuran, sünnet, icma ve kıyas gibi temel dört kaynak oluşturmaktadır. Görüldüğü gibi hukuk ilminin Kuran-ı Kerimden sonraki kaynağı temel kaynağı sünnettir.

Hukuk, ekonomik, eğitim , sosyal, yönetim ve ahlak vs. gibi faaliyet alanları ve diğer tüm yaşantımızda biz Müslümanlar için esas , temel ve güzel kaynağımız Allah’ın kitabı Kurandan sonra peygamberimizin sünnetidir.

Diğer bir deyimle hayatımızı güzel bir şekilde anlamanın ve yaşamanın en önemli araçlarından biriside kitabımız Kurandan sonra peygamberimizin söz fiili ve takrirlerini içeren sünnetidir

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim