• BIST 103.118
  • Altın 270,234
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • Konya 9 °C
  • Nedim Şener'den Bülent Arınç'a "ankesörlü telefon" sorusu
  • Dilipak'tan 10 Kasım'da çok konuşulacak yazı: Camilerin bir yerine Atatürk resmi assak...
  • Serden geçti davasından vazgeçmedi: Osman Yüksel Serdengeçti unutulmadı
  • Nedim Şener'den Bülent Arınç'a "ankesörlü telefon" sorusu
  • Dilipak'tan 10 Kasım'da çok konuşulacak yazı: Camilerin bir yerine Atatürk resmi assak...
  • Serden geçti davasından vazgeçmedi: Osman Yüksel Serdengeçti unutulmadı

İslam Tarihinde Kerbela Olayı törenleri ve Ehlibeyt Sevgisi

Halit Aksungur

 Yezid’in adamları yüce peygamberimiz Hz. Muhammed’in  amcası oğlu ve damadı Hz. Hüseyin’i Fırat ırmağının batısında yer alan Kerbela orununda (mevki)  tuzağa düşürerek şehit ettiler. Bu olay İslam tarihinin en büyük acıklı olayı, yüksek ruhlu Ehl-i Beytn yüzyılları aşıp gelen sevgisinin sönmeyen bir simgesi olmuştur.   Hz. Ali, dört halifenin sonuncusudur. Hz. Muhammed’in (s.a.v.)in amcasının oğlu, sonra da damadı olmuştur. Peygamberin vayh katibi, Kur’anın hafızıydı. Küçük yaştan beri Hz. Muhammed’in eğitimi altındaydı. Puta tapanlardan olmadı. Müslümanlığı ilk kabul edenlerden biridir. Yaşamı boyunca Peygamberin en yakınlarından birisi oldu. hizmetlerini gördü. Bütün savaşlarda onun yanında olmuş Uhut savaşında yaralı iken Peygamberi korumuş ve yanından hiç ayrılmamıştır. Beş yıl halifelik yaptı. Hicretin 40. Yılında Ramazan ayının 19’unda camide namazda iken Allah’ın aslanına suikast yaptılar. Hz. Ali, eşi, az bulunan kişilik sahibi, cennete girecek on kişiden birisidir. Cenazesi Küfe’de toprağa verildi. EHLİ BEYT’ten olduğu için Peygamberin sünnetlerini herkesten iyi biliyordu. ( 586 hadis bildirdiği kayıtlarda verilmiştir.         

image002-061.jpg

Hz. Peygamber :  “Ail’ye bakmak ibadettir. Ali’yi inciten beni incitmiş olur“ diye  buurmuştur. O’nun anlaşmazlıklarda verdiği karara herkes uymuş, doğruluğuna inanmıştır..   661 yılında camide namaz kılarken alçakça bir saldırı ile şehit edilmesinden sonra büyük oğlu peygamber efendimizin torunu Hz. Hasan halk tarafından Halifeliğe getirilmişti. Bu sırada paralı askerlere dayanarak isyan eden Mısır valisi Muaviye Suriye’yi de ele geçirerek kendini halife olarak ortaya atıyor, güç kullanarak acımasız uygulamalarıyla İslam dünyasına egemen olmak, aç gözlü  tavırlarıyla saltanat sürmek istiyordu. Bu nedenle Hz. Hasan halife seçilir seçilmez babasının şehit edilmesiyle karışan ortalığı düzeltmeden savaşa girmek zorunda kaldı. Hz. Hasan, Kays adındaki kumandanı Suriyeliler üzerine göndererek kendisi de ayrı bir birliğin başında Medain’e doğru yola çıktı. Bu sırada Kays’ın öldüğünü, askerlerin dağıldığı haberi geldi. Bu yalan haber kendi askerlerinin isyan ederek dağılmasına neden olur. Halifenin çadırını yağmalarlar. Daha da ileri giderek kendisini yakalayıp Muaviye’ye teslim etmeyi bile düşünürler. Hz. Hasan bu durum karşısında halifelikten çekilmeye karar verir, Küfe’ye döner. Kendisine büyük umutlar veren Irak’lılara güvenmeyerek Muaviye ile anlaşma yoluna gitti.  Muaviye yaşadığı süre içinde Halife olarak kalacak, daha sonra halifelik peygamberin küçük torunu Hz. Hüseyin geçecekti. Bu anlaşmadan sonra Hz. Hasan ailesiyle birlikte Medine’ye yerleşip durgun ve sessiz bir yaşam sürmeye başladıysa da Yezid’in kışkırtmasıyla Muaviye tarafından zehirletildi. Oysa Kur’anda ( Bir Müslüman tasarlanıp kurarak bir Müslümanı öldürürse sonsuza kadar cehennemde kalacağa) buyruluyordu.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim