• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 11 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

İSLAM İTİDAL DİNİDİR

Ramazan Altıntaş

İslam’da aşırılık, ölçüsüzlük ve zorluğun yeri yoktur.

Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlar  “denge toplumu” (Bakara 143)  olarak nitelendirilmiştir. Her Müslüman bu “ölçülü” duruşu itikattan ibadete, hayatın her alanına yansıtmalıdır. Bu sebeple İslam, her türlü aşırılıktan uzak kalarak dengeli ve insanın yaratılışına uygun bir inanç ve ibadet hayatı ortaya koymuşlardır. Kur’an’da Yüce Allah: “Size Müslüman (es-selâm) olduğunu bildirene,  dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek: "Sen mü'min değilsin" demeyin” (Nisa 4/94) uyarısıyla dışlamacılığı değil, kapsayıcı ve kuşatıcı bir dindarlık anlayışını benimsemeyi tavsiye etmiştir.  Çünkü İslam toplumunda Müslümanları dışlamak anlamına gelen, hak etmediği halde bir kimseye  “kâfir” damgasını vurmak, Müslümanlar arasında ayrımcılığı derinleştirir ve birliği bozar.

Kur’an-ı Kerim’de dini konularda aşırılığa giden kimseler kınanmıştır: “Ey ehl-i Kitap! Dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve önceden sapmış birçoklarını da saptırmış, doğru yoldan sapmış bir milletin keyiflerine uymayın.” (Maide suresi 5/77).  Bu âyette geçen “guluv” sözcüğü, dinde aşırılık anlamına gelir. Tarihe baktığımız zaman Hıristiyanların Hz. İsa’yı ilahlaştırmaları (Maide 116), Yahudilerin Hz. Üzeyir’e (Tevbe 30) her iki din mensuplarının kendi din adamlarına  (Tevbe 31) ve müşriklerin meleklere (Sebe’ 40) ilahlık vermeleri inanç konularındaki aşırılıklara bir delildir.

İbadetler konusunda da düzenleme yapmak Allah’a aittir. Buna rağmen bir kimse, din koyucusunun açıkça ya da dolaylı olarak sözlü yahut fiili izni olmadan ibadetlerle ilgili artırma ve eksiltme biçiminde yeni düzenlemelere gidiyorsa bunun adı,  bid’attır. Dinimizde kökleri olmayan herhangi bir şey ibadet olarak değerlendirilirse, bu kabul edilmemesi gereken bir sapmadır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de ibadet alanındaki aşırılıklarından dolayı Ehl-i Kitap kınanmıştır: “Ürettikleri ruhbanlığı, biz onlara yazmamıştık, yalnız Allah’ın rızasını kazanmak için (onu kendileri icat ettiler) fakat ona gereği gibi de uymadılar:” (Hadid Suresi 57/27).

Ruhbanlık, Allah’a rağmen yeni ibadet türleri geliştirmek, helâl ve haramlar koymaktır.

Ehl-i kitabın ruhbanlığı, dini uygulama maksadıyla, Allah’ın helal kıldığı eti kendisine haram kılmak, hiç ara vermeden oruç tutmak, nefislere eziyet için boyunlara zincir takmak, hiç evlenmemek ve insanlardan tamamıyla sosyal ilişkiyi kesmektir. Kur’an-ı Kerim’in inanç ve ibadetlerde aşırılıkla ilgili Ehl-i Kitap’ın hayatından örnekler vermesi, bizim de aynı yanlışları tekrar etmememiz konusunda bir uyarıdır. 

O halde itikattan ibadete ölçülü hareket etmek İslam’ın şiarıdır.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim