• BIST 104.123
  • Altın 145,449
  • Dolar 3,4885
  • Euro 4,1695
  • Konya 22 °C
  • Darbe sanığı erbaş, terörist başı Gülen'den şikayetçi oldu
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • Darbe sanığı erbaş, terörist başı Gülen'den şikayetçi oldu
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi

İslam Dünyasında Din Hizmetleri ve Dini Kurumlar Sempozyumu

Ramazan Altıntaş

Bugün, Türkiye Diyanet Vakfı ve Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi işbirliği ile düzenlemiş olduğumuz “İslam Dünyasında Din Hizmetleri ve Dini Kurumlar” konulu II. Uluslararası Öğrenci Sempozyumu Eğitim Fakültesi Erol Güngör konferans salonunda saat ikide başlıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı ile NEÜ İlahiyat Fakültemiz arasında eğitim-öğretim bağlamında ilişkilerimiz epey eskiye dayanıyor. Gerek Uluslararası İlahiyat Proğramı (UİP) kanalıyla ve gerekse değişik yollarla gelen yurt dışından 42 ülkeden yaklaşık 300 civarında lisans öğrencimiz mevcuttur.  Lisansüstü çalışmalar yapan öğrencilerimiz bu sayıya dâhil değildir.  Bu bağlamda Fakülte öğrenci profilimiz; Kafkaslardan Balkanlara, Uzakdoğu’dan Afrika’ya, hatta Avrupa’ya uzanmaktadır. Bu sene yeni açılan uluslararası Arapça Lisans Programımıza alınan öğrencilerin de yaklaşık %’10’u yabancı uyruklu öğrencilerden oluşmaktadır.

İşte Türkiye Diyanet Vakfı ile birlikte düzenlemiş olduğumuz bu sempozyumun konuşmacıları tamamen yurt dışından gelmiş ve Türkiye’de okuyan öğrencilerimizdir.  Konuşmacı öğrencilerimiz iki gün sürecek olan uluslararası bu sempozyumumuzda kendi ülkelerindeki din hizmetleri ve dini kurumları anlatacaklardır. . Böylece İslam dünyasında nasıl bir din hizmeti veriliyor, kurumların nitelik ve kaliteleri ne oranda, bütün bunların fotoğrafı çekilecek ve masaya yatırılacaktır.

Ülkelerine döndüklerinde dini kurumlarda görev alacak olan öğrencilerimiz aynı zamanda küresel ölçekte bu kurumlar arası ilişkileri daha da artıracaklar, İslam dünyasının içinden geçtiği keşmekeşten eğitim yoluyla çıkışımızın da yol ve yöntemlerini göstereceklerdir. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığımızın çalışmalarından da istifade ederek İslam âleminde bir birlikteliğe gitme konusunda da adımlar atılmış olacaktır.

İslam’ın ilk yıllarına gittiğimiz zaman Hz. Peygamber Din hizmetlerini yerine getirirken daima yeniliklere açık olmuştur. Bu bağlamda idealist ve enerjik bir kesimi oluşturan gençlerden istifade etmiş ve çok yakın destek görmüştür. Onlara Din hizmetleri alanında bireysel ya da kurumsal anlamda   görev vermek suretiyle büyük bir değer vermiştir. Çünkü İslam’ın yeni jenerasyonuna ihtiyacı vardı.

İslamın ilk yıllarında Din hizmetleri alanında Mekke’de istihdam edilen gençlerin yaş ortalamaları 10 ila 30 arasındadır. Örneğin Hz. Ali, İslam’a girdiğinde 10 yaşındadır. Her türlü tehdit ve tehlikeye rağmen Mekke’de ilk Müslümanlara eğitim amaçlı olarak evini açıp okula dönüştüren dâru’l-erkâm sahibi Erkam b. Erkâm 17 yaşındadır. Câfer b. Ebî Talip, Habeşistan kralı Necâşi’ye ve bir grup seçkin önünde İslam’ı anlattığı zaman 25 yaşındadır. Medine’nin hicret yurdu haline gelmesinde Yesrib’in Aydınlanmış Şehr’e dönüşmesinde, İslam’ın girmediği ev kalmadı dedikleri bu şehre muallim olarak gönderilen Mus’ab b. Umeyr 25 yaşındadır. Bütün bu din hizmetleri onun önderliğinde gerçekleştirilmiştir.

Görüldüğü gibi Hz. Peygamber’in din hizmetleri alanında istihdam ettiği bu gençler ve adını bilmediğimiz nice meçhul sahabe gençleri İslam’ın cihanı aydınlatmasında büyük rol oynamışlardır. Eğer bugün bizler yaşadığımız çağda gençlerimizi kendi medeniyet ve kültür köklerimize bağlı olarak iyi yetiştirir ve dünyaya açık, yenilikçi bir fikir ve ruhla donatırsak, inanıyorum ki medeniyet alanında İslam dünyasını ileri, daha ileri noktalara taşıyacaklardır.  Yeter ki biz onlara güvenelim ve değer verelim.

Bugün söz,  İlahiyat alanında yetiştirdiğimiz gençlerimizdedir. Onların bir kısmı, Balkanlarda, bir kısmı Kafkaslarda, bir kısmı, Uzakdoğu’da, bir diğer kısmı da Avrupa ve Afrika ülkelerinde din hizmetlerinin nasıl verildiğini, bir örgütlenme biçimi olan dini kurumların nasıl  çalıştıklarını anlatacaklardır.

Ben tekrar başta bu sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen kurumlarımıza ve değerli katılımcılara teşekkür ediyor, tüm gönüldaşlarımızı bu sempozyuma iştirak etmeye davet ediyorum.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim