• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 29 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

İşin hakkın vermek

Ali Akpınar

Müslüman, hayırların adamıdır, onun her işi hayırdır. O, hayır düşünür, hayır hedefler, hayır söyler, hayır işler, hep hayra vesile olur. Bir işin hayır olması ise Cenab-ı Hak ile irtibatlı olması, O’nun ölçüleri doğrultusunda olması ve O’nun için olmasıyla mümkündür.

İslam insanı, Hak namına yaptığı hayır işlerinin hakkın vermek zorundadır. Bu meyanda Kur’ân’da hakkıyla mümin, hakkıyla okuma, hakkıyla cihad etme gibi kavramlara yer verilir. Aslında bu örneklemeyi tüm hayır işlerine taşıyabiliriz. Nitekim bir hadislerinde Peygamberimiz, Allah, işini iyi yapan, yaptığı işin hakkını vere kulunu sever buyurmuştur.

Tüm bunları geçenlerde yaşadığım bir olayda bir kez daha hatırladım. Kişisel gibi görünen bir olay, ama herkesin alacağı çok şey var. Arz edeyim efendim:

TC Kimlik numarası alıncaya kadar babamın adı Raşit idi. Kimlik numarasıyla birlikte Reşit oldu ve babamın cüzdanı dâhil yeni aldığımız tüm nüfus cüzdanlarında Reşit yazıldı. Tabi benim o zamana kadar aldığım tüm diploma, ehliyet, pasaport ve diğer resmi evraklarda babamın adı Raşit yazıyordu. Geçen hafta tapuda bir işimiz oldu ve tapu kaydındaki baba adı ile nüfus cüzdanımdaki baba adı bir harf farkıyla, farklı olduğu için işler aksadı. Tapudan Meram nüfus müdürlüğüne, oradan arşivlerin bulunduğu Karatay nüfus müdürlüğüne gittik, iki hafta kadar uğraştık, sonuçta çözdük çözmesine, ama bayağı yorulduk. Yalnızca biz yorulmadık, tapuda işimiz olan karşı taraf da kaç gün bu iş yüzünden avara oldu. Nüfus kütük defterlerine baktık, ailece kayıtlı olduğumuz sayfada siyah kalemle bir a yerine e harfinin iliştirildiğini gördük. Yani bir memurun, ya okuyamadığı için yahut dikkat etmediği için değişik yazdığı bir harfin kurbanı olduk. Tam da şairin dediği gibi:

Kalem olsun eli o kâtibi bedtahrîrin

Ki fesadı rakamı sûrumuzu şûr eyler.

Gâh bir harf sükutuyla kılar nâdiri nâr

Gâh bir nokta kusuruyla göz ü kör eyler

Tabi ki kimin dikkatsiz yahut ihmalkâr davrandığı belli değil, çok önemli de değil. Ama ortada işin hakkını vermemekten kaynaklanan bir kul hakkı durumu var. Tabi ki bu hakkın görüleceği yer Ahiret gibi duruyor. Ol şahsın gıyabında onu affetmemiz de söz konusu. Ancak tek bir hafin yanlış yazılması birçok kişiyi ilgilendiriyor ve çok büyük aksamalara da sebep olabiliyor.

Dememiz odur ki insanlığın yararına olan her iş önemlidir ve her önemli iş hayra dönüştürülebilir, ama en temel şart hakkını vermektir. O zaman Peygamberimizin, başında besmele çekilmeyen her önemli iş güdüktür hadisi de tam yerine oturmaktadır. Elbette her önemli işe besmele çekilmelidir. Ancak önemli bir işe besmele çekmek, yalnızca dil ile olmamalı, o işin hakkı verilerek bu tescil edilmelidir. Öyle ya, Rahman ve Rahim olan Allah adına yapılan iş de ihmalkârlık, gaflet, baştan savmalık olur mu? Elbette olmaz.

Kur’ân, bırakınız herhangi bir işi, hakkı verilmeden kılınan namaz için bile gaflet içerisinde namaz kılanların vay haline buyuruyor.

Yaşadığımız bu olayla ilgili bir de ilkokul öğretmenimin İslam alfabesini küçümseyen ve eleştiren sözlerini hatırladım. Kırk yıl öncesinden öğretmenimiz şöyle diyordu: Arap alfabesi, kargacık burgacık, yazılması ve okunması oldukça zor bir alfabedir. O alfabeyi kullananlar, kelimeleri yanlış okuyabiliyorlardı. Bunun için onları kaldırıp attık ve o harflerden kurtulduk!

Evet, öğretmenim, her alfabenin kendine göre zor ve kolay yanları vardır. Arap harfleriyle Osmanlıca olarak yazılan oldu kelimesi, bağlam dikkate alınmazsa öldü okunabilir. Ancak benzer durumlar dikkatsiz olunduğunda diğer alfabeler için de söz konusu olabilmektedir. Sözgelimi Râşid  olan babamın adı Osmanlıca yazılsaydı  Râ elif şîn ve dal harfleriyle; Reşîd ise Râ şîn yâ ve dal harfleriyle yazılacak ve asla bir karışıklığa da sebep olmayacaktı. Gördünüz mü bir dikkatsizlik nelere mal oldu ve bizi kırk yıl öncesine kadar götürdü. İbret alalım en basiret sahipleri! İşimizin hakkını verelim ey çalışanlar!

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim