• BIST 83.021
  • Altın 147,787
  • Dolar 3,8177
  • Euro 4,0681
  • Konya -1 °C
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun

İşgal Haritası

Ufuk Karadavut

Son günlerde haber programlarının ilk haberi İsrail askerlerinin Filistin’de yaptıkları katliamları anlatıyor. Kaç masum insan ölmüş, nasıl ölmüş ya da öldürülmüş? Bunları dinliyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki, bir kısmınız gerçekten üzülüyor ve çaresizlikten kahroluyoruz. Bir kısmınız sadece bakıyor, ama umursamıyor; belki bir kısmınız da yeter artık kardeşim başka haber yok mu diyerek bir eğlence programı seyretmeye başlıyorsunuz. Filistin’deki insanlar hiç durmadan gece ve gündüz çalışsalar acaba İsrail terörünü ne kadar bertaraf edebilirler? Şimdi 24 saat çalışarak yapamayacakları işleri aslında işgalden çok önceleri birkaç saat çalışarak başarılı olabilirlerdi. Ama bunu yapamadılar. Düşman kapıya gelmeden bir şeyler yapılmış olsaydı eminim bu sıkıntılar yaşanmayacaktı. Ama hatalar yapılmıştır. Sonuçların da katlanılmaktadır. Filistin aslında Müslümanların Müslümanlık’larının bir sınavıdır. Üzülerek söylüyorum ama, bütün İslam ülkeleri bu sınavdan kalmıştır. 

Filistinliler yaşadıkları toprakları nasıl kaybettiler hiç düşündünüz mü?.Filistinlilere bu gün bazılarının bizlere de ısrarla dediği gibi ‘Vatan doğduğunuz yer değil doyduğunuz yerdir, Yahudiler aldıkları tarlaları, bahçeleri satın alıp memleketlerine mi götürecekler? Karnını doyuramayan tarlasını da satsın. Önemli değil’ diyenler mutlaka olmuştur. Zaman içinde karnını doyuramayan köylüler arazilerini birer birer sattılar. Sattıkları aslında tarlaları ya da bahçeleri değildi. Satılan gelecekleriydi, insanlıklarıydı, şerefleriydi. Bunu o zaman fark edemediler belki ama onların çocukları ya da torunları çok ağır bir şekilde hissedebiliyorlar.

Yabancılara toprak satışı ile ilgili olarak çok şeyler söylendi. Eleştiriler yapıldı ancak bir sonuç çıkmadı. Milliyetçi olduğunu söyleyen partilerin suskunluğu dışında dikkati çeken de bir şey olmadı aslında. Bu süreç Rahşan Hanım konuşuncaya kadar devam etti. Rahşan Ecevit yabancıların arazi satışı ile Türkiye’yi içerden ele geçirme uğraşı içinde olduklarını öne sürdü ve bir ‘İşgal Haritası’ndan bahsetti. Rahşan Hanımın ‘Yabancı ülke şirketlerinin ve vatandaşlarının Türkiye’de toprak satın almalarının ardında çok ciddi Yunanistan ve Ermeni lobileri bulunuyor. Her şey inceden inceye hesaplanmış. Önce devlet köylüden desteğini çekecek, sonra Yabacıya Toprak Satışı Yasası yeniden düzenlenerek ortaya sürülecek. Böylece yabancılar en verimli topraklarımızı, çaresiz bırakılmış köylümüzden, çiftçimizden satın alacak, Türk köylüsü- Büyük önderin deyimi ile Milletin Efendisi (UK)- kendi toprağında ırgat olarak çalışacak. GAP’ta ikinci bir İsrail olayı yaşanabilir. İsrail’in GAP bölgesinde hiç toprak satın almadığı söylenir ama, İsrailliler’in bu toprakları Yahudi asıllı Türkler yoluyla ele geçirmişlerdir. İsrail, GAP bölgesinde 450 bin dekar arazi almıştır. Arazi satışları stratejik bölgelere sıçramıştır. İsrailliler Konya Askeri Hava Üssü’ne yakın bir bölgede 40 bin dekar arazi satın aldılar.’ Rahşan hanımın söyledikleri sizin partinizden değil, yada sizin siyasi görüşünüzün aksine diye düşünerek her hangi bir rahatsızlık duymuyorsanız, şu kişi söylediyse doğru, bu kişi söylediyse yanlış, yada benim partimdeki kişi söylediyse doğru, başka partidekiler söylediyse yanlıştır gibi düşüncelere sahipseniz gaflet ve dalalet içindesinizdir. Türkiye’nin var ya da yok olma noktasına ulaştığı bir zamanda bu tür gereksiz çekişmelerle gereken tedbirleri almamak yada almak isteyenlere engel olmak ihanet derecesinde bu ülkeye zarar verir.

Can Dündar geçtiğimiz günlerde köşesinde bu konuya yer verdi. Bakın neler diyor: “Bir başka vesileyle görüştüğüm bir bakanın toplantı odasının duvarında tesadüfen bir haritaya gözüm ilişti. ‘Türkiye’de en fazla taşınmaz edinene yabancı ülkelerin haritası’ydı bu. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Bilgi istemi şubesi tarafından hazırlanmıştı. 2005 yılı başı itibariyle Türkiye’de yabacılara ait taşınmaz malların il ili dökümünü veriyordu… geçen yıl itibariyle yabancılara ait taşınmazların toplamı 47 bin 912. Bunların yüzde 79’u 5 ülke tarafından alınmış. Bunlar: Yunanistan, Almanya, Suriye, İngiltere ve Hollanda. Bu 5 ülke yurttaşlarının Türkiye’de sahip oldukları taşınmaz sayısı 38 bin 11…, Yunanlılar 12 bin 535, Almanlar 12 bin 53, İngilizler 6 bin 983, Suriyeliler 4 bin 607 ve Hollandalılar bin 833. Diğer ülke yurttaşlarının toplam taşınmazı ise 9 bin 901… Coğrafi dağılıma baktığımızda Doğu Anadolu dışında bütün Türkiye coğrafyasında yabancıların taşınmaz sahibi oldukları görülüyor. Ama yoğunluk Marmara, Güney Anadolu ve Ege’de görülüyor. Belli bölgelerde belli ülke vatandaşlarının ağırlığı hemen göze çarpıyor. Trakya ve Marmara’da Yunanlılar, Karadeniz, Güney Anadolu ve İç Ege’de Almanlar,  Güneydoğu’da Suriyeliler… En yoğun satışın yapıldığı il 9893 taşınmaz ile İstanbul, bunu 8718 ile Antalya, 4948 ile Muğla, 4357 ile Bursa, 4156 ile İzmir ve 3548 ile Hatay illeri izliyor… Yabancılara mülk satışı 2006 yılı başında yeniden serbest bırakıldı. Bu yıl gerçekleşen satışlarla bu gün itibariyle yabancılara yapılan toprak satışı 50 bini geçti.  Nitekim Ankara büromuzdan Önder Yılmaz’ın haberine göre bu sayı 57 000 olarak veriliyor.”

Bu rakamlar doğrudan yabancılara satılan topraklar. Türk vatandaşı olup ta aslında yabancı kökenli olanların aldıklarının ne bir kaydı var nede bilen. Bu konuda çok iyi bildiğim Hatay’ı örnek verebilirim. Hatay’ın bana söylendiğine göre yüzde 21’lik kısmı fiilen satılmış durumda. Bunu gören Bakanlar Kurulu da Hatay’da toprak satışını süresiz olarak durdurmuştur. Alanlar ise bu ilde yaşayan başka ülke kökenli zenginler. Varın şimdi siz düşünün bu harita gerçekten ‘İşgal Haritası mı?’ diye. Ya da çocuklarımıza ve torunlarımıza yeni bir Filistin devleti mi bırakacağız? 

           

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim