• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Konya 24 °C
  • "Büyükada soruşturması"nda tutuklanan Steudtner'in ifadesi
  • Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu:215 bin 92 ByLock kullanıcısı var
  • "Cumhuriyet" iddianamesini FETÖ'den yargılanan savcının düzenlediği iddiası
  • "Büyükada soruşturması"nda tutuklanan Steudtner'in ifadesi
  • Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu:215 bin 92 ByLock kullanıcısı var
  • "Cumhuriyet" iddianamesini FETÖ'den yargılanan savcının düzenlediği iddiası

İnsanları tanımaya devam ediyorum

Adem Alemdar
Kaç kişiyle yol arkadaşlığı yaptım, kaç kişiyle tanışıp gece yarılarına kadar sohbetler ettim. Şu son iki üç yıla ne kadar çok şey sığdırdık, ne kadar yeni dost kazanıp ne kadar dost bildiğimiz insanı tanıma fırsatı bulduk…Peygamberimiz efendimizin asırlar öncesinde söylediği ve günümüzde insanları tanımak için neredeyse tek kıstas haline gelen o meşhur Hadis-i Şerifi’ne ne kadar çok kez müracaat ettim…Kimileri kendisini yolculukta ele verir, kimileri ise yemekte. Alışveriş yapmak ise en zorlusu.1992’de Kahire’de beş arkadaş bir evde kalıyoruz. Yemek yapmak bir sorun, bulaşık yıkamak ondan beter. Arkadaşlara dedim ki, “Yemekleri her gün ben yapayım, siz de aranızda sırayla bulaşıkları yıkayın.” Hepsinin hoşuna gitti bu teklif. Onlara ne yemekler yaptım bir bilseniz… O günlerin sayesinde bugün iyi bir aşçıyım… İletişim fakültesinde okurken de gazete, dergi hazırlama derslerimiz olurdu. Bizim grubun ödevlerini toptan üstüme alır, bu vesile ile hem para kazanır hem de işi öğrenirdim. Şimdi o yaptığım ödevler sayesinde bugün grafik, tasarım alanında iyi bir yerdeyim. O günlerin sayesinde bir gazetede yapılabilecek hemen her şeyi öğrendim. Diğer arkadaşlar ise sadece dersi ya da sınıfı geçtiler…Neyse tekrar Kahire’ye dönersek, aşçılığı üzerime aldığım günün sabahı ilk kahvaltımı hazırladım arkadaşlara. Salçalı yumurta ve çay. Adam başı bir yumurta kırdım sahana. Herkes kendi hakkını yesin diye de, “Herkesin bir yumurtası var burada, ona göre katık etsin” dedim. Dedim demesine de kimi arkadaşlarımız, iki lokmayla payına düşenin fazlasını götürdü. Diğerlerinin önünden almaya başladılar. İki veya üç parça ekmeği salçalı yumurtaya bulaştırabildim, o kadar. Çoğumuz aç kalktık. Bu hadisi şerif o gün belleğime yeniden kazınmıştı. Yemek sofrasında kimin ne olduğunu anlamıştım doğrusu.Ertesi sabah aynı kahvaltıyı hazır ettim, bir farkla. Sahanı sofraya koyarken beraber elime aldım bir bıçak ve beşe böldüm yemeği, çizerek. Herkesin yiyebileceği yer belliydi artık. Sınırlar çizilmişti. Önceki gün iki lokmada bir yumurtayı yutan arkadaş neredeyse bir ekmeği yemişti aynı katıkla…Birgün kahvaltı sofrasından aç kalkmakla beş kişilik gruptan sağlamların kimler olduğunu öğrenmiştim. O gün insanlık sınıfında zayıf vererek bıraktığım kişi, çok geçmeden kalleşlik etti. Evi ona bırakarak diğerleriyle başka bir yere taşındık hemen. Kalan dört kişiden de alışveriş yaparak birisini, yolculuğa çıkarak diğerini tanıdım…Bugün hala insanları tanımaya, hala bu hadisi şerifin tariflerine göre insanları yorumlamaya çalışıyorum…Yaptığım iyilikleri unuturum, ama yapılan iyilikleri asla unutmam. Bilmeyerek kötülük ettiklerimi unutmam, ama bilerek kötülük edenleri unuturum.İnsanları tanımaya devam ediyorum…
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim