• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'

İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın

Ufuk Karadavut

Bu söz Şeyh Edebali Hazretlerine ait. Bunu damadı olan Osman Gezi ile konuşurken yağmış olduğu öneriler içinde yer alır. Aslında hemen her şeyin temelinde insan olduğunu ve insanın yaşamasıyla birlikte her şeyinde yalayabileceğini belirtiyor. Devletin de ancak bu şekilde yaşayabileceğini vurguluyor. Türk toplumunun düşünce ve inançlarına göre devlet insan için vardır ve aynı zamanda insan da devlet için vardır. İnsanın yaşaması ile devlet varlığını sürüdür. Eğer devlet varsa insan özgürce yaşayabilir.

Türkler dünya tarihinin en eski ve en köklü milletlerinden birisidir.  Bu özelliği nedeni ile de binlerce yılın birikimi olan bir tarih ve kültürel birikim mevcuttur. Oldukça değerli olan bu mirasta tecrübe, bilgi birikimi ve geleceğe yön verecek çok sayıda veri bulunmaktadır. Bu birikim özellikle Türklerin diğer milletlerde olmayan özelliğe sahip olmasından kaynaklanıyor. Bu da millet olarak binlerce yıl aynı toprak parçasında yaşamamışlardır. Gittikleri her yerde devlet kurmuşlar ve yıllarca ülkeleri başarılı bir şekilde yönetmişlerdir. Bu birikim ile söylenen “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” cümlesi aslında bünyesinde çok şeyler gizliyor.

Ancak son zamanlarda devlet yapısında ve işleyişinde ciddi olarak sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Devletin varlığının temeli olan değerler ve sistemler birer birer yok edilmeye başlandı. Halk arasında “hukukun değil güçlünün dediği olur” inancı aslında binlerce yıllık devlet düşüncesinin sonunu getirebilecek bir düşüncedir.  Daha vahimi ise iktidara oy veren kesimin %70’i oy verdikleri kişilerin yolsuzluk yaptığına inanıyor. Burada sorgulanması gereken asırlardır oluşa gelen büyük bir medeniyetin ve hukuksal temellerimizin yok edildiğini görebiliyoruz. Devleti ayakta tutan insandır. Ancak hukukun bittiğine inana insanların çoğalarak adaleti kendilerinin yerine getirmek isteyenlerin çoğalması, medeniyet birikimlerinin yok edilerek adeta medeniyetsiz bir toplum hale getirilmemiz insanlarımız yavaş yavaş yok etmeye başladır. İnanç sistemimizin tahrip edilerek Müslüman görünümlü münafıkların çoğalması, İslam adına hareket ettiğini söyleyerek aslında başka gruplara hizmet edenlerin seslerinin çok çıkması ve daha da ilerisi açıkçası Allah korkusunun olmaması bizleri yok oluşa doğru götürüyor.

Allah korkusu her duygunun üzerindedir. İçerik olarak diğerlerinden farklıdır. Ancak Allah korkusu içimizde maalesef kalmadı. Sahip olduğumuz koltukları kaybetmemek için her şeyi göze alıyoruz. Her şeyden kastedilen ise bizi biz yapan inançlarımız ve medeniyetimizdir. İçinde yaşadığımız sistem bizleri öyle bir noktaya getirdi ki adeta imanımızı kaybetmekteyiz. Bencil bir toplum olduk. Doymayan ve her şeyin en iyisi benim olsun diyerek ne var ne yoksa almaya çalışan insanlarla doldu ortalık. Kimse sıyrılmaya kalkışmasın bunları yapanların önemli bir kısmı konuşunca Allah ve Kitabı dilinden düşürmeyen, namaz kılan ve hacca giden insanlardır. İşte bu yüzden diyorum ya makam ve mevkilerimiz kaybetme korkusu, para kaybetme korkusu, konumunu kaybetme korkusu Allah korkusunun önüne geçti.

Ben merkezci bir toplum olduk. Diğer bir tabir ile bencilleştik. Bencil insan fedakarlık yapamaz. Yapsa bile yapacağı bu fedakarlık karşısında sizlerden bir şeyler bekler. Her bireyin sınırsız bir şekilde bencilleştiği bir toplumda dini ve milli değer kalmaz. Dini ve milli değerlerin kalmadığı bir yerde devlet te kalmaz. Çünkü devleti yaşatan temel kaynak olan insan artık yok olmaya başlamıştır. İnsanlık can çekişiyor. Din, yaşamak için gayret gösteriyor. Çok az sayıdaki mütedeyyin Müslüman (Allah’ın izniyle) korumaya çalışıyor. Bu yetecek mi bilemeyiz. Allahu Teala hazretleri koruyacağını vaat etmese durum gerçekten vahimdir. Ancak bilinen şu ki, insanlık yok oluyor, insan değerleriyle birlikte tahrip olarak yok ediliyor. “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” düşüncesi karşılığını bulamıyor ve sembolik özelliğinin ötesine geçmiyor. İnsanı öldüren toplumsal zihniyet değişimi aslında insanlık ile birlikte devletimizde yok ediyor. Farkında mısınız?

 

rini tamamen masivaya dikmeleri ve oradan bir türlü başka taraflara bakacak cesareti gösterememeleridir.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
42
11 Nisan 2015 Cumartesi 03:22
03:22
memleket.com.tr internet sitesinde çok uzun metinler, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı ve kanıtlanmamış iddialar içeren, büyük harflerle yazılmış ve site dışına link veren yorumlar onaylanmamaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz....
78.167.34.66
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim