• BIST 99.649
  • Altın 141,540
  • Dolar 3,5167
  • Euro 3,9262
  • Konya 23 °C
  • Kamu Kurumları Mülakatsız Personel Alacak
  • Terör örgütü marşıyla yürüyüş!
  • Gülen'in avukatından şok açıklama: Büyük abi Cindoruk
  • Kamu Kurumları Mülakatsız Personel Alacak
  • Terör örgütü marşıyla yürüyüş!
  • Gülen'in avukatından şok açıklama: Büyük abi Cindoruk

İnsan niçin aşırı uçda olur?

Ali Akpınar

İslâm, itidal dinidir. Mümin, denge ve ölçü adamıdır. İslam Ümmeti, adalet ve ölçülü olmayı hedefine koyan denge toplumudur. Kur’ân pek çok ayetinde, dengeli, ölçülü olmayı; sınırları aşmamayı emreder durur. İki aşırı uç olan ifrat ve tefrit çizgisinde olanlar hep kınanır ve müminlerden onlardan olmamaları istenir.

Böylece sizi insanlara şahit ve örnek olmanız için tam ortada bulunan/vasat bir ümmet kıldık.[1]

Vasat Ümmet, orta, dengeli, adaletli, hayırlı anlamlarına gelir. Vasat, kenar anlamına gelen tarafın zıddıdır. İki aşırı uç olan ifrat ve tefrit de aynı şekilde vasatın karşıtıdır. Vasat, bir şeyin tam ortası ise, ifrat bir ucu, tefrit ise öteki ucu demektir. Zaten İslam ümmetinin tanımlayan pek çok ayette onun hayırlı, gündemi belirleyen ve gidişata tanıklık eden, adaleti ayakta tutan bir toplum olduğu sürekli vurgulanmıştır.

Hayat Düsturumuzun ilk suresi olan ve sürekli okuduğumuz Fatiha suresinin sonunda, Rabbimizden hidayet istiyoruz. Hidayette daim ve kâim olmayı diliyoruz. Kendilerine nimet verilen peygamberler, doğrular, şehitler ve Salihlerin dosdoğru yolunda kalmayı istiyoruz. Ardından iki sınıftan olmamayı, bu iki grubun yoluna/durumuna düşmemeyi istiyoruz. Onlar, gazaba uğrayanlar ve sapıtanlardır. Bu iki grup ifrat ve tefritin içerisine düşenlerdir. Kendilerine Peygamber geldiği, Kitap indiği halde, Kitabın ilkelerini tahrif edenler, Peygamberin yolundan sapanlardır. Dünyevileşen Yahudiler, dünyadan kopup ruhbanlaşan Hıristiyanlar başta olmak üzere, Allah’ın dosdoğru/mutedil yolundan çıkan herkestir.

Peki, bütün bunlara rağmen Müslüman, niçin aşırı uçlarda yer alır? Şimdi, görebildiğimiz aşırılıklardan yola çıkarak bu soruya cevap bulmaya çalışalım:

İslam’ı doğru tanımadığı için, sorunlarının çözümünde İslam’ı hakem kılmadığı için aşırılıklara düşebilir insan. Oysa İslam’da tüm soruların cevabı, tüm sorunların çözümü vardır.

İslam’ın öğretileri/gerçekleri ile zihni, gönlü, söylem ve eylem dünyasıyla doyuma eremeyen insanlar ifrat ve tefrite düşer, kendi açlıklarını buralardan gidermeye çalışırlar.

Bir mümin, karar ve davranışlarında merkeze İslam’ı ve Allah Rızasını koymaz da tam tersine merkeze, nefsini ve mensup olduğu grubunu koyarsa aşırılıkların adamı olur. Bu durumda o mümini yöneten, Rabbi değil, kendi hizbi ve kendi çıkarları olacak ve bu da onun yoldan sapmasına neden olacaktır.

Yapması gerekenleri vaktinde yapmaz, günah ve isyanlar içerisinde iflasın eşiğine düşerse; iflastan kurtulmak için radikal kararlar alma ihtiyacı duyar ve hayatının kumarını oynar.

Yüce Rabbim cümlemizi,yolunu dosdoğru bir şekilde anlayan, O yolda olan ve ölen istikamet sahiplerinden eylesin.

 

[1] 2 Bakara 143.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Muhalif
18 Kasım 2014 Salı 15:56
15:56
Amin
195.177.206.65
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim