• BIST 99.785
  • Altın 276,339
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Konya 9 °C
  • Soçi mutabakatı: Suriye krizi Türkiye olmadan çözülemez
  • El Chapo’nun mirası: Meksika’da şiddet ve uyuşturucu
  • TMO buğday ve arpa satışlarına başlıyor
  • Soçi mutabakatı: Suriye krizi Türkiye olmadan çözülemez
  • El Chapo’nun mirası: Meksika’da şiddet ve uyuşturucu
  • TMO buğday ve arpa satışlarına başlıyor

İnşaat sektörü nereye gidiyor

İnşaat sektörü nereye gidiyor
Konya Tesisat İnşaat ve Malzemecileri Derneği (KONTİMDER) Bilgi Aktarım Programına İnşaat Mühendisleri Odası Şube Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süleyman Kamil Akın misafir oldu.

Dernek üyelerinin katıldığı bilgilendirme toplantısında, İnşaat sektörünün mevcut durumu ve geleceğe yönelik projeksiyonlar ele alındı. Dr. Süleyman Kamil Akın, Türkiye’de son 15 yılın lokomotifi olan inşaat sektörünün son dönemdeki gelişmelerle bu  konumunu pek  devam ettirecek gibi görünmediğini söyledi.  İnşaat sektörünün kan kaybetmekte olduğuna dikkat çeken Akın, “Bu yaranın sağlıklı ve bilimsel tedbirlerle iyileştirilmesi gerekmektedir. İnşaat sektörü son yıllarda Türkiye’yi tek başına taşıyan bir güç  olarak  yorulmuştur. Türkiye’nin bu gücün dışında artık bu güce katkı koyacak yeni enerji kaynakları yaratması gerekmektedir. Günü kurtarma artık geleceği temin etmiyor.” dedi.

Türkiye, inşaat sektörü açısından bir dünya devi olduğunu belirten Akın,  “Bu özelliği ile başta Türkî Cumhuriyetleri olmak üzere, yeni dönemde de Afrika ülkelerinde ciddi çalışmalar yaptı. Ekonomiye kazanç sağladı. Ancak başta Rusya olmak üzere, son gelişmeler Türkiye’nin bu pazardaki payını oldukça azalttı. Bununla birlikte ülke içinde devamlı körüklenen yap-sat anlayışı ile ortaya konan gelişmede de duraklama oldu. Konut üreticilerinin bu çalışmaları ülke içindeki arz talep dengesinin araştırılmasından öte sadece imar rantının çok yoğun olduğu şehir ve bölgelerde oluşan yapılaşmalar,  kentleri  yaşanamaz hale  getirdi. ”diye konuştu.  

Üretilen ile sağlanan kazanç arasında oluşturulan kâr hatlarının, tekelleşmeler ile olağanüstü artış sağlamasının, tüm yatırımcıları bu alana yönelttiğinin ifade eden Akın, bu sistemi  en iyi besleyen kentsel dönüşümün de,  yasal  düzenlemelerin verdiği devlet yardımları ile zirve yaptığını belirtti. Akın şöyle konuştu: “Bütün gidişin ortaya koyduğu ve tartışılması gereken birçok acı gerçeği olmasına rağmen; üreticinin, arsa sahibinin, yerel yönetimler ve merkezi yönetimin memnun olduğu süreç devamını kıldı. Şimdi bu sistemin çarkı yavaşlamaya başladı. Tüm yastık altı birikimleri, yabancı yatırımcılar, ihtiyaç sahipleri artık bu canavarı bekleyemez oldu. Türkiye’deki son siyasi  gelişmeler ve çevremizdeki sıcak savaşın verdiği olumsuzluklar da bu süreçte etkili oldu. Sistemin bu halinin vereceği tahribatı gören yönetim konut kredi faizleri ve temini konusunda yeni imkânlar yaratırken, tüm konut üreticileri de bu düzenlemeye ayak uydurdu. Tüm bu gelişmelere rağmen son 2 yılın değerlendirilmesinde konut satışlarında yüzde 70’lere varan düşüş engellenemedi.”

İnşaat sektörü yorgun

İnşaat sektörü yorgun olduğunu vurgulayan Akın,  inşaat sektörüne kârlı yatırım amacı ile giren ve altyapısı olmayan birçok müteahhitlik firmasının bu gelişmelerden olumsuz etkilendiğin söyledi.  Sat-yap anlayışının artık eskisi gibi yürümediğini de gören bazı firmaların tehlike  sinyalleri vermeye başladığını belirten Akın, “Son siyasi gelişmelerin Türkiye’de konut üretiminde ciddi gücü olan firmaları bir şekilde etkilemiş olması, bu durgunluğa etki etti. Tüm bu gelişmeler nasıl bir gelecek yaratacak bilinmiyor. Zira Türkiye’deki ekonomini lokomotifi olan kazançlar ve payda adil değil. Bölgede devam eden savaş ve yeni siyasi gelişmeler,  aynı zamanda bu sektörde yatırımcı olan firmaları da derinden etkiliyor” dedi.

Artık inşaat sektörünün sat-yap tarzındaki gidişi düne göre çok değişim gösterdiğini vurgulayan Akın,  inşaat sektörünün, kendi içinde  yaşayacağı yeni depremler ile kendisine bu gelişmelerden etkilenmeyecek bir zemin oluşturacağını söyledi. Akın, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu zeminde de küçük ve bu sarsıntılara dayanamayacak birçok firma, dolgu malzemesi olarak  yer alacak. Bu bir gerçek. Bu sektördeki daralma ve Türkiye’nin ekonomik göstergesi gelecek açısından çok  olumlu  görünmüyor. Bunu şimdiden fark eden bazı firmalar tekrar var olma  arayışlarını ülke dışında arayarak ayakta durmaya çalışıyorlar.  İç piyasada konut üretiminde taahhütleri olan  firmaların gelecek süreci iyi okumaları ve ona göre  yeni stratejiler  belirlemesi gerekiyor. Zira konut maliyetlerinde dışa  bağımlı malzeme alımı ile etkin olan iş kalemlerinin  artışı, arz azalması, eldeki  mevcut yapı stoklarının nakite  dönmek adına piyasaya sürülmesi, piyasaları oldukça hareketlendirecektir. Bu hareketlilik olumlu manada yorumlanmamalıdır. Tüm bu gelişmelerin yaratacağı  panik  hali tüm sektörü olumsuz etkileyecektir. Bu aynı zamanda Türkiye içinde çok önemlidir.  Bu gelişmelerin en az zararla kapatılması bu gemide yol alan herkesi etkileyecektir” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket 

 

kontimder--(2)-004.jpg

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim