• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 30 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

İmkanları fırsata dönüştürmek şart!

Ahmet Demirel

İman, en büyük imkandır.

Allah varsa imkan vardır. İmkan varsa fırsat da her zaman vardır.

Allah adildir.

Allah, zerre miktarı haksızlık yapmaz.

Bu konuda bir şüphemiz yok.

Allah, bu adaleti gereği kullarına iyilik yapabilmeleri için benzer imkanları sunmaktadır.Bu imkanları da çeşitli vesileler yaratarak kullarına sunmaktadır.

İnsanlar, kendilerine sunulan imkanları fırsata dönüştürmede farklılık göstermektedirler. Kimileri kendilerine sunulan imkanların içine yerleştirilmiş fırsatları bile en güzel şekilde değerlendiriyor. Kimileri de kendilerine gelen apaçık imkanları bile heba ediyor.

Ana unsurlar ve sebepler bir vesileyle insanların önüne sunuluyor. Ana unsuru ve sebepleri değerlendirmek ve etraflarını genişletmek kişilerin çabalarına ve fırsatları görmelerine bağlıdır. Bu ana unsur bazen düğün olur bazen cenaze olur bazen de toplantı olur. Bunlar vesilesiyle bir mekana gidildiğinde başka fırsatlar üretilebilir. Bu bir ziyaret olabilir, bir gezi olabilir, bir hasta ziyareti olabilir ya da başka bir vesile olabilir.

İşin zamana yayılma gibi bir hastalığı vardır. Bir zamanda neler yapmayı planlarsanız o süre içinde hepsini yapabilirsiniz.Tercih ve planlama becerisi kişilere ait.

Kitabımızda enteresan bir ayet var. "Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. " (Talak süresi 2 ve3. ayet)

Allah ayette de belirtildiği üzere insanı hiç ummadığı yerde ve zamanda rızıklandırır. Bu rızıklandırma  kişinin bazı çabalarına bağlıdır. Bazı rızıklar birtakım eylemlerin arkasına gizlenmiştir. O eylemi yaparsanız arkasına yerleştirilen rızka nail olursunuz. O zaman fırsatı gelen hiç bir ameli kaçırmamak gerekir. Tabi ki bizler amellerimizi "Bakalım bu amelin arkasından Allah ne verecek?" diye yapmayız böyle bir beklentimiz ve ummamız olmaz. Tam da bu noktada bizi ummadığımız yerden rızıklandırır.

İyilik ve hayır fırsatçısı olun. Çünkü giden ve kaçan fırsat bir daha ele gelmez. Sevdiğim güzel bir söz var:"Fırsatlar, önünde saç bulunan arkası kel bir baş gibidir. Önünüze geldiğinizde elinizi atarsanız yakalarsınız. Önünüzden geçtikten sonra istediğiniz kadar elinizi atın yakalayamazsınız."

"Hayat fırsatları değerlendirmeden ibarettir." sözü bir baka enfes bir söz.

İmkanları fırsata dönüştürmek, iyi bir bakış açısı oluşturmaya bağlıdır.

Fırsatları görebilmek biraz beceri gerektirir. Beynin o konuda biraz egzersiz yapması gereklidir.

Fırsat üretmek o daha büyük bir maharet gerektirir.

Fırsatları görebilmek önünüze gelen fırsatı görmekle ilgiliyken fırsat yaratmak, o anda görünen bir fırsat yoktur ama siz orada gelmekte olan fırsatı görür ve fırsat oluşturursunuz.

Vesile ve fırsat üretmek Allah'ın bir emridir ve şöyle buyurur:" Ey iman edenler, Allah'a karşı saygılı olun ve sizi ona ulaştıracak bir vesile üretin."

Kazanmak istiyorsanız veya daha fazla kazanmak istiyorsanız patenti size ait olan iyilikler bulmalı ve bunu yaymak için çaba göstermeniz gerekir.

Bu konuda Peygamberimizin şu çok önemli sözü bize ışık tutuyor. “Kim bir güzel bir iyilik başlatırsa daha sonra o iyiliği yapanların sevabının aynısı ilk başlatana da verilir ve diğerlerinin sevabından hiçbir şey eksiltilmez.”

Öyleyse Allah’ın verdiği imkanların en güzel şekilde farkına vararak elimize geçen tüm fırsatları değerlendirmeli, fırsat kollamalı ve fırsat üretmeliyiz.

Yaşamak en büyük imkandır ve en önemli fırsattır.

Haydi o zaman ne duruyoruz?

Şimdi eylem zamanı hem de en salihinden en kalitelisinden.

Muhabbetlerimle

ALİYA İZZETBEGOVİÇ’TEN GÜZEL SÖZLER

  • Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler.

-         Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi Müslüman olarak düşünmeye başlayın.

-         Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.

-         Kur'an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O'na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır. 

-         Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.

-         Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.

-         Bir kelimeyi hiç aklınızdan çıkarmayın: Devlet. Devletin ne kadar önemli olduğunu hepimiz idrak etmeliyiz. Devletsiz bir millet boşluğa düşer, rüzgarda savrulup gider.

-         Ben Avrupa’ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim