• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

İmha emri

Ufuk Karadavut

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet’e 8 Ocak 2014′te bir yazı gönderdiği ve bu yazıda 15 Aralık 2013′ten sonra yapılan dinlemelerin sonlandırılması ve savcılık nezaretinde imha edilmesinin istendiği belirlenmiş. Konu ile ilgili olarak ayrıntılı bilgiler zaten gazetelerde fazlasıyla mevcut. Belgelerin ve bilgilerin savcılık gözetiminde imha edilmesi konusu ise baştanbaşa bir hukuk ihlalidir. Gerçi bizzat meclis başkanı Cemil Çiçek’in “hukuk bitmiştir” dediği bir ortamda zaten ne diyelim ki. Ama yine de bunları söylemek gerekiyor. Belgeleri ve bilgileri yok edemezsiniz. Varsayın ki edildi. Gerçekten edildiğine nasıl inanılır. Kopyalarının alınıp alınmadığını nereden bileceğiz. Bunları dinleyenlerin kopyalarını da eminim bir yerlerde yedeklerler.

Burada aslı mesele şurada; verilen bu emrin yerine getirilmesi ile başlayan süreçte aklımıza takılan ve Sezgin Tanrıkulu’nun sorduğu soruların cevaplarıdır. Tanrıkulu sorusunda “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren kaç adet soruşturma ve hazırlık dosyası için benzeri biçimde iletişim, izleme ve takip kayıtlarının imhası için kolluk kuvvetlerine talimat verdi? Bu soruşturmaların içerik özeti ve soruşturma numaraları nedir, imhasına hangi adli ve kolluk görevlileri eşlik etmiştir? Savcılığın bu imha talimatlarının yıllara göre dağılımı nedir? Bu talimatların, her bir kolluk kuvvetine göre dağılımı nedir? Bu taleplerin ne kadarı yerine getirildi? Zamanında ve usulüne uygun biçimde bu tür kayıtların imha edilmesini sağlamadığı için hakkında adli, idari işlem yapılan kamu görevlisi var mıdır? Varsa bu kamu görevlilerinin sayısı, çalıştıkları kuruma göre dağılımı kaçtır? Benzeri dinleme-izleme kayıtlarını kişisel çıkarları veya belli yapılanmalar için kullandığı gerekçesiyle son 10 yıl içinde kaç kamu görevlisi hakkında adli, idari işlem yapıldı, hangi cezaları aldılar, akıbetleri ne olmuştur, bunların yıllara göre dağılımı nedir?

Eğer bunlar yıllardan beridir imha ediliyorsa aslında CMK’ya göre suç işlenmiş olmaktadır. Emniyetin yazısı 8 Ocak tarihinde gönderilmiştir. Bu nedenle bu tarihten önceki dinleme ya da görüntü kayıtlarının imha edilmesini isteyemez. Yasa gayet açık. Eğer dikkate alan olursa. Yasaya göre soruşturmayla ilgisi olmayan kişisel ve özel nitelik taşıyan tutanakların imha edilmesi bir suç ise henüz soruşturma aşamasında olan ve delillerin hangisinin suç unsuru taşıdığı, hangisinin özel hayat kapsamında olduğu belirlenmemiş delillerin imha edilmesi aslına bir delil karartma olarak değerlendirilebilir. Bunu yapanların yarın “delil karartanlar” ya da “görevlerini kötüye kullananlar” olarak suçlanmayacaklarını kim bilebilir. Öyle bir ortamda yaşıyoruz ki tabiri caizse “at izi it izine karışmış” durumdadır. Yarının ne getireceği ve ne götüreceği de belli değildir. Baksanıza daha dün Balyoz ve Ergenekon olarak isimlendirilen davalarda dosyalara sürekli olarak yeni deliller konuluyordu. O zaman kimse çıkıp ta “bu böyle olmaz” demiyordu. Diyebilen çok az sayıdaki kişi de “Ergenekoncu”, “Balyozcu” “Darbeci” gibi nitelendirmeler ile baskı altına alınarak suçlanıyorlardı.  Silinen ya da silinmek istenen delillerin ve belgelerin yarın gerektiğinde kullanılmayacaksa adalet nasıl tecelli edecektir. Yapılan uygulama kesinlikle normal zamanların uygulaması olarak kabul edilemez.

15 Aralıktan önceki tüm teknik ve fiziki takip tutanakları yer alırken bundan sonrakiler yer almıyor. Mesela İstanbul Etiler’deki Polis Okulu’nun arazisinin imara açılması için yapılan görüşmeler, Türkiye Gençlik ve Eğitim Hizmetleri Vakfı’na gönderilen paralar, Sabah-Atv satışındaki usulsüzlük iddiaları, iş adamlarının konuşmaları, Başbakan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen konuşmalar da dâhil bütün takip tutanakları otomatikman silinecek ve değerlendirmeye alınmayacak. Bu bize çok ağır bir şekilde geri dönecektir. Kötü örnek her zaman için uygulaması en tatlı olanıdır. Bu nedenle kim iktidara gelirse gelsin, gücü kim elinde tutarsa tutusun yaptıkları ve yapacakları her türlü haksızlık ve yolsuzluk durumunda delilleri yok ettirebileceklerdir. Aslında yapılan şimdiyi değil geleceğimizi de doğrudan etkileyecek ve yönlendirecek özellikler taşımaktadır. İnşallah çok geç olmadan yanlıştan dönülür. Tabi dönülecek nokta geçilmediyse…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ff
07 Mart 2014 Cuma 10:57
10:57
ağzı olan konuşuyor veya yazıyor.. senin eline de mi sıkıştırdılar birkaç parça tape. şimdi sen chp yemi oy verecen MHP ye mi bulunduğun ilde chp biraz güçlü(ak partinin tabiki çok gerisinde), hani geçmişte mankenlerin chplilerin dediği gibi bidon kafalılar yine de anlamadılar diyorsun herhalde şunu bil bu millet basiretlidir...
95.0.67.2
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim