• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -7 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

İmanın gençleşmesi

Cahit Karaalp

İnsan hayatının en önemli en görkemli en verimli zamanıdır gençlik… Sapmaların en yoğun olduğu, kaymaların en çok yaşandığı zaman dilimidir gençlik… Gençlik, hep arzulanır… Çocuk genç olmak ister, yaşlı genç olmak ister… Gençlik, ortasıdır ömrün… Gençlik, insan ömrünün en bereketli ve hareketli dönemidir… Gençlik her örgütün hedefidir… Her örgüt gençlik üzerinden yapar hesaplarını, gençlerle yapar yapacağını…

 

         Gençler! Size yönelmiş zalimler… Size en güzel imkânları vermekteler… Hevanıza hitap eden her şeyi önünüze sermekteler… Sizi bilmediğiniz şekillerde derdest etmekteler… Sizi sizden, sizi kimliğinizden, sizi kişiliğinizden, sizi dininizden çekip küfrün karanlıklarına götürmekteler…

 

           Adına özgürlük, adına ilericilik, adına medeniyet, adına çağdaşlık demekteler… Gençler! Zalimler en çok imanlı gençlikten çekinirler… Gençliğin imanlı yetişmesini tehlike bilirler… Bunun için gençliğe yönelirler, gençliği tüketirler…

 

         Gençler! Çağın zalimleri sizi imandan etmeyi hedef edinmişler… Sizi imandan ettiklerinde rahata erecekler… Zalimlerde çok iyi biliyor ki gençliğin sinesine iman girerse, iman ve gençlik birleşirse işler değişir… İman gençleşir… Tehlike büyür, önü alınmaz bir hale gelir… Bunun için diyorlar; bozmaya gençlikten başlayacaksın, idealsiz, hedefsiz, imansız bir gençlik yetiştireceksin… Bunun için tüm imkânlarını seferber edeceksin…

 

           Gençler! Tarihte gençliğini imana kurban vermiş nice örnekleriniz var… Habil, Allaha kul olan ilk gençti… Ve takvalı olduğu için şehid edildi… Nuh, genç yaşta başladığı davayı 950 sene sürdürdü… İbrahim, zalim düzene genç yaşta isyan etti, ateşlere atıldı, hicrete maruz kaldı…  İsmail, rabbin yolunda kesilmek için genç yaşta bıçağın altına yattı…

 

            Yusuf, genç yaşta zindana girdi, zina ile zindan arasında kaldığında zindanı tercih etti… İmanına leke getirmemek, imana ihanet etmemek, başkasının namusuna el sürmemek için yıllarca zindan da kaldı… Musa, genç yaşta iman yolunda sürgünlere yaşadı, Firavun’a baş kaldırdı, mazlum halkının kurtuluş mücadelesini verdi… Meryem genç yaşta İsa’yı rabbin emriyle yüklendi, Allaha hizmet eden mescide hizmet etti…

 

            İsa, zorba İsrailoğullarını genç yaşta hakka davet etti, çarmıha gerilmek istendi… Yahya, genç yaşta zalim güçlerin hedefi oldu… Ve daha nice gençler… Gençliklerini iman yolunda tükettiler… Rabbe kul olmanın sevincine erdiler… Peygamberlik kırk yaşında gelir sözüne aldanma, bu örnekler peygamberliğin genç yaşta geldiğini gösterir… Yani Allah peygamberleri gençlerden göndermiştir…

 

            Ashab-ı Kehf, zulüm diyarında bir avuç gençtiler… İmanla öne geçtiler… İmanı sinelerinde gizlediler… İman davasını gizliden gizliye yürüttüler… İman için dağlara yürüdüler… Kâinatın rabbine baş kaldıranlara baş kaldırdılar… Dünyalıklara, makamlara aldanmadılar… Kaybettiklerine aldırmadılar… Geriye dönüp bakmadılar… İmanlarını kurtarma kaygısındaydılar…

 

        Ashab-ı Kehf’ten öğreneceğimiz çok şey var gençler… Onlarda sizler gibi gençtiler… Zulmün sarayında önemli görevlerdeydiler… Çalışıyorlardı gizliden gizliye… İmanları selamet bulsun diye… Ve bir gün haykırdılar imanlarını… Allahtan başka ilah tanımadıklarını… Sarstılar saray ulularını… İlahi rızanın karşısında hiçe saydılar varlıklarını… Ve ayırdılar yollarını… Terk ettiler tuğyanca sunulan tüm imkânları…        

 

            Mesken tuttular dağları… Birkaç gençti hepsi… Tağuta yakalanıp ölmemekti dilekleri… Ölümden korktuklarından değildi kaçışları… Davanın yaşaması içindi tüm çabaları… Meydanı tuğyana bırakmamaktı arzuları… Ve çekildiler bir mağaraya… Uyutuldular yüzyıllarca… Ve uyandılar uykudan… Her yer güllük gülistan…

 

          Ektikleri iman tohumları filizlenmiş, meyve vermişti… Şirk dini yerini tevhide terk etmişti… Kendilerini süren şehir ayaklarına gelmişti… Bu davanın sahibinin Allah olduğunu, Allahın davasının olmazsa olmazları olmadıklarını anladılar… Onlar olmasa da bu davanın yaşayacağını gördüler… Biz olmazsak dava biter diyenlere mesaj oldular…  Kişilerin dava için amaç değil araç olduklarını anladılar…

 

          Ashabı kehfin kaçışı bizlere imanın vatan bulma yolculuğunu anlatır… Saray imana zindan olmaya başladığında yapılması gereken imanı özgürleştirmek ve rahata son vermektir… İşte Ashab-ı Kehf buna en güzel örnektir…

 

         Gençler! İmanı gençleştirin… Gençlikle birleşen imanı dinamikleştirin… İmanınızı kurtarın, gençliğin imanlı olması için çalışın… İman yolunda dava sahipleri olun… Çağın imkân ve şatafatına aldanmayın… Unutmayın! İman imkândır, her yer imana mekândır, iman varsa imkânda vardır, iman hayattaki tek kârdır…

 

         GENÇLER! EĞER HAKKIYLA İMAN EDERSENİZ, İMANINIZDAN DOLAYI SİZİ DAĞA SÜREN ŞEHİR AYAĞINIZA GELECEKTİR… TARİH BUNA ŞAHİTTİR…

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim