• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 22 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

İmam mı yoksa Namaz kıldırma memuru mu?

Sami Gediz

İmamların namaz kıldırma memurluğu dışına çıkıp, gerçekten imamlık yapmaları konusunu farklı bir şekilde ele alabiliriz. Hepimizin mahallesinde bir yada daha fazla sayıda imam bulunuyor. Bu yazımda imamlarımıza olumsuz değil ama yapıcı eleştirilerde bulunmak istiyorum. Bir mahallede yada dışarıda otururken cami imamı geldiğinde hepimiz saygı duyar, kutsal bir meslek yaptığına inanır ve samimiyetine inanırız. Tabi imamlar bu vasfı iyi taşımalıdırlar. Hutbelerde veya sohbetlerinde gündemle ilgili vatandaşlara doğru ve güvenilir açıklamalar yapmalıdırlar. Mesela Bir imam namaz çıkışı gidip mahallenin kahvesine oturmalı. Madem siz camiye gelmiyorsunuz ben sizin yanınıza geliyorum deyip orada oturanlarla sohbet etmeli, dertlerini paylaşıp onları doğruya yöneltici, ılımlı konuşmalar yapmalı.

***

Geçtiğimiz Cuma namazını merkezde bir camide kıldım. Namaz öncesi vaiz veren Hoca, çok açık yürekliydi. Gerçekten çok beğendim. Soma faciasına değindi. Orada hayatını kaybedenlere bir gazeteci “Müstehaktır” demiş. Bu tam anlamıyla münafıklıktır dedi. Gerçekten çok şaşırdım. Bu kadar açık yüreklilikle ve samimi bir şekilde verdiği örneklerle yazarın yazısını yerden yere vurdu. Bu olay eski zamanlarda yaşansaydı o hocanın akibetini kestiremezdim ama günümüzde imamlarımızda rahat bir şekilde konuşabiliyor. Bu rahatlığı kullanıp, mahallede vatandaşla sık sık bir araya gelmeli diye düşünüyorum. Bu mahallelide güzel bir izlenim bırakacaktır. İmamlar sadece cami cemaati ile oturup kalkmamalı, camiye gelmeyenlere de aynı samimiyeti gösterirse kendisine ve camiye karşı bir yaklaşım görebilir. İmamlar aynı zamanda mahallelerindeki cenazelere gidip dua etmeli, evin acısını paylaşmalıdır. Düğünlerde gidip elinden geleni yapmalıdır. Düğün ve cenazede okunması gereken duaları kendisine görev edinmelidir. Bu konulara önem verirsek toplumsal olarak daha ferah günlere uyanabiliriz. Dediğim gibi İmam sadece ‘Namaz kıldırma memuru’ olarak kalmamalıdır. Müftülüğümüz de bu konuda gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum. Bu konuyu Sayın Valimiz Muammer Erol Bey’i ziyaretimizde konuştuk. Valimizin şehrimiz ile ilgili önemli düşünceleri var. Umarız hepsi zamanla oluşur. Bizler elimizi bu şehir için taşın altına koyduk, ya hep birlikte el birliğiyle o taşı kaldıracağız yada kaldıracağız. Başka yolu yok…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Doksanaltı mezunları
29 Mayıs 2014 Perşembe 09:33
09:33
Bir de magazin gazetesi çıkaran "İmam Hatipli"ler ile ilgili bir yazı kaleme alınsa..
88.252.248.149
abdullah
28 Mayıs 2014 Çarşamba 13:45
13:45
sn. yazar,
düşünce özgürlüğü diyorsun, eskiden böyle değiyorsun ama, eskiden de şimdi de aynı. nasıl mı? eskiden iktidardakiler eleştirilirdi, hocalarımız tarafından ve anında yerleri değiştirilir, soruşturma açılırdı. şimdi ise sn. hocamız muhalif birini eleştirmiş, kıza kıza ve haklı olarak. şimdi sayın hocamız iktidarı eleştirdiğini varsayalım ve o zaman konuşalım, gerçekten fikir özgürlüğü varmı? diye. mesela hoca iktidarın faiz politikası yere batsın, faiz ALLAH ın haram kıldığı en büyük günahtır. hükümet faizleri düşürerek kolayca kredi çekilmesini sağlıyor ve haramı meşrulaştırıyor, dese, nolur acaba?
195.175.201.98
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim