• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 12 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

İmam Hatipleri kim bitirdi?

Fahri Kubilay

Konya Bölgesi İHL öğrencileri Kur’an-ı Kerim Okuma Yarışması Seydişehir’de yapıldı. Seydişehir Belediye Düğün Salonu’nun da yapılan yarışmaya yoğun katılım vardı. Belediye Düğün Salonu’nu hınca hınç dolduran Seydişehirli Kur’an-ı Kerim müdavimleri, yine unutamayacakları bir gün yaşadılar.

Konya Bölgesi’nde bulunan 22 İmam Hatip Lisesinden 21’i yarışmaya katıldı. Her yıl değişik ilçelerde yapılan Kur’an-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması en son 1996 -2005 yıllarında Seydişehir de yapılmıştı. Başka etkinliklerin aksine, Belediye Düğün Salonu yoğun bir kalabalığı bünyesinde barındırmasına rağmen katılımcılar, huşu içinde Kur’an-ı Kerim dinleme fırsatı buldular. Seydişehir Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yaptığı organizasyon neredeyse kusursuzdu. Her şey düşünülmüş, ilçe halkı da her zaman olduğu gibi söz konusu Kur’an olunca yapmaları gerekeni yapmış ve salonu hınca hınç doldurmuşlardı. Seydişehir’de yapılan iki yarışmayı da izleme fırsatı buldum. Önceki yarışmayı hatırlamıyorum ama bu yarışmada ilçemizi temsil eden kardeşlerimizin sayısı 14’tü. Bu tür yarışmalarda; “herkesin birinci” olduğunu söylemek bir “laf-ı güzaftır.” O zaman adama; “yarışmaya ne gerek var?” diye sorarlar. Elbette her yarışmanın derece yapanları olacaktır.

Salona gelenlerin içinde yarışma boyunca, yarışmacıların arasında dolaşanları gördüm. Yarışma boyunca Kur’an okuyan öğrencileri pür dikkat dinleyenleri de... Bu izleyiciler arasında yarışmacıları gülümseyerek izleyenleri de gördüm. Buna mukabil bazen de, “olmadı” der gibi beğenilerini dışa vuranlara şahitlik ettim. Neticede tıpkı 2005 yılında olduğu gibi ilk üç dereceyi yine Konya’dan gelen yarışmacılar paylaşmıştı.

İlk beş, juri haricinde, dinleyenler tarafından belirlenmişti. Yarışma sonunda da bu sıralama tescillenmiş oldu.

Buraya kadar her şey güzeldi. Yarışma ile ilgili olarak hiç kimsenin menfi bir şey söyleyeceğini zannetmiyorum. Her okulun, kendi kapasitesi içinde, bu alanda en iyilerini yarıştırdığından eminim.

Bunun yanında, üzerinde durulup, tartışılması gereken çok önemli bir ayrıntı göze çarptı. Bu da İlçe İHL’lerinin çözüm üretmesi gereken ciddi sorunlarının olduğudur. Görüldü ki, bırakın jüriyi, salondaki dinleyiciler bile İlçe İHL temsilcilerinden hiç de memnun kalmamışlardı.

Bu durum “İHL’lerin içinin boşaltıldığının” deliliydi sanki. İHL’lerle ilgisi olan herkes bilir ve inanır ki; İHL’ler 28 Şubat ile birlikte bitirilmiştir. Pekala gerçek budur ama bu durumdan yeni mi haberin oldu? “Günaydın!” demezler mi adama? Şimdi buradan sormak istiyorum. İHL’ler bitirilirken bizler ne yaptık? Ya da İHL’leleri yalnız ve ancak 28 Şubat mı bitirdi?

İmam hatiplerin bu hale gelmesinde;

1.28 Şubat süreci; bu okulların orta sınıfını kapatarak ve katsayı adaletsizliğini getirerek okulların bitmesi için düğmeye basılan bir süreçtir.

2.Bunun böyle olduğunu görüp de din bezirgânlıgı yapanlar; “İHL’leri bitirdiler” diyerek konuyu ajite ettiler ama gelin görün ki kendi çocuğunu bile İHL’lere göndermeyerek bu bitiş sürecine destek oldular.

3. 28 Şubat öncesinde, bünyesinde binlerle ifade edilen öğrenci bulunduran okullar 28 şubat sonrası her türlü olumsuz şartlara rağmen; “ben çocuğumu İHL’lere vereceğim” diyen velilerle neredeyse alay ettiler, onları küçümsediler ve bu sürece en büyük katkıyı kendileri sağladılar. “Bunu gören eski imam hatip mezunları bu okulların öğrencisizlikten kapanma tehlikesine karşı köy dolaşıp öğrenci aradılar..

Bu gerçekleri dile getirmek, tarafların nefes alıp verme katsayılarını bir hayli artırabilir, burunlarından solumalarına neden olabilir, bu yazının yazarına kızgınlıklarını daha da artırabilir ama bu durum benim çok da umurumda değildir. Olayı kişiselleştirmeden, çamur atmadan bir veli olarak da konunun doğrudan bir tarafı olarak arzu ettiğim husus bu sorunların tartışılmasıdır.

Okulla ilgisi olan herkesin, kapalı kapılar arakasında bu konuları dillendirmekte olduklarını da çok iyi biliyor ve görüyorum.

Ne demek istediğimin tam olarak anlaşılabilmesi için konuyu biraz daha detaylandıralım isterseniz. Detaylandıralım da ortada bir sorun olup olmadığına siz karar verin.

Öğrencisizlikten kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalan bu okullarda son birkaç yılda yaşanan okulunun başarısına ve eğitimine büyük katkı sağlayan! Anlayışa sadece bir kaç örnek“Bir okulda, öğrenciye yumruk atmak eğitimin bir parçası mıdır? Bir öğrenciye sosyolojik ve psikolojik baskı yaparak, onu “geri zekâlı” muamelesine tabi tutmak eğitimin bir parçası olabilir mi?

İşi gücü bırakıp, sırf hafiyeliğe soyunmak; sokaklarda sigara içme takibi yapılmak, başarıyı artıcı ne gibi bir etkisi vardır? Diğer taraftan öğrencisi ile oturup tabaka değiştirmek, onunla yüz göz olmak da neyin nesi?

Kendisi insan olmaya çalışırken, öğrencisini melek yapmaya uğraşmak, kendi kafa yapısına uymayan öğrencileri dışlamak, onun açığını arayıp diz çöktürmeye çalışmak, bunu kendi hataları yüzünden öğrencilerin sevgisizliğine muhatap olanların, bu durumlarını öğrencilerden öç alarak kapatmaya ve devletin kendisine vermiş olduğu yetkileri “notu ve disiplin kurulunu silah olarak kullanmak şahsi kaprislerine kurban etmeye çalışmak eğitimin hangi kitabında yazmaktadır beyler?

Gelişen ve değişen şartlara ayak uyduramayan, misyonunu ve vizyonu kaybetmiş, öğrenciye ve topluma verecek hiçbir şeyi kalmamış bir anlayışın, çağdaş eğitim sisteminde yeri yoktur. “Var” diyorsanız sonuca bakın anlarsınız.

Bir veli olarak bir imam hatip sevdalısı olarak isterseniz bu örnekleri daha da çoğaltabilirim ama şimdilik yeter diyorum.

Sonuç olarak diyorum ki; İmam Hatiplik ruhunu yüreğinde hisseden ve öğrenciyi insan gibi gören, onları kendi çocuğu gibi görüp onları kucaklayan, onları yüreği ile seven, ötelemeyen -kucaklayan, dışlamayıp bağrına basan, öğrencilere bir ana bir baba şefkati ile yaklaşan, yürekleri imam hatip sevdası ile atan, merhamet dolu eğitimcilerimizin başımızın üstünde yerleri vardır.

Onlara söyleyecek hiçbir sözümüz olamaz. Onlar bizim ve toplumun en önemli değerleridirler.

Anadolu’da İmam hatiplilik ruhunun yaşatılması her şeyden önündedir. Bu toplumdaki bu ruhu öldürmeyin beyler.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet güççükdere
24 Mart 2012 Cumartesi 09:12
Kim bitirdi cevap veriyorum.
Rahmetli Erbakan hoca ve yandaşları İmam Hatip Okullarını kendilerinin arka bahçesi ilan ederek, Başörtüsünüde herkez onların önünde saygı duruşu yapacak diyerek, 28 şubata davetiyeyi bizzat kendisi çıkararak İmam Hatip Okullarını ve Başörtüsünü bitirmiştir. Oğuzhan Asiltürk'ün beyanatlarına bakarsak silivride tutuklu asker komutanları anti Amerikancı niteleyerek insanda acaba bu da mı ergenekoncu intibaı uyandırıyor. Sorunuza kısa cevap budur.
78.160.184.180
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim