• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Konya 17 °C
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı

İmam Hatip ruhunu yaşamak ve yaşatmak

Ali Akpınar

Geçtiğimiz hafta Konya’mızda Din Öğretiminde Kalite İmam Hatip Liseleri Sorunları ve Çözümleri Çalıştayının ikincisi yapıldı. Timav ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen çalıştayda iki gün boyunca meseleler tartışıldı. Çalıştay açılışında etkili ve yetkili ağızlar İmam Hatip gerçeğine dikkat çektiler, İmam Hatipli olmanın önemi ve sorumluluğuna vurgu yaptılar. Bu vesileyle birkaç hususa dikkatlerinizi çekmeyi uygun buldum.

İmam Hatipli olmak bir markadır, bu isim korunmalı ve içi doldurulmalıdır. Bu ise İmam Hatipli ruhunun doğru anlaşılması, yaşanması ve yaşatılmasıyla mümkün olacaktır.

İmam Hatip okulunda okumak, camide imam yahut hatip olmayı gerektirmez. Asıl olan iyilik ve hayır öncüleri olabilmek, dinin sunumunu en güzel söylevlerle yapabilmektir. Elbette camilerde imam ve hatiplik yapmak da onurlu bir görevdir.

İmam Hatip ruhuna sahip olmak yalnızca imam Hatip’te okumayı gerektirmez. İmam Hatipli olmadığı halde bu ruha sahip olan nice İmam Hatip sevdalısı vardır.

İmam Hatip ruhunu yaşatmak için, her aileden en az bir kişinin bu okullardan geçmesi gerekir. İmam hatipli olmak, kuru bir iddia ve slogan değildir. Bir aileden birden fazla kişi, hatta ailenin tüm bireyleri İmam Hatip tezgâhından geçebilir. Çünkü toplumun temel din eğitimini almış ev hanımlarına, anne babalara, işçilere, işverenlere, esnaflara, mühendislere, hukukçulara, yöneticilere ihtiyacı vardır.

% 99’dan fazlası Müslüman olduğunu söyleyen şu toplum, doğru din öğretisine muhtaçtır. Zira insanımızın önemli bir kesimi doğru bir din anlayışına sahip değildir. Onların bidat ve hurafelerden uzak, eksik ve yanlış din anlayışından kurtarılabilmesi için sağlam ilmî temellere sahip, Hakka adanmış, insanlık sevdalısı, din gönüllüsü İmam Hatipli insanlara ihtiyaç vardır. Onların sayılarını artırmalıyız.

Bugün din öğretimini önünde ciddi bir engel kalmamıştır. Artık hiç kimse herhangi bir mazeret ileri sürerek din hizmetinden, öğrenme ve öğretme işinden geri duramaz. İmam Hatiplilerin önünü kesmeye yönelik katsayı sorunu çözülmüştür. Ortamı yozlaştırmaya yönelik başörtüsü sorunu çözülmüştür. İnsanları tedirgin eden fişleme, kota gibi sorunlar büyük ölçüde çözülmüştür.

28 Şubat öncesi beşyüz binden fazla öğrencisi olan İmam Hatipler, iki binli yıllarda 60 bin öğrenciye kadar düşürülmüştür. Bugün yalnızca Konya’da İmam Hatiplerde okuyan öğrenci sayısı 60 bin civarındadır. Bu hamd edilecek bir durumdur, bu büyük nimet şükredilmeyi beklemektedir.

İmam Hatiplerin ve orada okuyan öğrencilerin sayısının artmasından korkmamak gerekir. Sayı arttı kalite düştü gerekçesiyle sayının artmasından tedirgin olmamak gerekir. Zira eğitim rekabet ortamı isteyen bir süreçtir. Sayı ne kadar artarsa, kaliteli insanların sayısı o kadar artacaktır.

Bizim de öğretmen olduğumuz 94’lü yıllarda Konya İmam Hatipte hafızlık, ezan okuma, Kur’ân okuma birincileri çıktığı gibi, Üniversite sınavlarında dereceye giren öğrenciler de yetişiyordu; pek çok dalda sporda birinci öğrenciler de yetişiyordu.

Yine 28 Şubat sürecinde Sivas İlahiyat Fakültesinde çalışırken Fakültede 60 hocamıza karşılık yalnızca 80 öğrencimiz vardı. İki blok halindeki Fakülte binamızda in-cin top oynuyordu. İlahiyat puanları oldukça yükselmişti. Fakültede bir buçuk öğrenciye bir hoca düşüyordu. Bize o zaman çok kaliteli öğrenciler yetiştiriyor olmalısınız diyorlardı. Ama sonuç hiç de öyle olmamış, belki de en kalitesiz eğitim o dönemde olmuştu. Bu yüzden sayının artmasından endişe etmemek gerekir. Elbette bunun yanında niteliğin iyileştirilmesi, eğitim-öğretimin içinin doldurulması için gerekenler yapılmalıdır.

Son olarak bir tespitimiz de şudur: İmam Hatiplerin zor zamanlarında mücadele ruhuyla dolu, fedakâr ve cefakâr çok kaliteli adamlar bu okullarda yetişmiştir. Bugün bunca sayı ve imkâna rağmen kalite çıtasını yukarı çekme nöbeti hepimizdedir. Dini uğruna ihlasla çalışıp gayret edenlere, Nusret ve izzet lütfedecek olan ise Yüce Allah’tır.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim