• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Konya -4 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

İftirayla Mücadele Birliği’nin tavrı

Ufuk Karadavut

Şimdi bu birlikte ne diyebilirsiniz. Belki de aklınıza çeşitli senaryolar gelecek. Ama sakin olun. Size herhangi bir senaryo anlatmayacak ve herhangi bir komplo teorisi üretmeyeceğim. Ancak halen var olan ve dünya genelinde Yahudilerin etkinliklerini her yerde gösterdikleri bir birliktelikten bahsedeceğim. Bu birliktelik özellikle dünya genelinde Yahudi karşıtlığı ile mücadele etmek için kurulmuştur.

İftirayla ve İnkarla Mücadele Birliği yada kamuoyunda bilinen şekliyle ADL (Anti-Defamation League). Bu kuruluş ABD ‘de çalışmalarını yürütmektedir. Oldukça etkin bir yapısı vardır. Uzun zamandan beri ‘sözde Ermeni soykırımı' konusunda tarafsız kalmayı yeğleyen ADL önceki gün aldığı ani bir kararla sözde soykırımı tanıdığını açıklaması Türkiye'de soğuk duş etkisi yarattı. ADL'den yapılan açıklama aslında bu konuya hiç tarafsız olmadıkları ve daima taraf olduklarının da bir göstergesi durumunda; “1915-1918 olaylarını her zaman Ermenilere karşı katliam ve zulüm olarak değerlendirdik. Yeniden gözden geçirdiğimizde bu girişimin sonuçlarının hakikaten soykırımla eşdeğer olduğu görüşüne ulaştık“.

Bu açıklamalarına rağmen ileriki dönemlerde ABD Kongresinde bu ay içerisinde yapılacak görüşmelerde ‘soykırımı savunmayacaklarını’ ifade etmeleri nasıl açıklanacaktır. Bunun açıklanması gereken bir anlamının olması gereklidir. Acaba şimdiye kadar tarafsız gibi görünüp bu konuda kendilerini göstermeyenler şimdi ne olmuştu da kendilerini gösterme ihtiyacı hissetmişlerdi?. Oysa Babil sürgünüyle başlayarak II. Dünya Savaşına kadar devam eden Yahudilerin katledilmesi, diyar diyar sürülmesine ilk büyük tepki 1492'de II. Beyazıt Han'ın binlerce İspanya Yahudilerini (Sefarad) Osmanlı topraklarına getirmiştir. Aslına bakılırsa bu konuda Türklere büyük bir minnet ile bağlı olmaları gerekir. Şimdiye kadar ses çıkarmamalarının bir sebebi de bu olabilir.

Bazı uzmanlar Museviler'in bu tavır değişikliğini ‘aba altından sopa göstermek' olarak tanımlamaktadırlar. Gerek Irak işgali gerekse Filistin'de yaşanan olaylar nedeniyle Türkiye'de ABD ve Yahudi düşmanlığının giderek artması üzerine ADL'nin bu konuda Türkiye’ye baskı yapmak istediği ifade edilmektedir.

Bazı uzmanlar ise ‘Türkiye'nin son yıllarda İran'la devam eden iyi ilişkileri ve enerji alanında yapılan anlaşmalar ve Hamas lideri Meşal'in  Türkiye ziyareti de Yahudilerin Türkiye'ye tepkisini artırmıştır. ABD Temsilciler meclisinde bekleyen tasarıyı halen 435 üyeden 225'inin desteklediği düşünüldüğünde yakın bir gelecekte Türkiye'nin bu konuda daha fazla sıkıntı yaşayacağı da olası bir gelişmedir.’ Şeklinde açıklamalar yapmaktadır.  

ADL’nin ulusal direktörü Abraham Foxman Boston kenti bölgesinde yayımlanan The Jewish Advocate adlı Yahudi dergisinde çıkan ve ADL’nin internet sayfasında da yer alan son makalesinde, “On yıllardır Türkiye’deki Yahudi cemaatiyle yakın temasımız var. Bu cemaatin liderlerinden defalarca, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türklerin Ermenilere karşı yaptığı eylemlerin soykırım olarak tanımlanması çabalarında Amerikan Yahudilerinin yer almasının etkilerinden nasıl kaygı duyduklarını işittik. Yahudileri savunan bir kuruluş olarak biz, bu kaygılara karşı kayıtsız kalamazdık. Ancak hala bir ikilemimiz vardı. Sadece Yahudi düşmanlığının (Anti-Semitizm) değil, her türlü nefretin yol açtığı tehlikeler konusunda insanları eğitmeye kendisini adamış bir kuruluş olarak biz, Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde Ermenilerin başına gelen korkunç trajediyi ihmal edemezdik, ihmal etmedik de. Üst düzey Türk yetkilileriyle toplantılarımızda, onlara geçmişle yüzleşmeleri ve ne olduğu hakkında konuşmaları yönünde telkinde bulunduk. Bunu defalarca yaptık ve yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’den bazı cılızda olsa tepkilerin gelmesi üzerine ADL’den yeni bir açıklama yapıldı. ADL Ulusal Başkanı Glen Lewy ve Ulusal Direktörü Abraham Foxman’in imzalarıyla yayınlanan açıklamada, “iki ülke arasındaki geniş görüş ayrılıklarının çözülmesine katkı için, Türkiye’nin yakın zamanlarda çeşitli defalar önerdiği ortak komisyon kurulmasına, Ermenistan’ın olumlu cevap vermesini sağlayacak bir atmosferi oluşturacak adımları cesaretlendirmeliyiz” denildi. Bir diğer değişle söylenenler geri alınmadı. Özürde dilenmedi. Tam bu esnada da Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) adlı başka bir Yahudi kuruluşunun icra direktörü David Harris, teşkilatın internet sitesinde yayımlanan makalesinde, Yahudi toplumu’nun “tarihi gerçekleri koruması gerektiği”ni yazdı.

Sonuç olarak şu söylenebilir; Yahudi kuruluşlarının şimdiye kadar ki sessizlikleri bozulmuş ve Türkiye karşıtlığı gibi bir görüntü vermeye başlamışlardır. Bu nedenle ABD kongresinde Eylül ayında ABD kongresinde oylanacak olan sözde Ermeni tasarısına Yahudi lobisinin destek verme olasılığı Türkiye için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. ABD kongresini etkileyecek önemli bir Türk lobisinin olmaması da olayın vahametini artırmaktadır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim