• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya 1 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

İdam edenler ve idam edilen üzerine

Ufuk Karadavut

Saddam Hüseyin Kurban Bayramı öncesinde idam edilerek öldürüldü. İdam görüntüleri insanlarla dalga geçercesine bütün dünya televizyonlarında ilk haber olarak yer alırken, bütün gazetelerin ilk sayfalarında tam sayfa olarak yer aldı. Bu resimleri ve video filmini ne hikmetse bilen yok. Sayısı on’u geçmeyen grup içerisinde filmi çeken ya da çekenler bir türlü bulunamıyor. Her neyse bu bizim konumuz değil. Saddam’ın ölümü ile yıllardan beri sürdürülen oyun nihayet sona erdi. İngiliz The Independent gazetesi yazarı Robert Fisk Saddam için ‘Amerika tarafından yetiştirilen ve yok edilen bir diktatör’ ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadeyi bizler kullansak belki birileri hemen itiraz ederdi. Ama bu durumda kimselerden ses çıkmadığını görüyoruz.

Saddam’ın gerçekten öldürülüp öldürülmediğini bilmiyoruz. Bazı insanlar Saddam’ın öldürülmediğini Amerika’daki sahil köylerinin birinde Laden ile tatil yaptığını ifade edebiliyor. Çoğunluk ise Saddam’ın gerçekten öldürüldüğünü düşünüyor. Her ne olursa olsun sonuç şu ki, Saddam dönemi kapanmıştır. Kendisine biçilen görevi yerine getirmiş ve bir daha piyasaya çıkmamak üzere sahneden çekilmiştir.

Burada bizim dikkatimizi çeken noktalar farklı. Saddam idam edilirken yaşananlar beni çok etkiledi. İdam edilen kişi Kelime-i tevhit getirirken, idam edenler tekbir getiriyorlardı. Bunu yaptıranlar ve büyük bir keyf ile seyredenler ise ABD, İsrail, Avrupa ve İran. Müslüman Müslüman’a kırdırılıyordu ama kimsenin sesi çıkmıyordu. Seyredenler eminim büyük bir zevk almışlardır. Çünkü, Saddam’ı yargılayan Şii bir hâkim, idam ettiren ise Kürt bir savcı. Bunların tarafsız olması düşünülebilir mi?. İdam gerçekleştirildikten sonra ABD başkanı Bush yaptığı açıklamada ‘Saddam’ın idamının Irak’ın demokrasiye ulaşma sürecinde önemli bir kilometre taşı olduğunu ve yargılamanın adil bir şekilde yapıldığını’ iddia etmiştir. BM genel sekreteri ise bütün dünyanın gözleri önünde idam cezasının ‘Hükümetlerin kendi kararları olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini vurgulamıştır. Hemen aklıma şu soru geldi: 35 bin insanı öldürmekten yargılanan teröristbaşı idam cezasına çarptırıldığında en büyük tepkiyi yine bu insanlar göstermişti. Bu adamı astırmamak için ellerindeki her türlü imkanı kullanmışlar ve astırmamışlardır. Saddam asılırken demokrasi gelişiyor ama teröristbaşı asılması söz konusu olunca demokrasi ciddi anlamda zarar görüyor. Yani bildiğiniz iki yüzlülük burada da kendini gösteriyor.  

Bir diğer önemli konuda Saddam bildiğimiz kadarı ile çok sayıda davadan yargılanıyordu. Alınan bu idam cezası yalnızca bir davanın sonucu. Diğer davaların sonuçları daha belli olmadan neden alelacele asıldığı da belirsiz. Saddam’ın asılması pek çok bilinmeyenin öğrenilmesine de engel olmuş durumda. Acaba Saddam’ın konuşması birilerin rahatsız mı edecekti? Bunun için mi hemen idam uygulandı. Yasala olarak bütün davaların bitmesi gerek miyor mu? 

Kim ne derse desin ve ne düşünürse düşünsün, Saddam’ın varlığı Türkiye açısından çok iyi bir olaydı. En azından Talabani adlı PKK uzantısı cumhurbaşkanı değildi. Irak tek parçaydı ve üçe bölünmemişti. Kürdistan diye bir devlet resmen kurulmamıştı. Her gün onlarca insan öldürülmüyordu. Hatta söylenenler doğruysa, Orta Irakta ırzına geçilmemiş bir tek kız veya kadının bulunmadığı ve bilinçli olarak hamile bırakılması olmayacaktı. Irak’ın kuzeyine gidenler sınır kapılarında verdikleri paralar önceden Irak hükümetine giderken şimdiki gibi doğrudan PKK yandaşlarına gitmeyecekti. Önceleri Türk Silahlı Kuvvetleri Irak’ın kuzeyine rahatlıkla girerek sınır ötesi hareket yapabilirken şimdi girmek için ABD’den izin almak gerekiyor. Onlarında izni verdiği görülmedi. Önceden komşumuz Irak hükümeti iken şimdi komşumuz ABD hükümeti. Bunları daha uzatma imkânı var. Ama başlıcaları bunlar. Sizler biraz beyin fırtınası yaparak bunları genişletebilir ve zenginleştirebilirsiniz.

Bunları söylerken Saddam’ı iyilik meleği olarak göstermek gibi bir niyetimiz yok. Ancak Türkiye için önemli olan ve gelecekte daha büyük sorunlara yol açabileceğini düşündüğümüz olayların yaşanabileceğini vurgulamak istedik.  Irak bizim komşumuz yıllardan beri böyleydi ve böyle kalacak. Buraya misafir olarak gelenler elbet bir gün geri döneceklerdir. Ama bizim gidecek başka yerimiz yok. Bu nedenle ülkemiz çevresinde olup bitenleri dikkatle incelemek ve ona göre değerlendirmeler yapmak bizim en doğal hakkımız olmalıdır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim