• BIST 117.522
  • Altın 161,944
  • Dolar 3,7875
  • Euro 4,6596
  • Konya 3 °C
  • Fakıbaba "300 koyun" projesine açıklık getirdi
  • CHP’den ittifak teklifine karşı hamle!
  • İşte PÖH'lerin Afrin yemini... / VİDEO
  • Fakıbaba "300 koyun" projesine açıklık getirdi
  • CHP’den ittifak teklifine karşı hamle!
  • İşte PÖH'lerin Afrin yemini... / VİDEO

İbrahim Okur: Yanlış yapanların ortaya çıkması için beyanda bulunuyorum

İbrahim Okur: Yanlış yapanların ortaya çıkması için beyanda bulunuyorum
Eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, yanlış yapanların ortaya çıkması için beyanda bulunduğunu söyledi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmada, önceki celse suçlamaları reddeden eski Yargıtay üyesi Ali Yıldız, yeniden hakim karşısına çıktı.

Duruşmada, Yıldız hakkında ifade veren Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Şahin, eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, eski HSYK üyesi Kerim Tosun ile eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem tanık olarak dinlendi.

Duruşmada ilk olarak tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile duruşmaya bağlanan eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur ifade verdi.

Okur, sanığın Yargıtay'a 2011'de yapılan üye seçiminde cemaat mensubu HSYK üyelerince istenenler arasında yer aldığını söyledi.

Bu yapının Yargıtay'daki daire başkanlığı seçimlerinde sayılarından fazla bir gücü kullandıklarını gördükten sonra bunun önüne geçmek için çalışma yaptıklarını belirten Okur, yapıya dahil olmayanları bir araya getirerek bilgilendirdiklerini, yaptıkları bu toplantılara cemaatle birlikte hareket ettiğini düşündükleri isimleri çağırmadıklarını bildirdi. Okur, sanığın da çağrılmayan isimler arasında bulunduğunu kaydetti.

Bu beyanları tek kişilik koğuşta kaldığı için vermediğini ifade eden Okur, bu yapıya mensup olanları Allah rızası için çalışan kişiler olarak tanıdığını ancak yanlış işlerini görünce karşısında durduğunu, yanlış yapanların ortaya çıkması için beyanda bulunduğunu söyledi.

Okur, sanığın seçilmesine engel bir durum olmadığını ancak bu kriterleri taşıyan yaklaşık bin kişi bulunduğunu, kıdemi yetse bile bu bin kişi içinde 160'a girmenin kolay olmadığını dile getirdi.

-"Cemaat mensubuysanız içindekileri bilirsiniz"

Daha sonra Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Şahin tanık olarak ifade verdi. Şahin, 2004-2011 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanlığında görev yaptığını, sanığı da orada tanıdığını belirtti. Abdullah Şahin, "Sanığı o yapıya mensup biliyorum. 2011 eylül ayına kadar ben de o yapıdaydım. Benden hukuksuz şekilde bazı hakimlerin üzerine gidilmesi, bazlarının korunması gibi talepleri olunca ters düştük. Rest çekip ayrıldım." dedi.

Cemaatte yer aldığı dönemde Yıldız ile aynı grupta olmadığını aktaran Şahin, bu nedenle himmet verip vermediğini bilmediğini, bir toplantıda görmediğini söyledi.

Sanık avukatının "Toplantılarda görmediyseniz nasıl bu kadar net bir şekilde bu yapıya mensup olduğunu söyleyebiliyorsunuz?" sorusu üzerine Şahin, "Cemaat mensubuysanız içindekileri bilirsiniz. Siz içinde olmadığınız için anlayamazsınız." ifadesini kullandı.

FETÖ üyeliğinden tutukluyken itirafçı olarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, sanığı HSYK Teftiş Kurulunda görev yaptığı dönemden tanıdığını belirtti.

Hamsici, Yargıtay üyeliği seçiminde sanığın isminin cemaat mensubu Kurul üyelerince seçilmesi istenenler arasında yer aldığını aktardı. Sanığın örgüt toplantılarına ya da faaliyetlerine katıldığına ilişkin somut bilgisi olup olmadığı sorulan Hamsici, "Cemaatin yapılanması farklı. Mesela HSYK'da sadece Kurul üyeleri bir araya gelirdi. Sanık teftiş kurulundaydı, onun durumunu bilmiyorum. Bu nedenle bir cemaat toplantısında bir araya gelmedik." diye konuştu.

"Kendinizi kurtarmak için mi bu ifadeyi veriyorsunuz?" sorusu üzerine Hamsici, "Ben baskı, işkence görmedim. Darbe girişimini onların yaptığına kanaat getirdiğim anda itirafçı olmaya karar verdim." karşılığını verdi.

-"O tarihte zaten herkes toplantılara masum katılıyordu"

Eski HSYK Üyesi Kerim Tosun da sanık Ali Yıldız'ın dönem arkadaşı olduğunu, 2010'a kadar farklı yerlerde görev yapmaları nedeniyle görüşemediklerini savundu.

Ali Yıldız'ı herhangi bir cemaat toplantısında görmediğini, himmet adı altında cemaate para verip vermediğini bilmediğini ileri süren Tosun, Yıldız'ın örgütsel bir faaliyetine de şahit olmadığını iddia etti.

Tosun, 2010 Anayasa değişikliğine ilişkin referandumun ardından yeniden şekillenecek HSYK üyelerinin belirlenmesi için o dönem savcı olan eski HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya'nın evinde toplantı yaptıklarını anlattı.

"Bakanlık ve cemaatin listesinde kimler olacağıyla ilgili" yaklaşık 20 kişinin katıldığı bu toplantıya Ali Yıldız'ın da katıldığını belirten Tosun, "O dönemde milliyetçi muhafazakar arkadaşların katıldığı bir toplantı olarak düşünüyordum. Sonradan buraya katılanların cemaatçi olduğunu anladım." şeklinde konuştu.

Bu ev toplantısına katılmadığını savunan sanık Ali Yıldız, tanık Tosun'a, "O toplantıya sizin gibi masumca, ne olduğunu bilmeden katılanlar olmuş mudur?" diye sordu. Tosun, "O tarihte zaten herkes toplantılara masum katılıyordu. Adalet Bakanlığı da destekliyordu." dedi.

-"Cemaat mensupları tarafından ismi gündeme getirildi"

Tanık olarak dinlenen eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem ise sanığı uzaktan tanıdığını, cemaat mensubiyetine dair somut bir bilgiye sahip olmadığını ifade etti.

Yüksek yargıya üyelik seçimlerinde cemaate mensup HSYK üyeleri tarafından Yıldız'ın adının Yargıtay üyeliği için önerildiğini belirten Erdem, "Teftiş kurulu içinde efendiliğiyle bilinen bir arkadaştı. Kimse hakkında konuşmazdı, sicilleri ve terfileri de iyiydi ama cemaat mensupları tarafından ismi gündeme getirildi. Biz de sicili iyi olduğu için itiraz etmedik. Ben de kendisine oy verdim. Somut olarak örgütsel faaliyetiyle ilgili bir bilgim yok. Yargıtay'a üye seçildikten sonra da olumsuz bir şey gelmedi. Beyefendi kişiliğiyle tanınırdı." sözlerini kullandı.

Gelen belgelere ve tanık anlatımlarına karşı söz verilen sanık Ali Yıldız, tanıkların beyanlarında kendisini suçlayan somut bir ifade bulunmadığını savundu. ByLock kullandığı tespitini de kabul etmeyen Yıldız, İstanbul'da aynı suçtan yargılanan aynı adlı başka bir hakim ile kendisinin ByLock tespitinin karıştırıldığını iddia ederek, tahliyesine karar verilmesini istedi. Mahkeme talebi reddetti.

-Dursun Altınöz, ikinci kez hakim karşısına çıktı

Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmada eski Yargıtay üyesi sanık Dursun Altınöz, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Altınöz'ün avukatı Hüseyin Aygün de katıldı.

FETÖ'nün HSYK'da etkin olduğu dönemde örgütün talimatıyla 2010'da Yargıtay üyeliğine seçilmek, örgütün grup sorumluluğunu yapmak, HSYK seçiminde Gaziantep'te örgütün adayları için çalışmak, ByLock kullanmak ve örgütün toplantılarına katılmakla suçlanan Altınöz, Yargıtay 5. Dairesinde görülen FETÖ'nün kumpas davalarından olduğu ortaya çıkan "futbolda şike davası"nı onayan üyeler arasında bulunuyor.

Duruşmada, sanık hakkında ifade veren eski HSYK üyesi Ömer Köroğlu, eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem ve eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, tanık olarak dinlendi. Tutuksuz yargılanan Birol Erdem ile tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilen Ömer Köroğlu, duruşma salonunda hazır edildi.

Tanık olarak dinlenen aynı suçtan tutuklu bulunan eski HSYK Üyesi Ömer Köroğlu, 2011'deki Yargıtay üyeliği seçimi için yapılan toplantılarda, Altınöz'ün adının cemaat mensupları tarafından verilen listede yer aldığını ancak Altınöz'ün cemaatçi olup olmadığını bilmediğini savundu.

Yargıtay üyeliği için seçilen 80 aday arasındakilerin liyakatının seçilmek için yeterli olduğunu söyleyen Köroğlu, Altınöz'ün de seçilme yeterliliğine sahip bulunduğunu, bu nedenle kimsenin seçilmesine karşı olmadığını iddia etti.

- Erdem, tanık olarak dinlendi

Duruşmada tanık olarak dinlenen eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, bakanlıkta uzun yıllar "personelcilik" görevinde bulunması nedeniyle Altınöz'ün "cemaate yakın veya irtibatlı" olduğuna dair bir kanısının oluştuğunu anlattı.

Sanığın cemaat mensubiyetinin ne boyutta olduğuna dair somut bilgiye sahip bulunmadığını ifade eden Erdem, Yargıtaya üye seçildikten sonra da Altınöz'ün bu yapıyla hareket ettiğine dair duyumların geldiğini söyledi.

Birol Erdem, yüksek yargıya üyelik seçimlerinde cemaate mensup HSYK üyeleri tarafından Altınöz'ün adının Yargıtay üyeliği için önerildiğini, bunun da başta oluşan kanısını desteklediğini belirtti.

2010'daki anayasa değişikliğinin ardından oluşturulan yeni HSYK'nin, Yargıtay ve Danıştaya üye seçmek için 2011'de yaptığı çalışmaları anlatan Erdem, Yargıtaya üye seçimi öncesinde bu yapıya mensup HSYK üyeleriyle dönemin HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya'nın evinde bir araya geldiklerini kaydetti.

Erdem, toplantıda Kurulun cemaatçi üyeleri tarafından hazırlanan liste üzerinde çalıştıklarını, sanığın da cemaat mensupları tarafından hazırlanan listede yer aldığını ifade etti.

Yargıtaya yeni seçilen 160 üyenin görev yaptığı bir yılın sonunda, "toplu hareket ettikleri, seçimleri kilitledikleri, mensubiyetlerini işlerine yansıttıları"na dair yakınmaların gelmesinin ardından İbrahim Okur ile çalışma başlattıklarını söyleyen Erdem, Yargıtaydaki bu üyeler dışındaki üyeleri bir araya getirmeyi planladıklarını belirtti.

Cemaatçi olmadığını bildikleri, bu yapıya karşı diğer Yargıtay üyeleriyle çeşitli toplantılar yaptıklarını, onların tanışmasını sağlayarak seçimlerde etkin olmalarının yolunu açtıklarını anlatan Erdem, yaptıkları bu toplantılara Dursun Altınöz'ü çağırmadıklarını kaydetti.

2011 seçimi öncesi cemaat mensubu HSYK üyeleriyle yaptıkları toplantıları "kulis faaliyeti" olarak nitelendiren Erdem, şunları anlattı:

"HSYK'de her dönem bu çalışmalar yapılırdı. Bu, yargı içinde her zaman olan bir şeydi. Herkes kendisine yakın isimleri öneriyordu. O dönem ittifak ettiğimiz gruplar içinde en güçlü olanlar bu yapı mensuplarıydı. O zamanki güçlerini kullanıp istediklerini seçtirdiler. O dönemdeki Anayasa değişikliği niçin yapıldı, hükümet bu 160 kişiyi niye seçti? Bunlara bakmak lazım. Daha önce Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesinde, yargıda etkin olan grubun, siyasi iktidara nasıl baskı yaptığını hepimiz biliyoruz. O süreçte bu yapı iktidarın en yakın partneriydi.

Vesayet çok tatlı bir şey demek ki önceki vesayetçilerden kurtulduk, sonra bunlar vesayetçi oldu. Beraber haraket ettiğimiz bu yapı zaman içinde güçlendikçe vesayet odağı olmaya dönüştü. Bunu görünce önceki vesayetçi yapıyla nasıl mücadele ettiysek bunlarla mücadeleye başladık."

- "Milliyetçi olarak tanırdım, listede görünce şaşırdım"

Tutuklu bulunduğu cezaevinden bağlantı kurulan eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, Dursun Altınöz'ü Yargıtaya üye seçilmeden önce "milliyetçi" yapıya sahip olarak tanıdığını, üyelik seçimlerinde ismini cemaatin hazırladığı listede görünce şaşırdığını söyledi.

Yargının içinde bulunduğu durum nedeniyle özellikle Yargıtaydaki vesayetçi yapıyı kırmak için bu yapıya karşı uyumlu çalışacakları yeni üyeleri belirlemeyi amaçladıklarını anlatan Okur, bu kapsamda yeni üyelerin belirlenmesi sürecinde yaşananları anlattı.

HSYK'deki 2011'de yapılan Yargıtay üyelik seçimi için Kurul üyeleriyle anlaşmaları gerektiğini, bu nedenle eski HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya'nın evinde değerlendirme toplantısı yaptıklarını ifade eden Okur, Altınöz'ün isminin de belirlenen listede yer aldığını belirtti.

Tanık anlatımları ve gelen belgelere karşı söz verilen sanık Dursun Altınöz ise hakkındaki suçlamaları reddetti, ByLock kullandığı yönündeki tespiti de kabul etmedi. Altınöz, kesinlikle böyle bir programı indirmediğini, kullanmadığını iddia etti.

Bank Asya'da 2008 yılına ait hesabının bulunduğuna dair belgelerin okunmasına karşılık da Altınöz, Kahramanmaraş'ta çalışırken belediyenin Bank Asya ile yaptığı protokol gereği belediye otobüslerine Bank Asya'dan alınan temassız kredi kartı "DIT kart" ile binildiğini söyledi.

Altınöz, tanık beyanlarında kendisini suçlayıcı somut delil bulunmadığını, Yargıtay üyeliğine seçilmek için gereken şartları taşıdığını öne sürerek, tahliyesine karar verilmesini istedi. Talebi reddeden heyet  duruşmanın 22 Mayıs 2018'e bırakılmasına karar verildi.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • AB Komisyonu Başkanı Juncker Arnavutluk'ta:26 Şubat 2018 Pazartesi 01:38
  • Bitlis'te eğitime kar engeli26 Şubat 2018 Pazartesi 00:58
  • Adıyaman'da trafik kazası: 5 yaralı26 Şubat 2018 Pazartesi 00:58
  • Park halindeki kamyonlardan mazot hırsızlığı26 Şubat 2018 Pazartesi 00:58
  • İran resmi medyasına eleştiri26 Şubat 2018 Pazartesi 00:43
  • Hollanda'da Türk Halk Oyunları Yarışması26 Şubat 2018 Pazartesi 00:33
  • İsrail'in Gazzeli balıkçıyı öldürmesi26 Şubat 2018 Pazartesi 00:08
  • AB Komisyonu Başkanı Juncker, Makedonya'da26 Şubat 2018 Pazartesi 00:08
  • Mısır'da göstericilere yönelik yargılamalar26 Şubat 2018 Pazartesi 00:03
  • İngiltere'nin Leicester şehrinde patlama26 Şubat 2018 Pazartesi 00:03
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim