• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Konya 19 °C
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş

Huzur ve Kur’an Ay’ı Ramazan

Salih Sedat Ersöz

Rahmet ve Gufran Ay’ı Ramazan aynı zamanda huzur ayıdır, saadet ayıdır ve Kur’an ayıdır.

On bir ayın sultanı olan mübarek Ramazan, hem oruç tutan mü’minler için bir gönül ferahlığı hem de oruç tutulan toplumlar için huzur, güven ve refah ayıdır.

Ramazan Ay’ının gerek fertlerin gönül huzuru gerekse toplumun huzur, güven, birlik beraberliği ve refahının sağlanması yolunda çok büyük bir etkisi, oldukça büyük bir rolü vardır.

İnanan insanlar, Yaratıcıya karşı görevlerini yerine getirmenin gönül huzuru içinde davranırlar. Gönül huzuru ve gönül ferahlığı içinde olan insanların bu olumlu halleri diğer insanlara hatta tüm mahlûkata şefkat ve merhamet olarak yansır.

Orucun; insanın sevgi, şefkat, acıma, merhamet ve şükretme duygularını geliştirdiği inkâr edilmez bir gerçektir. Oruç tutan kişilerde oluşan bu güzel duygu ve olumlu his yoğunluğu da, mutlaka diğer insanlara, toplumun bütün fertlerine ve tüm yaratılmışlara sevgi, saygı, ilgi, hatırlama, başkasını düşünme ve yardımlaşma olarak yansıyacak, böylece o toplumda birlik beraberlik ve kardeşlik ruhunun her yanı sarıp sarmaladığı sonucu ortaya çıkacaktır.

Ramazan’ın en büyük özelliklerinden birisi de, kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ilk olarak bu ayda indirilmiş olmasıdır. Onun için Ramazan Kur’an Ay’ıdır.

Ramazan Ay’ı içerisinde idrak edilen bir gece vardır ki, Yüce Allah, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğunu haber vermiştir. Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim, bin aydan yani yaklaşık 83 yıldan daha hayırlı olan bu gecede yani Kadir gecesinde nâzil olmaya başlamıştır.

Yüce Rabbimiz, “Ramazan ayı; insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu yanlıştan ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır” (Bakara 185) ve “Doğrusu Biz, O’nu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik” (Kadir 1) buyurmuştur.

Kur’an’ın bu kutsal ayda indirilmeye başlanmış olması, Ramazan’ın ulviyetini, yüceliğini, kutsallığını, feyz ve bereketini daha da arttırmakta ve bu Ay’a daha farklı anlam ve özellik kazandırmaktadır. Bu itibarla Ramazan, Kur’an Ay’ıdır, Nur Ay’ıdır, Kerim Ay’ıdır. Kur’an, muazzez, mükerrem, şerefli ve izzetli bir Kitap olduğuna göre, Ramazan’da muazzez, mükerrem, şerefli ve izzetli bir aydır. Ramazan ve Kur’an iç içedir.

Ramazan Ay’ı; Allah’ın Kur’an’da bildirdiği şekilde, yarattığı kulların Allah için yemeyi, içmeyi bıraktığı ve açlığa susuzluğa kendi arzu ve isteğiyle katlandığı, insanın Rabbi için güçlüklere, zorluklara ve sıkıntılara göğüs gerdiği, insani hasletlerden sıyrılıp melekût âlemine doğru yol almaya başladığı bir aydır.

Ramazan Ay’ı; içinde yüce Kitabın indirildiği, şeytanların ve nefslerin dizginlendiği, bizi Kur’an’ın aydınlık ve nurlu yoluna ulaştıran, sadece kendimizi ve aile efradımızı değil başkalarını da düşünmeye sevk eden sabır, şefkat, merhamet, metanet ve diğergamlık ayıdır.

Ramazan Ay’ının kutsiyetinden ve faziletinden biri oruç tutmak, diğerleri de bu ay içinde nâzil olan Kur’an-ı Kerim’i okumak, dinlemek, anlamını öğrenmek ve yaşantımızı Kur’an’a göre ayarlamaktır. Kur’an Allah kelâmı, Ramazan ise Kur’an Ay’ıdır.

Orucun farz kılınmasının birçok sebep ve hikmetleri vardır. Bütün sebep ve hikmetlerin fevkinde bizi Oruç tutmaya sevk eden ana bir neden vardır ki, oda kulluk borcumuzdur.

Madem ki bizi yaratan Allah, bizden Oruç tutmamızı istemiştir, o halde biz de mü’min bir kul, inanan bir insan olarak yüksünmeden, üşenmeden, tembellik etmeden, rahatsızlık duymadan, içten, gönülden, samimiyetle, seve seve, Yaratıcımızın istediği şekilde Oruç tutarız. İşte bu hasbi düşüncedir ki insanı, kemâlât mertebesine ulaştırır ve melekût âlemine yolcu eder.

Şeytanların zincire vurulduğu bu mübarek Ay’da nefislerimizi şeytanlaştırmayalım. Şeytanımızla birlikte nefislerimizi de dizginleyerek zincire vuralım. Nefs, benlik ve kibirlerimizin esaretinden kurtulalım.

Yaptığımız haksızlıkların muhasebesini yapalım ve üzerimizdeki kul haklarından kurtulalım ki, vicdanımız rahat olsun. Sözlerimize, akitlerimize ve ahde vefaya bağlı kalalım ki, ruh ve gönül dünyamız huzurlu olsun.

Ramazan’da İslâm ülkelerindeki mazlum Müslümanları da unutmayalım. Bu Ay’ı, temizlenme ve arınma fırsatı olarak görelim. Ramazan’ı öyle yaşayalım ki, bu kutsal Ay, bizden şikâyetçi değil şefaatçi olsun.

Veli Tolu’ya Teşekkür

Konya’mızın önemli siyaset erbabından Veli Tolu Beyefendi, Ramazan’ın ikinci günü gazeteci ve yazarlara verdiği iftar yemeğine bendenizi de davet etme nezaketi gösterdi. Yemekte Ak Parti Konya İl Başkanı değerli dostum Ahmet Sorgun ile İl Başkan yardımcıları da vardı.

Veli Tolu yaptığı kısa konuşmada, “su akar yolunu bulur, kaderin bizim için hangi çizgileri çizdiğini yaşayarak görürüz” cümleleri ile “İl Başkanımız Ahmet Bey’in bu yemeğe katılması her türlü yanlış anlaşılmanın önünü kesmiştir” demesi gerçekten önemliydi.

Sayın Veli Tolu başta olmak üzere Salim Özdemir ve Yedihan Restaurant’ın diğer yetkililerine teşekkürü borç biliyorum. Mutlu yarınlar efendim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim