• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 9 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

Hukuku üstün kılmak

Mustafa Yiğit

Türkiye’nin en önemli sorunu nedir? Diye soracak olursanız ne terör derim, ne eğitim derim, ne de ekonomi derim…..

Bütün bu sorunların tamamının bir şekilde kesiştiği şey “adalet” kavramı ve adalet duygusudur…

Adaletli bir toplum yapısı yaratılamıyorsa, eğitim de, ekonomi de, terör de sorun olmaktan çıkmaz. 

Hukuk devleti olmak demek, devletin kurumlarının hukuk kurallarına riayet ettiği, idarenin her türlü iş ve eylemlerinden dolayı yargıya hesap verdiği bir devlet olmak demektir. Hukuk devleti demek adaleti

Devlet kurumlarının, yöneticilerin her an hesap verebildiği toplumlar, demokratik hukuk devletlerinin en önemli göstergeleridir.

Millet güçlülerin de yargılanabildiği, paranın, makamın fayda etmediği bir hukukun varlığıyla devletine, idarecilerine sonsuz güven duyar.

Eğer bu adalet duygusunu zedeleyecek emareler söz konusuysa, kişi makamından dolayı farklı muamele görüyorsa, kişi servetinden, şanından, şöhretinden dolayı farklı muamele görüyorsa, o toplumda güven skalası çok aşağıdadır ve bireyler kendi sorunlarını kendileri çözmeye yönelirler.

 İşte böyle bir toplumda terör de, anarşi de, mafya da hakim yapılar olmaya başlar. Bir toplum ekonomik krizle mücadele edebilir, cehaletle mücadele edebilir, anarşiyle mücadele edebilir, ancak adalet duygusunu yitirirse bu mücadelelerin hepsini kaybeder.

Çünkü “Niçin?” sorusunu sormaya başlar.

Niye “ben” değil de “o”? Sorusunu sormaya başlarsa, böyle bir sorgulama sürecine girerse o kişinin topluma, devlete olan bağını yeniden tesis etmeniz imkânsız hale gelir. 

Devletin asli görevi işte o sorunun sorulmasına yol açacak davranışlardan, uygulamalardan, düzenlemelerden kaçınmaktır.

Bunu başarabilirse, müreffeh, milletiyle barışık, kendinden emin bir ülkenin kapıları ardına kadar açılır.

Kişi herhalükarda adaletin tesis edileceğine inanırsa gayrimeşru hiçbir yola tevessül etmez.

 Kendi göbeğini kendi kesmeye çalışmaz.

Devletin bunu kendinden daha iyi yapacağına inanırsa, kurallara da uyar, sisteme de inanır.Yeter ki, buna dönük uygulamaları görsün, buna şahit olsun. 

Yeter ki, üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün ülkenin en ücra köşelerinde dahi hayat bulduğunu görsün….

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim