• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'

Hukuk Herkese Lazım

Ufuk Karadavut

            Bir toplumda sorunlar varsa tartışılarak çözüm aranabilir. Bu iyi bir gelişmedir ve tartışılması toplum için toplumun geleceği için faydalıdır. Ama bazı konular vardır ki, tartışılmasından ziyade bilinçsiz ya da kötü niyetli kişiler tarafından suiistimal edilebilmektedir. Son günlerde en çok tartışılan konu hukuk ve hukukçular. Aslında çok tehlikeli bir tartışma. Hukukçuların güvenilir olduğu ya da olmadığı tartışılmaya başlanmışsa, toplum çok tehlikeli bir noktaya getirilmiş demektir. Bu noktadan sonra herkesin ve her kesimin müdahalesine açık olduğu bir imaj verilebilir. Her kesin ve her kesimin müdahale edebildiği hukuk düzeni hukuk olmaktan çıkar. Başka bir düzen olur. Adı ne olur bilemem ama onun hukuk düzeni olmayacağı açıktır.

Eğer bir toplumda bir konu çok konuşulmaya ve çokça tartışılmaya başlamışsa o konu toplumun yaşam alanından çıkmak üzere ya da çıkmış demektir. Biz çıkmaması ve çıkarılmaması taraftarıyız. Çünkü ‘hukuk herkse lazım’. Elbette burada yaşanılan sıkıntıya hemen her kesimin katkısı var. ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ düşüncesi iliklerimize kadar işlemiş durumdadır. Alınan bir kararın genel uygulaması düşünülmemektedir. Düşünülen o an kime uygulanıyorsa onun sonuçlarının görülmesidir. Bir gün gelip aynı kurallar ya da kanunlar kendilerine uygulanmaya başlayınca bağırıp çağırmaya başlanıyor. Aslında bu böyle olmamalıydı. Olması gereken yaşanan tecrübelerden hareketle kanun ve kuralların yeniden düzenlenmesiydi. Ama ne hikmetse bu bir türlü yapılamıyor. Neden yapılamıyor?. Bunun bilemiyoruz. O noktaya gelmeden de bilmek imkânımız olmayacak. Kimsesinde bunu açılamaya niyeti yok.

Alınan kararlar hoşumuza gitse de gitmese de kararı alanlar sonuçta mevcut kanunları kaynak göstermektedirler. Önemli olan kanunların değiştirilmesi ve düzenlenmesidir. Eğer kanunlar düzenlenmezse kimsenin hukukçulara bir şeyler demeye hakkı yoktur. Hukuku uygulayanlar şu ya da bu sebeplerden dolayı hoşumuza gitmeyen kararlar alabilirler. Anayasa Mahkemesinin yargıçlarını, kendilerini atayan isimlere göre bir yerlere oturtmak çabası… Ne denli acı verici bir durum. Bizleri yanlışa ve önyargıya götürende belki de bu önyargımız. Oysa televizyonlarda gördüğümüz kadarı ile davayı açan kişinin sekreterliğini yapan bayan tesettürlü biri. Tesettürlü biri ile çalışan kişi buna nasıl karşı olabilir. Ama bu kararlarda bizim ne kadar katkımız var bunun değerlendirilmesi gereklidir. Ortada bir suç varsa suç yalnızca suçu işleyenin değildir. Suçu işletenin de dikkate alınması gereklidir.

Ortada beğenmesek de bir gerçek var. Bir partimiz kapatılıyor. Daha önce de bu ülkede partiler kapatıldı. Bölücü partiler ile partiler kanununda belirtilen sorumluluklarını yerine getirmeyen partiler hariç tutulduğunda 7-8 kez parti kapatmaları yaşandı. Bu bilinmesine rağmen neden bu konuda yıllardır her hangi bir çalışma yapılmamıştır. Bunu anlamak gerçekten çok zor. Bu ülkede yaşayan hâkimlerin, savcıların görevi bellidir. Hukuk kuralarının belirttiği sınırlar içinde hukuku uygulamak. Yasalar neyi gerektiriyorsa onu yapmak.  Onlara sadece yasaları uyguluyor diye kızmak, onları eleştirmek haksızlık olacaktır. Günlerdir izliyorum, önüne gelen konu hakkında konuşuyor. Kapatılmak istenen partiye haksızlık yapıldığı söyleniyor. Söyleniş şekilleri her ne kadar farklı olsa da sonuçta halk bu konuya kilitlenmiş durumda. Bazıları nerdeyse Yargıtay Başsavcısını dava açtı diye vatan haini ilan edecekler. Anayasa Mahkemesi yargıçlarına, baskı anlamında sayılacak her türlü kelâm çeşitli kesimlerden insafsızca, düşüncesizce ve haksız biçimde söyleniyor ve yazılıyor…Böyle şey olamaz. Olmamalıdır. Hani elimizden gelse hukukçuları bir bardak suda boğacağız. ‘Sen nasıl olur da % 50 oy almış bir partiyi kapatabilirsin’ diye onların boğazına yapışacağız. Sakin olmak gerekli. Bazı uygulamalar hoşumuza gitmeyebilir. Ama bunu kabullenmek ve çözüm üretmek zorundayız.  Özellikle karar alıcı konumda olanların tarafsızlığı esas olmalıdır.

Şöyle geriye doğru bakıp düşündüğümde ülkenin kamplara bölünmesinin ne kadar da kolaylaştığını görebiliyorum. Ülke öyle bir noktaya getirildi ki, dün farklı gruplar ön planda iken şimdi laik-laik olmayanlar ön planda bulunuyorlar. Bunun sonucu olarak da kadrolaşmalar yıllarca yapılmış. Hemen her yerde yapıldığına inanılan kadrolaşmanın hukuk alanında yapıldığına inanmak istemiyorum. Eğer böyle bir inanca sahip olursam hukuk benim gözümde biter. Ama hukukun bitmemesini diliyorum. Yine tekrar edeyim ‘Hukuk herkese lazım’…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Hoca
22 Mart 2008 Cumartesi 00:36
Sizler NASIL demokratsınız?
Sayın yazar CEMAATOKRASİLERDE demokrasi, Özgürlük olmaz biliyorsunuz. Onlarda aslolan şeyhin önünde "Gassılın elindeki meyyid gibi" yani ölü yıkayıcının elinde ölü gibi olmanız lazım.
Bir de TAKİYYEYİ iyi yapmmalısınız. Bence siz doğru bildiğiniz yolda şaşmadan fikirlerinizi söyleyiniz. "ANKARA'da hâkimler, savcılar ve hukuk var."
88.254.4.215
Hacı
21 Mart 2008 Cuma 07:50
Sana diyecek laf bulamıyorum.
..........Sen hangi hakla Açılan bir dava sonuca bağlanmadan Partiyi kapattın.Yoksa bu davaya Yargıç olarak senimi tayin ettiler de, bizim haberimiz olmadı.Lütfen yazdıklarına biraz dikkat et... Savcı tabiiki görevini yaptı.Sen ve senin gibiler böyle yazılar yazarak insanların kafasını bulandırmayın.. gölge etmeyin kimsenin sizin bu yazılarınıza da,Avukatlığınıza da ihtiyacı yok...Neden böyle bir ortamda böyle yazılar yazıyorsun anlamış değilim..
85.106.239.173
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim