• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Hitabe üzerine

Ufuk Karadavut

Her şey bitmiş ve hallolmuş gibi son zamanlarda artan bir şekilde “Gençliğe Hitabe”nin kaldırılması istenmektedir. Bu talebin bizzat Milli Eğitim Bakanından gelişmesi ise işin ne ölçülere vardığının bir göstergesidir. Ama bu hitabenin ne anlama geldiğinden rahatsızlık duyanların bu ülkeye dost olmalarını beklemek yanlış olur. Ama şunu çok iyi bildikleri anlaşılıyor; Kültürler, milletlerin hayat sigortasıdır. Kültür varsa millet vardır, devlet vardır. Kültür yoksa hiç bir şeyi bulmazsınız. Kültürün yerine başak bir şeyi de ikame edemezsiniz. Milletler varlıklarını kültürle geleceğe taşır ve geleceklerine yön verirler. Aynı zamanda kültür milletlerin geleceğini garanti altına alma özelliğide vardır. İşte bu bilindiği için özellikle Türk milletinin geleceğine göz dikilmiştir. Ve milletimizin geleceği ellerinden alınmak istenmektedir. Türk tarihi oldukça çetin ve zorlukları bünyesinde barındırır. Bu zorlukları ve sıkıntıları iyi bilen idareciler zaman zaman toplumu uyarmayı ve onların dikkatli olmaları için bu tür sözler söylemişlerdir. Aslında Göktürk kitabeleri de bunun bir benzeridir. Türk kültüründe gelecek kaygısı taşıyan liderlerden birisi olan Mustafa Kemal, 20 Ekim 1927’de Türk Gençliği’ne hitap ederek gelecek hakkında bilgilendirmiştir.

Mustafa Kemal, Türk Gençliği’ne seslenirken “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.” Diyerek aslında yapılması gereken temel vazifenin Cumhuriyetin yaşatılması olduğunu vurgulamaktadır. Hemen arkasından da: “Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.” Diyerek konunun ne derece hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır. Günümüzde Cumhuriyete atıp tutan, ikinci cumhuriyetçilerin art niyetlerini o zamandan görerek Türk gençliğinin kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini belirtmiştir. Mustafa Kemal hitabesinde özellikle Bağımsızlık ve Cumhuriyet kavramlarının üzerinde durmuştur. Bu kavramlar yaşanabildiği ölçüde millet, millet olacak, kimliği ve kişiliği asla değişmeyecek değiştirilemeyecektir. Zaten bunun bilincinde olan bazı kişi ve gruplar özellikle hitabeye saldırmaktadırlar.

Bu uyarıyı yaparken de “İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.” Diyerek uyarı dozunu artırmaktadır. Yani geçmişte olduğu gibi gelecekte de seni bu kültürel birikimden yoksun bırakmak isteyecek, içte ve dışta kötü duruma düşmeni isteyecek kişi ve düşünceler olacaktır. Günümüzde yaşanacakları 85 yıl önce sezen ve gençliği uyaran Atatürk, aslında ne kadar ileri görüşlü olduğu göstermiştir. “İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.” Bütün bunlar olsa bile bir Türk evladının aslında neler yapması gerektiğinin de altını çizmektedir. Daha da önemlisi aslında bütün bunları yapacak olan gücün başka yer aranmamasını, asıl gücün gençlerin bizzat kendileri olduğunu ifade etmektedir. Sonuç kısmında da bunu açık bir dil ile bütün millete açıklamaktadır. “Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Küçükken bizlere Mustafa Kemal çok farklı anlatılırdı. Mustafa Kemal birilerine göre “Deccal”di, birilerine göre ise “Peygamber” di. Ama zaman içerisinde şunu anladım ki Mustafa Kemal bize anlatıldığı gibi ne bir “Deccal” ne de bir “Peygamber”. O bizler gibi bir insan. Ama şimdi ona karşı yapılan intikam alırcasına saldırılar Mustafa Kemali yeniden anlamam gerektiğini gösterdi. Şimdi anlıyorum ki, Mustafa Kemal gerçekten büyük bir siyasetçi ve devlet adamı.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Furkan Dost
06 Nisan 2012 Cuma 08:55
haklısın
Atatürk'ün gençliğe hitabesi de toplum içinde harç vazifesi yapan unsurlardan birisi.Bu hitabeyi ortadan kaldırmak, yok saymak ona inanmış insanları Okyanusun ortasına atmak gibi bir şey . İnançlara fikirlere daha müsamahalı bir toplum olmamız gerekirken yapılan bu çeşit yanlışlar toplumda huzursuzluk oluşturacaktır. Aklı selim olanlar harcı bozmamalı,taşlar yerinden oynarsa,mozayik bozulursa telafisi pek kolay değildir.
78.161.145.237
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim