• BIST 98.991
  • Altın 220,037
  • Dolar 5,5632
  • Euro 6,4169
  • Konya 17 °C
  • Kira sözleşmesinde TL'ye dönüşün formülü değişti!
  • Meteorolojiden Konya için yağış müjdesi
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • Kira sözleşmesinde TL'ye dönüşün formülü değişti!
  • Meteorolojiden Konya için yağış müjdesi
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste

HİSDER’de madde bağımlığı konuşuldu

HİSDER’de madde bağımlığı konuşuldu
HİSDER’de ‘Gençlerin Madde Bağımlılığı’nı anlatan Yrd. Doç. Dr. Süleyman Barbaros Yalçın, uyuşturucu kullanma yaşının 13’e indiğini belirterek “Geleceğimiz büyük risk altında.

 Konya’da 20-25 bin madde bağımlısı çocuk var. Bunlar dehşet verici rakamlar. Bu 15 Temmuz’dan daha tehlikeli bir durum” dedi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Aile ve Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Süleyman Barbaros Yalçın, “Türkiye’de uyuşturucu tedavisi gören en küçük bağımlının yaşı 13, en büyük bağımlının yaşı ise 65 olduğu; hastaların yüzde 24’ünün ise 15 yaşın altında olduğu belirlendi. Geleceğimiz büyük bir risk altında” dedi.
Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen
 yeni yılın ilk Pazartesi Sohbetleri’nde, “Gençlerin Madde Bağımlılığı” konusunu gündeme getiren Yrd. Doç. Dr. Süleyman Barbaros Yalçın, okulların çevresindeki internet kafeler, oyun salonlarının çocukları bu tip konuda çekme konusunda kullanılan mekânların en önemlileri olduğunu belirtti. Barboros Yalçın, Türkiye’de yapılan en kapsamlı araştırmayla ilgili olarak da şunları söyledi: “Türkiye’de bugüne kadar madde kullanım yaygınlaştırılması ile ilgili 25 ili kapsayan ve yüz yüze 15-64 yaş grubuyla yapılan araştırmada, maddenin en az bir kere denenme oranı yüzde 2,7. Yâni zarar verici kimyasal maddelerle nüfusumuzun %2,7’si tanışmış. Gençleri maddeye alıştıran ortamlardan bir tanesi sigara içme alışkanlığıdır. Başlangıçlarda çok masum görünen sigara artık çok da masum değil. Bizi en çok rahatsız eden ve son dönemlerde Konya’da nargile kafelerin sayısının gittikçe artmasıdır. Buralar tanışma ve arkadaşlık ortamı sağlıyor. Gençlerin ergenlik dönemleri önemsenmeli. Hayatın merkezinde kendisini gördüğü dönem olduğu için de aile içi çatışmalar da bu dönemde başlıyor. Ergenlik dönemi ayrıca gencin kendi kimliğini kazanma dönemidir. Bu gençlere sorsanız sigaranın kötü olduğunu, içkinin ve uyuşturucunun kötü olduğunu söyler. Ama gidiyor, içiyor. Neden? Bir şeyin hatalı ve yanlış olduğunu bilir ama grup psikolojisi vardır. O gruba katılma ve kendini orada ifade edebilme arzusu, dışlanmama arzusu o yanlışı yapmasına sebep oluyor.”
15 TEMMUZ’DAN DAHA TEHLİKELİ
Ergenlik yaşına gelen çocuklara öğüt vermekten çok o gençlerle iletişim kurulması, görüş ve düşüncelerine başvurulması, ebeveynlerin çocuklarına vakit ayırması, sohbet etmeleri ve etkili vakit geçirmeleri gerektiği üzerinde de duran Yalçın, “Konya’da 20-25 bin madde bağımlısı çocuk var. Bunlardan % 10’unun satıcı olduğu düşünülecek olursa bu rakamların ne kadar dehşet olduğu ortaya çıkar. 15 Temmuz’u hepimiz yaşadık. Bu 15 Temmuz’dan daha tehlikeli bir durum. Bu çocukları biz eğer ekonomiye kazandıramazsak, uyuşturucu içen ve satan insanlar haline getirdiğimiz zaman düşünün nasıl bir Türkiye karşımıza çıkacak. Yâni silahla, topla ve tüfekle baş edemedikleri Türkiye Cumhuriyeti’yle zehir vererek ve bu kadar genç nüfusu zehirleyerek baş etmeleri son derece önemli. Yanlışların üzerine gitmeli ve uyuşturucuyla mücadeleyi toplumsal bir harekete dönüşmek zorundayız” dedi.
İŞVERENLER GENÇLERE SAHİP ÇIKMALI
Kısa adı AMATEM olan Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi’nde 50 gençle bir araya geldiğini ve onları devamlı dinlediğini kaydeden Yalçın, deve kuşu misali başımızı yere gömmememiz gerektiğine işaret ederek “Tepki göstermediğimiz sürece bizler de o satıcılar kadar bundan sorumluyuz. Uyuşturucuyla mücadeleyi suya atılan taşın oluşturduğu dalgalar şeklinde götürmemiz lâzım” dedi. Konya’daki uyuşturucu noktalarını “Bosna Hersek, Doğanlar ve Zafer” olarak sayan Yalçın, madde bağımlısı insanların tedavisinin olduğunu ve bu beladan kurtulan ve kendilerine yeni bir hayat çizen o gençlere toplum olarak ve özellikle Konyalı işverenlerin iş vererek sahip çıkmaları gerektiğini de söyledi. 
Sohbetin soru-cevap kısmından sonra Yrd. Doç. Dr. Süleyman Barbaros Yalçın’a, dernek adına teşekkür plaketini dernek saymanı Galip Koçak, en küçük dinleyici olan Eren’le birlikte takdim etti. 

hisder’de-madde-bagimligi-konusuldu--(3).jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim