• BIST 91.686
  • Altın 211,528
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • Konya 6 °C
  • FETÖ liderine suikast yapılacak mı?
  • Zorunlu kış lastiği uygulaması başlıyor
  • Benzin ve motorine indirim geldi!
  • FETÖ liderine suikast yapılacak mı?
  • Zorunlu kış lastiği uygulaması başlıyor
  • Benzin ve motorine indirim geldi!

Heybedeki Altınlar

Lütfü Yozcu

Sevgili okurlarım, bu hafta sizlere sıkıntı çeken insanları Allah’a güvenmelerinde neler olabileceğini anlatan bir hikaye anlatacağım.

Yalova’da bir imâm vardı ki, Yahyâ Efendiyi büyük bilir ve çok severdi. Zaman zaman ziyaretine gelirdi. Bu imamın çoluk çocuğu kalabalık olup, maddî sıkıntı içindeydi. Fakat o sabreder fakirliğini gizler, kimseye bir şey söylemezdi. Bir gün yine Yahyâ Efendi hazretlerini ziyarete geldi. Selâm verip huzurunda oturdu. O sırada dergâh tenha olup, kimseler yoktu.

Yahyâ Efendi ona;

- Ey temiz insan! Gel seninle bahçede biraz dolaşalım. Allahü Telanın lütfunun sonu yoktur, buyurdu.

Beraberce çıktılar. Bir yere geldiklerinde, Yahyâ Efendi;

- Sen bize candan bağlısın. Şimdi sana Allahü Teâlâ’nın lütfuyla bir iş göstereceğim. Böylece gönlündeki fakirlik sıkıntısı kalmayacak. Fakirlik ateşini söndürmüş ve seni sevindirmiş olacağız, buyurdu.

Sonra yere asasını vurdu ve;

- Burasını kaz! dedi.

İmâm Efendi orasını açtığında, içinden bir küp altın çıktı. Ona;

-Ne durursun, fakirlik hastalığına çaredir. Bunları sana sonsuz hazineler sâhibi Allahü teâlâ gönderdi. İstediğin kadar al, buyurdu.

İmâm Efendi bunları heybesine doldurdu. Yahyâ Efendi ona;

-Ey İmâm Efendi! Dünya üzüntüsünü gönlüne sakın koyma. Bunları hayırlı işlere sarfedersin. Yalnız bu sırrı kimseye söyleme. Şayet anlatırsan o zaman bunlar elinden çıkar, aldırırsın, buyurdu.

İmâm Efendi de;

-Efendim, ben bu işe çok şaştım! Bu kadar altınla memleketime nasıl dönerim. Yollarda haramîler, eşkıyalar var. Korkarım ki bunları benden alırlar. Nasıl varacağımı bilemiyorum, dedi.

Bunun üzerine Yahyâ Efendi;

-Sana kimse zarar veremez. Bu senin nasibindir. Var selâmetle git, buyurdu.

 İmâm Efendi veda edip yola çıktı. Hakîkaten başına hiçbir şey gelmeden Yalova’ya vardı. Kendisini hanımı karşıladı. Heybedeki altınları görünce, hayretler içinde kaldı ve;

-Bunları nereden buldun? diye sordu.

O da;

-Bu işi sana açıklayamam. Sâdece Allahü teâlânın ihsânı olarak bil! dedi.

İmâm Efendi bundan sonra etrafına yardım etmeye başladı. Hem yedi hem yedirdi. Ömrü hayır yapmakla geçti.

 İnsanlar onun hakkında;

-Nereden buluyor bunları?” demeye başladı.

Bâzısı da;

-Birisinden emanet almış galiba!

Kimisi de;

-Anlaşılan define bulmuş, dedi.

Her biri bir şey söyledi. Netîcede İmâm Efendi hastalandı. Hastalığı ilerleyince, komşularını başına çağırdı ve onlara;

-Size bu malı nereden bulduğumu açıklamak istedim. Bunun elime girmesine sebep, Yahyâ Efendi hazretleridir. Bugüne kadar kimseye söylemedim. Zîrâ bana, söyleme gizle demişti. Şimdi ise ömrümün sonu yaklaştığından onun kerâmeti unutulmasın diye söylüyorum, dedi ve Kelime-i şehâdet getirerek vefât etti.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim