• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Herkes yapacağını gösteriyor

Ufuk Karadavut

Ortalık sürekli olarak geriliyor. Gerilmesinden ciddi olarak fayda bekleyenler ve bilmediğimiz şekilde faydalananlar var. Yerel seçimlere yaklaşıldıkça bunun şiddetinin daha da artacağı ve eğer yetkililer tarafından ciddi tedbirler alınmazsa işin renginin dahi değişeceği şimdiden anlaşılıyor. Özellikle PKK’nın siyasi temsilcileri olan DTP nedendir bilinmez ortalığı sürekli olarak geriyor. Terör eylemlerini destekleyerek birilerine ve bir yerlere sürekli olarak mesajlar veriyor. Konuşmalarında halkının ‘Kalkışma eylemini’ kutlanıyor, ısrarla ‘Kürdistan bizim içi her şeydir’ deniliyor. ‘Sonuna kadar buraları savunacağız’ vs. Zannedersiniz ki, savaş var ve bunun için insanlar cepheye gönderilmeye çalışıyor.

 

Elbette hesaplar farklı. Çok yorum yapılıyor. Bunun değerlendirmesini ayrıca yapacağız. Ama burada bahsetmek istediğim bu partiyi yönetenlerin ne kadar zayıf karakterli olduğunu ve hem partilerini ve hem de kendi tabirleri ile ‘halklarını’ uçuruma nasıl ittikleridir. Bu tür kışkırtmalar, aslında bu insanların hiçbir düşünceye ve yaratıcı fikre sahip olmadıklarını göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Eğer fikriniz varsa insanları bu fikirler ile etkilersiniz. Her hangi bir fikriniz yoksa ortalığı gererek oradan faydalanmaya çalışırsınız. Bu acizliğin, çaresizliğin ve basitliğin göstergesidir. Bu hareketler aynı zamanda bu partiyi ve kitlelerini yönetmek isteyenlerin ileride yetki aldıklarında nasıl bir yönetim sergileyeceklerini de göstermesi bakımından ibret vericidir. Bu konuda büyük Türk Hakanı Yavuz Sulatan Selim Han’ın yaşamış olduğu ve verdiği dersi hatırlatmakta fayda görüyorum. Hikaye bize herkesin ne olduğunu yaptıkları ile belli ettiğini göstermektedir.

 

Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra. Sandık  açılır.  İçinden  çeşit  çeşit  değerli  taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar.  Fakat sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce,  hiç  kimse  bir  anlam  veremez, nadide mücevherler ile dolu 
sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, mesele anlaşılır. Sandığın dibine insan dışkısı doldurulmuş. Yani, Şah İsmail, aklı sıra, cihan padişahına hakaret ediyor…(!) 
Cihan padişahı emir verir, "herkes düşünsün, bu edepsizliğe, Osmanlı'nın şanına yakışacak şekilde bir mukabelede bulunmalıyız.” Ve çözümü  yine kendisi  bulur.

 

Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatılır.  Sandığın içine, o zamanın en  nefis gül kokulu lokumlarından hazırlanmış bir kutu yerleştirilir.  Kutunun altına da, bir satırlık yazıdan ibaret pusula (not) iliştirilir. Hediye sandığı, itina ile süslendikten sonra, Şah İsmail'e gönderilir. Sandık, Şah'ın huzurunda açılır. Sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi gül kokusu yayılır. Mücevher vs. gibi hediyeler takdim edildikten sonra, Osmanlı Elçisi–Şah’ın tedirgin olmaması için, önce kendisi tatmak kaydıyla-büyük bir saygı ve nezaketle, Şah İsmail'e lokumdan ikram eder. Bilâhare, görevliler, huzurda bulunanlara teker teker ikram etmeye başlarlar, lokumdan. Şah, bütün bu olup bitenlere bir anlam veremez. Osmanlı Elçisi, Şah'ın şaşkınlığını gidermek için, lokum kutusunun altına iliştirilmiş mütevazı pusulayı uzatır. Pusulayı okuyan Şah'ın yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir utanç ifâdesi alır; "İsmail,  herkes yediğinden ikram eder."  

 

Büyük Hakan güzel bir ders vermiştir aslında ama tabi anlayana… Bu ders şimdi ortalığı germek isteyen bu partinin yetkilileri içinde geçerlidir. Siz siyasi bir parti iseniz siyasi ve ekonomik söylemleriniz ile kendinizi ispat etmek zorundasınız. Ancak bu şekilde kitleleri etkileyebilir ve iktidar olabilirsiniz. Ayrımcılık yaparak, ortalığı gererek yapacağınız hareketler aynı zamanda -Allah korusun- herhangi bir devletin yönetimine geldiğinizde neler yapacağınızı ve nasıl bir devlet yöneteceğinizi de göstermektedir.

Bizim gibi büyük bir milletin fertleri olan kişilere düşen ise Cihan padişahının dediği gibi, "herkes Türk Milleti’nin şanına yakışacak şekilde bir mukabelede bulunmalıdır.” Sakin olmalı ve tahriklere kapılmamalıyız. Yeri gelmişken şu atasözünü de buradan hatırlatalım; Mal cimrilerde, Silah korkaklarda, Yönetim de akılsızlarda olursa iş bozulur.

 

NOT: Önümüzdeki hafta kurban bayramı. Herkesin bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan dilerim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim