• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Her şey değişiyor

Ufuk Karadavut

Önemli bir söz vardır “Değişmeyen tek şey değişimidir” diye. Ne kadar doğru bir cümle olduğunu son zamanlarda yaşadıklarımız bizlere daha iyi anlatıyor. Gömlek değiştirerek başlanan yolda ayakkabı kutularına giren milyonlara kadar çok büyük değişimlerin olduğu anlaşılıyor. Zaten evde zor tutulan milyonların ne anlama geldiği şimdilerde daha iyi anlaşılıyor. Ama bence yazık oluyor. İnsanların güvendikleri şeylerin yok olması aslında insanımız da etkiliyor. İşte tam güvenecek birlerini bulduk dediğinizde bir şeyler ortaya çıkıyor ve güvendiğiniz dağlara karlar yağdırıyor. Aslında burada olan sadece güvendiklerinize değil, bizlere oluyor. Bizler daha kuşkulu ve daha güvensiz olarak çevremize bakıyoruz.

Anlaşılan o ki bir yolsuzluk var. Önceleri inanmak istemedim ama dün TOKİ’nin eski başkanı ve eski Bakanlardan Erdoğan Bayraktar’ın açıklamalarından sonra inanmaya başladım. Ne demişti sayın Bakan ;”’Rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız’ şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum. Çünkü soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü başbakanın talimatıyla yapıldı. Bu minval üzerine bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ediyorum. Ancak bu milleti rahatlatmak için başbakanın istifa etmesi gerektiğini inandığımı ifade ediyorum, yüce milletimize saygılar sunuyorum. Bugün bize bir istifa metni bir tane de deklarasyon metni gönderildi. Ben tabii ki partimi rahatlatmak istiyorum ama böyle bir durumda bunun yanlış olduğunu ifade ediyorum ve hayırlı olsun diyorum."

Yani ben ne yaptıysan başbakanımızın talimatları doğrultusunda yaptım demeye getiriyor. Eğer ben yolsuzluk yaptıysam tek suçlu ben değilim demek istiyor. Ancak bütün bunlara rağmen Başbakan Erdoğan "Bu oyunun içinde yargı var, yürütme var. Bunlar faiz, savaş ve kan lobisidir. Hepsini biliyoruz. Bunlar paralel devlettir, İsrail ajanıdır, ABD kuklasıdır. Biz bu çetelere göz yummayız. Yargının içindeki bazılarını da iyi tanırız. Zamanı gelince hepsiyle hesaplaşırız." Şeklinde açıklamalarını her gittiği yerde yapıyor. Doğru olabilir. Bunu bizlere zaman gösterecektir. Ancak burada üzerinde durulması gereken konu bu hükümetin dün kurulmadığıdır. Hükümet yaklaşık 12 yıldır iktidardadır. Ülkenin bütün kurum ve kuruluşlarını değişime ve dönüşüme tabi tutmuştur. Kadrolarda tamamen kendi kadrolarıdır. Bu konuda özellikle dikkat edildiğini biliyoruz. Tek başına iktidar olmanın ve muhalefetsizliğin rahatlığını yıllarca yaşayan bir iktidar olarak günümüze kadar gelindi. Yani hemen her şey hükümetin bilgisi dâhilinde gerçekleşti. Şimdi kalkıp ta paralel devletten ya da İsrail’den bahsetmek anlamsız kalıyor. Hele ülkede İsrail ile en büyük ticareti Bilal Erdoğan’ın yaptığı iddiaları var. Eğer bu doğruysa -ki şimdiye kadar yalanlanmadı- zaten söylenenler tamamen boşa gitmiş oluyor.

Buna benzer açıklamalar hemen her yetkili tarafından açıklanıyor. Her yerde bunlardan bahsediliyor. Ancak çete ya da paralel yapılanma olarak ifade ettikleri yapının “Gülen Cemaati” olduğunu herkes biliyor. Düne kadar birlikte hareket ettikleri halde şimdi ne oldu da bu şekilde birbirlerine karşı durmaya başladılar anlamak çok zor. “İstedikleri her şeyi verdim” açıklaması da zaten onlara yönelik değil midir? Öyle anlaşılıyor ki, yapılanlar ve yaşanılan gelişmeler gerçekten hükümete karşı bir operasyon olsa dahi, ortay atılan iddialar ve açıklanamayan ya da açıklansa bile ikna olunmayan kalabalıkların kafası ciddi olarak karışmış durumdadır. Bunun farkında olan hükümette karşı operasyon yapmanın peşine düştü. Bu iddiaları çürütme peşinde. Bunu başarabilecekler mi bilinmez. Çünkü kendilerine tuzak kurulduğunu ifade eden yetkililer haklı dahi olsalar ortaya atılan iddialar yenilir yutulur cinsten değildir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hatıplı iprahim
27 Aralık 2013 Cuma 14:07
Gözün aydın
Olaylar tam senin istediğin tarzda gelişti.Artık eşine dostuna ben zaten böyle olacağını hep söylüyordum diyerek, çaylarınızı yudumlayın keyfinize bakın.Çünkü hak ettiniz. Öte yanda iki yıl habersiz kumpas kuran savcı,dış güçler ve kimsenin ummadığı cemaat sayesinde milletin paraları uçsun gitsin umurunuzda değil. Hep tek taraflı düşünmeye devam edin. Öteki tarafa kulaklarınızı tıkayın ki.. huzurunuz kaçmasın, vicdanınız sessiz kalsın.
95.10.6.82
Muhalif
27 Aralık 2013 Cuma 10:54
Beşer Esad gibi
Beşer Esad da yıllardır, İsrail ve ABD biraraya geldi, Türkiye'yi yanlarına aldılar, beni bitirip Suriye'nin kaynaklarını çalacaklar diyordu. Başbakanımızın da, AKP'lilerin de savunması aynen bu minvalde. Yakındır Başbakanımız çıkıp, "Kardeşim Esad'a da komplo kurdular" diyebilir. Bu arada bu gazetede sağduyulu yazan birilerini görmek umut verici. Teşekkürler.
195.177.206.65
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim