Prof. Dr. Ali Akpınar

Prof. Dr. Ali Akpınar

Helvadan put yapıp acıkınca yiyenler!

Kaynaklarımız, İslam öncesi Cahiliyye müşrik insanını anlatırken şu tespiti yapar: Onlar, helvadan put yapıp bir süre tapıyorlar, acıkınca o puttan helvalarını yiyorlardı.

Aslında bu menfaatçi, kamuflajcı şirk mantığı her dönem değişik isim, renk ve tonlarda varlığını sürdürüyor. Bunun için Kur’ân’ın şirk, küfür, nifak, kısaca cahiliye mantığını açıklayan ayetleri hep bu gözle okunmalıdır. Yani cahiliye versiyonları, o dönemlerde kalmış değildir, o dönem insanlarına da hâs değildir.

Bir kere putçu mantığı, aslında kendine, kendi nefsine ve kendisi gibi güçlere tapmaktadır. Kur’ân bunu, hevasını tanrılaştıranlar olarak tanımlar. Putçunun gerçekte taptığı kendi hevasıdır. Putçunun geliştirdiği put yahut putlar ise, şirk ve küfrünün kamuflaj malzemeleridir. Yani çoğu putçu, Firavun gibi dobraca tanrı benim, bana tapacaksınız diyememekte kendi tanrılığını putlarla örtmeye çalışmaktadır. Bunun için de süflî emelleri gerçekleşince, putun ömrü dolmakta ve helvadan yaptıkları, tatlı/şirin kılıkta gösterdikleri putlarını yiyebilmektedir. Tabi ki helva görünümlü putlar, putçunun batnına girip çıktıktan sonra pespaye bir hale dönüşmektedir.

Menfaatçi, ikiyüzlü bu putçu kafayı daha iyi anlayabilmek için şu olayı ibretle okuyalım:

Cahiliyye döneminde bir müşrikin babası öldürülür. O kişi babasının katilinden intikam almak için silahını kuşanır, kılıcını, okunu yayını alır ve yola düşer. Ancak işe başlamadan adet yerini bulsun, dostlar alışverişte görsün diye bir de puthaneye uğrar, göstermelik bir şekilde kafasına koyduğu işi güya puta sormaya gider.

Düzen yine putçular tarafından kurulmuştur. Put görevlisine para verilecek, yine putçular tarafından yazılmış, evet-hayır-boş okları çekilecek. Evet, çıkarsa putun o işi onayladığı, hayır çıkarsa onaylamadığı kabul edilecek, ok boş çıkarsa çekiliş yenilenecektir.

Baba katilini öldürmeye karar vermiş olan putçu da aynı işlemi yapar. İlk çekilişte hayır oku çıkar, putçu buna saymayalım der, ikinci ve üçüncü çekilişi yapar. Ne var ki her üç çekilişin sonucu da aynıdır: Hayır, hayır, babanın katilinden intikam alman uygun değildir!

Putçu sonuca kızar, ok çantasını putun kafasına geçirir ve şöyle çıkışır: Tabi öldürülen senin baban değil benim babam, işte gidiyorum babamın katilinden intikamımı almaya!

Görüldüğü üzere putçu kafa kendisi bir kural koymuş, ancak kural aleyhine dönüşünce kendi kuralını çiğnemiş ve helva putunu yemiştir. O kafa, evde bir karar vermiş, ancak bu benim kararım deme cesaretini gösterememiş, onu puta maletmeye çalışmış ancak bunda başarılı olamayınca putu hiçe sayarak yine kendi hevasının kararına göre hareket etmiştir. Demek ki bu zihniyet değişmedikçe, her zaman benzer yansımalar olacaktır.

Orta doğuya demokrasiyi getireceğiz diye oluk oluk kan akıtanlar, Mısır’da halkın seçtiği bir yönetim kendi çıkarlarına aykırı hareket ediverince, yine oluk oluk kan dökme pahasına kendi kurallarını çiğneyebilmekte, o helvadan putlarını yiyebilmektedirler. Zihniyet helvadan ürettikleri putları tanrılaştırmaya devam ettikçe benzer sonuçlar kaçınılmaz olacaktır. Çözüm ise bütün sürümleriyle şirk-küfür-nifakı ve onların ürettikleri helva putları terk edip gerçek tevhide sarılmaktadır. Unutmayalım kerahattan keramet gelmez. Meşru olmayan yol ve yöntemlerle meşru hedeflere ulaşılmaz. Kendi değerlerimizle kendimizi ve hayatımızı değerlendirmekten başka çıkar yol gözükmemektedir. Allah, yardımıyla ve kulları için sunduğu nizamıyla kuluna yetmez mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.