• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • Konya 2 °C
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı

Hedef Ülke: Türkiye

Ufuk Karadavut

Türkiye dünya üzerinde oldukça özel bir konumda yer almaktadır. Bu konumundan dolayı da hem askeri hem de siyasi anlamda herksin gözdesi olmuş bir yerdir. Gözdeliği ileri götüren birileri bunu açgözlülüğe çevirmiş ve ne olursa olsun buraları almak için elinden geleni yapmaya çalışmışlardır. Halen daha ahlaki ya da gayri ahlaki demeden ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Buraları elde edebilmek için yapılması gereken ilk ve en önemli şey Türklerin tasfiye edilmesidir. Anadolu topraklarından Türkler tasfiye edilebilirse elde etmek çok kolay olacak. Bunu çok iyi biliyorlar. Ancak bunun pek kolay olmadığını ve kolay olmayacağınızda farkına varmış bulunmaktadırlar. Zaman içerisinde Türklerin tasfiye edilmesinin en azından zorla olmayacağını anlayanlar bizleri içten içe bozarak, içten çürüterek, milli ve manevi değerlerimizi yok ederek Türklüğü ve Müslümanlığı kalmamış insanlar yığını haline getirmek istediler. Bunu da ciddi anlamda başardıkları görülüyor. İnsanlarımızda artık milli ve dini değer kalmamış gibi gözüküyor. Peki, bu nasıl yapıldı. Buralara bir günde gelinmedi. Belli bir dönem harcandı. Bunun nasıl yapıldığını bilmek için “Türk Aynştaynı” olarak tanımlanan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’na kulak vermek sanırım yeterli olacaktır. Sayın Hocamız “Hedef Türkiye” isimli kitabında bu konuları ayrıntılı olarak açıklamış. Konunun daha iyi anlaşılması için özet halinde sizlere vermek istiyorum.

Emperyalist güçler işgal ettikleri hemen her ülkede izledikleri strateji aynı olmuştur. Bunda da başarılı olmuşlardır;

1. Yer isimlerini yabancı isimlerle değiştirmek.

2. Eğitimi ülkenin kendi dili yerine yabancı dille yaptırmak,sonunda ülkenin resmi dilini (Fransızca, İngilizce, Rusça; sömürgeciye göre değişir) kılmak; ülkenin ulusal harsını, kimliğini hızla yok etmek.

3. Uyum içerisinde yaşamış olan azınlıkları, ya da etnik gurupları, önce çoğunluğa karşı kışkırtmak, sonra da çoğunluğun tepesine kilit noktalara, idari mevkilere getirmek; onlar aracılığıyla ulusal birliği, bütünlüğü, kimliği yok etmek.

4. Topraklara el koymak; tek ürün yetiştirip alıp götürmek; sonun da böylece o milleti aç bırakmak; Yerli insanları zamanında kendisinin olan topraklarda köle gibi çalıştırmak.

5. Arazisi büyük askeri üsler kurup sürekli bulundurduğu kuvvetleri, çıkardığı iç karışıklıkları desteklemede kullanmak; ulus ile komşuları arasında düşmanlık yaratmak;oralara ülkedeki üstlerden harekatlar düzenlemek.

6. Ülke ile kültürel ve tarihi bağları bulunan başka ülkeler arasında olması gereken her türlü münasebeti baltalamak.

7. Halkı fakirleştirip elindeki toprakları ve gayrimenkulleri yok pahasına sattırmak; (hatta bunu yaparken yabancının emlakçi şirketlerini kullanmak; aracının alacağı yüzdeyi bile yerliye bırakmamak).

8. Yabancıları getirip ülkenin topraklarına yerleştirmek (İngilizlerin Kıbrıs'ta, Rusların Kazakistan'da, Amerika'nın Havai'de yaptığı gibi) sonunda ülkenin insanını azınlık durumuna düşürmek.

9. Ülkenin kendi tarihi, kültürel mirasının abidelerini yıkmak veya yıkılmaya mahkûm etmek, ama bir yandan da istilacı/ sömürgecininkendi kültürüne yakın gördüğü arkeolojik kalıntıları ön plana çıkarmak.

Belirtilen bu dokuz maddenin nesrindeyiz bir düşünün. Son 50 yıldır uygulanan ve son yıllarda hızı anormal derecede artan bozulma ve kirlenmenin kaynağının neresi olduğunu anlayabileceksiniz. Yüzlerce yıldır birlikte yaşamış, ayrısı gayrısı olmayan insanların hangi tezgâhlarla birbirlerine düşman olmaya başladıklarını belki daha iyi anlayabilirsiniz. Eğer anlamakta zorlanıyor ve söylenenlerin boş olduğunu düşünüyorsanız siz zaten teslim bayrağını çekmişsiniz demektir. Ya da anladığınız halde menfaatiniz gereği işinize gelmiyordur. Ya da dönme devşirme takımından olduğunuzdan bu olumsuzluklardan büyük bir haz duyuyorsunuzdur…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim