• BIST 74.612
  • Altın 131,789
  • Dolar 3,4991
  • Euro 3,7583
  • Konya 3 °C
  • Bakanlık harekete geçti! Bunu yapan yandı
  • FETÖ'cü Uslu'dan hain provokasyon
  • Er ve Erbaşlar Genel Sağlık Sigortası'na Dahil Olacak!
  • Bakanlık harekete geçti! Bunu yapan yandı
  • FETÖ'cü Uslu'dan hain provokasyon
  • Er ve Erbaşlar Genel Sağlık Sigortası'na Dahil Olacak!

Hayat Boyu Rehberlik Sistemleri ve e-Öğrenme Uluslararası Konferansı

Hayat Boyu Rehberlik Sistemleri ve e-Öğrenme Uluslararası Konferansı
AB Türkiye Delegasyonu Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkan Yardımcısı Vımpari:- "2010 yılında Türkiye'nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranı yüzde 2.9'ken, bu oran 2015 yılında 5.5'e yükseldi. 2020 AB hedefinin hayat boyu öğrenime katılım oranının 2

İSTANBUL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkan Yardımcısı Virve Vımpari, 2010 yılında Türkiye'nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranı yüzde 2.9'ken, bu oranın 2015 yılında 5.5'e yükseldiğini belirterek, "2020 AB hedefinin hayat boyu öğrenime katılım oranının 25-64 yaş grubu için yüzde 15 olduğu düşünülürse, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan eğitim faaliyetlerinin artarak devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ve AB tarafından finanse edilen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, AB ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı'nın Sözleşme Makamı, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nün yararlanıcı olarak yer aldığı Türkiye'de Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Projesi kapsamında, "Hayat Boyu Rehberlik Sistemleri ve e-Öğrenme Uluslararası Konferansı" düzenlendi.

Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştrilmesi Projesi'nin açılışının da yapıldığı konferansın açılışında konuşan AB Türkiye Delegasyonu Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Bölümü Başkan Yardımcısı Virve Vımpari, konferansın konusu olan hayat boyu öğrenme rehberlik danışmanlık sistemlerinin, AB'nin 2020 anahtar öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.

Eğitim ve öğretimin, AB'nin temel politikaları ve önceliklerinin başında geldiğini, diğer öncelikleri olan istihdam, sosyal içerme ve büyüme ile yakından ilgili olduğunu anlatan Vımpari, hayat boyu öğrenmenin her yaş ve her seviyedeki örgün, yaygın ve informal öğretim metodlarının tamamını kapsadığını söyledi.

Stratejilerin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi, bakanlıkların, mesleki yeterlilik kurumunun, yüksek öğretim kurumlarının ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşlarının çok etkin bir şekilde iş birliği yapmasına ve etkili bir şekilde koordine edilmelerine bağlı olduğunu aktaran Vımpari, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla hayat boyu öğrenme, sadece devletin ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluk alanında değildir. Bir ülkede etkili hayat boyu öğrenme uygulanması, diğer bakanlıkların, yüksek öğretim kurulunun, üniversitelerin, işçi ve işveren sendikalarının, sanayi ve ticaret odalarının özellikle iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşlarının etkin bir şekilde sürece katılımıyla mümkündür. Böyle etkin ve başarılı bir süreç için rehberlik ve danışmanlık hizmetleri çok önemlidir. Çok öncelikli olarak ele alınması gerekir ki bugün burada hayat boyu rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin AB stratejileri doğrultusunda nasıl yapılması gerektiğini uzman arkadaşlarımızın görüşleriyle birlikte müzakere edeceğiz."

Vımpari, 2010 yılında Türkiye'nin hayat boyu öğrenmeye katılım oranı yüzde 2.9'ken, bu oranın 2015 yılında 5.5'e yükseldiğini kaydederek, "2020 AB hedefinin hayat boyu öğrenime katılım oranının 25-64 yaş grubu için yüzde 15 olduğu düşünülürse, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan eğitim faaliyetlerinin artarak devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız." ifadesini kullandı.

- "Yerelde 333 hibe projesinin uygulanmasına devam ediliyor"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB ve Mali Yardımlar Dairesi Başkan Vekili Hülya Tekin, bakanlık olarak Türkiye'deki çalışma yaşamının, uluslararası standartlara uygun şekilde düzenlenmesi, sunulan hizmetlerin kalitesinin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını belirtti.

Bu alana ayrılan AB fonları ile yaklaşık 850 projeye destek sağladıklarını anlatan Tekin, bu projelerle 700 bin vatandaşa ulaştıklarını söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 400 kurum ve kuruluşla çalıştıklarını aktaran Tekin, yaklaşık 17 teknik destek projesi, 46 adet mal alımı sözleşmesi yürüttüklerini, yerelde ise 333 hibe projesinin uygulanmasının devam ettiğini kaydetti.

Bu yıl itibariyle yürütülen projelerin bütçe değerinin 350 milyon avro olduğunu belirten Tekin, "Bu projelerden biri Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi. Söz konusu projenin temel hedefi, Türkiye'de öğrenme kültürünü yaygınlaştırmak, özellikle istihdama yönelik öğrenme programlarına erişimi ve katılımı arttırmak. Türkiye'de hayat boyu öğrenmeye baktığımızda aslında bir yükselme söz konusu, ancak AB'nin belirlediği 2020 hedeflerine baktığımız zaman yüzde 15'lik bir orandan bahsediyoruz AB adına. Bu orana ulaşabilmemiz için çok daha fazla çaba sarf etmemiz gerektiği bir gerçek." diye konuştu.

Tekin, bu gerçekliği dikkate alarak bu projeyi planladıklarını ifade ederek, bu proje kapsamında buna uygun olarak çeşitli farkındalık faaliyetlerinin yürütülmesi, eğitim sertifika programlarının hazırlanması, öğretmenlerinin kapasitesinin geliştirilmesi gibi çok farklı faaliyetlerin yürütülmesini ön gördüklerini kaydetti.

- "Ortaya çıkan sonuç gerçeği yansıtmıyor"

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıza Altunel, AB'ye katılım süreci noktasında, hayat boyu öğrenmeye katılım oranlarının hızlı artması bakımından Türkiye Avrupa'da ikinci sırada yer alsa da sondan ikinci olmanın da göstergeler açısından bir sonuç olduğunu ifade etti.

Bu rakamları arttırma noktasında ciddi bir çaba sarf edildiğini aktaran Altunel, "Türkiye'de yürüyen hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin bir bütün olarak, bir koordinasyon içinde yürütmediğimizi dolayısıyla ortaya çıkan sonucun gerçeği yansıtmadığını ifade etmek istiyorum. Birçok bakanlığın yaptığı çalışmaları da bu sürecin bir parçası haline getirebilirsek, eminim bu rakamların AB rakamları ortalamasından aşağı kalmadığını görmüş olacağız." diye konuştu.

Manzaranın böyle olup olmadığını anlamak adına birçok ili dolaştığını belirten Altunel, "Kendi iç istatistiklerimizden gelen rakamların, Türkiye genelinde yüzde 10'lar düzeyinde olduğunu biliyoruz. Ancak bunu maalesef özellikle TÜİK verilerine yansıtamadığımızı da tespit etmiş bulunuyorum." dedi.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim