• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Hava Karardıkça Kararıyor…

Ufuk Karadavut

Türkiye’de akıl almaz olaylar olmaya devam ediyor. İnanın gündemi takip etmek oldukça zorlaştı. Hemen her gün bir şeyler olup bitiyor. İşin ilginç tarafı olacakları birilerinin önceden bilmesi ve ona göre işleri yürütmeleri. Mesela Fuat Avni diye birisi ya da birileri bilemiyoruz ama çıkıyor olacakları günler öncesinden yazıyor. Ne yazarsa aynısı oluyor. Anlamak oldukça zor. Ya bu devletin bütün çabalarına rağmen istihbatı oldukça zayıf ya da içderiden birileri ortalığı karıştırmak için haberleri bilinçli olarak sızdırıyor. Her sızdırılan haber yeni tartışmalar yaratıyor. Aynı zamanda hem hükümetin güvenirliğini zedeliyor hem de dünya ya rezil olma katsayımız her geçen gün artıyor. Çünkü haberler çıkıp olaylar gerçekleşince hükümet daha farklı ve kendisini korumaya yönelik daha sert tedbirler almaya başlıyor. Bunun sonucu olarak ta muhalefete karşı acımasızlığı artırıyor. Acımasızlık arttıkça etrafını saran hırs bulutu daha da kararıyor. Sonuçta hava karardıkça kararıyor. Ancak havanın bu derece kararması aynı zamanda aydınlığında yakın olduğunu göstergesidir. Unutulmaması gereken bir şey var o da; aydınlığa en yakın zaman karanlığın en yoğun olduğu zamandır.

Olup biten her şeyi takip ediyoruz. 17 ve 25 Aralık tarihlerinde yapılan ve beklide cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu hükümetin elini ve kolunu bağladı. Çıkış yolu olarak ta kafalarına göre bir düşman çıkarıp işten sıyrılmayı denediler. Bunun içinde tabiri caizse yıllarca aynı yatağı paylaştıkça cemaati hedef gösterdiler. Şimdilerde ise operasyonlar ile cemaatle ilişki olan veya olduğuna inanılan her kesi “makul şüpheli” tanımlaması ile içeri atmaya başladıklar. Sonuç olarak bakıldığında bir şey çıkmayacak. Çünkü operasyonu yapanda operasyon yapılanda kendilerinden emin ve bir o kadar da rahatlar. Ama ortalık daha da gerilecek. Ortalık gerildikçe bunun vatandaşlara yansıması olacaktır.

Allahın işine bakın ki roller hızlıca değişiyor. Dün hükümet ile her alanda işbirliği yapan cemaat “ulusalcı” olarak nitelendirilen kişileri linç etmeye çalıştı. Yıllarca “Ergenekon terör örgütü” olarak suçladığı kişileri suçlarını öğrenme imkânı vermeden hapislerde bıraktılar. Sonra ise yanlışlık olmuş denilerek serbest bırakıldılar. Şimdilerde ise roller değişti. Ulusalcılar ile hükümet hemen her alanda işbirliği yaparak cemaatçileri bitirmeye çalışıyor. Bu durumdan ulusalcılar oldukça memnun. Cemaatçilere olan kin ve nefretlerinden dolayı -ki hükümetin sınırsız desteğini arkalarına alan cemaatçilerin onlara yaptıkları ortada- yapılanları destekliyorlar. Hükümette ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet skandallarının üstünü örtmek için bu yolu kullandı. Ama yarın işlerin değişerek cemaatçiler ile ulusalcılar bir araya gelerek AKP’yi ve hükümeti bitirmeyeceklerini kim garanti edebilir. Bazı şeyleri görmek için üstün zekâlı olmaya gerek yok. Olayları tarafsız bir gözle görmek ve okumak yeterli olacaktır.

Yaşanılanlar dikkatle izlendiğinde olayların hukuki değil de tamamen siyasi olduğunu görebiliriz. Çünkü Cumhurbaşkanı ‘İhanet şebekesini çökerteceğiz’ diye açıklama yapıyor, sonra da operasyon yapılıyor. Hatta operasyon yapılacakların listeleri operasyondan birkaç saat önce birileri tarafından polise teslim edildiği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı dün Ergenekon’un savcısı olmakla övünüyordu bugün ise cemaat için savcı olmaya kalkıyor. Yazımızın başında da söylediğimiz gibi birileri operasyonun ne zaman ve kimlere yapılacağını biliyor. Acaba birileri tavşana kaç tazıya tut mu diyorlar diye aklımdan geçmiyor değil. Eğer böyle ise yukarıda bahsettiğim senaryo yakın zamanda gerçekleşecek demektir. Çünkü birileri hükümete kaç diyebilir. Tazı kim olur onu bilemiyoruz. Eğer nasip olursa hep birlikte göreceğiz… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cafer
19 Aralık 2014 Cuma 14:23
14:23
benim adım cemaat diyorsan insanların uhrevi meseleleriyle meşgul olursun. devleti yönetmeye niyetliysen parti kurarsın iktidara gelirsin. büyük resme bakmak lazım, israil ,ingiltere ve amerikanın elemanı haline gelen gülenin gizli ajandası olduğu anlaşılmaktadır. gülen ve etrafındaki paraleller peşine takılan maddi ve manevi destek veren insanlara ihanet etmişlerdir. en büyük ihaneti de risalei nura yapmıştır. sadeleştirmek bahanesiyle sahdeleştrimişlerdir. Risalei nurlar kuranıkerimin tefsiri ve bediüzzaman Hz. ifadesiyle kuranın malıdır. Ona el uzatanlar başka ellerle tokat yemişlerdir. yemeyede devam edeceklerdir. Gülen ve arkadaşları hem Risalei nura, hem cemaatine, hende ülkesine ihanet etmiştir. onun için paralel örgüt olarak anılacaktır.
193.255.247.67
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim