• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Konya 18 °C
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!

Hanımların eşleriyle imtihanı

Adem Alemdar

Birkaç ay evvel ‘kadınlarımız ve şeyhleri’ başlıklı bir yazı yazmıştım da olumlu-olumsuz pek çok eleştiri almıştım…

Epeydir görmediğim sevdiğim bir dost, ‘o yazını okudum, az bile demişsin’ dedikten sonra başladı anlatmaya…

Tanıdığım yüzlerce, belki binlerce sanayici arkadaşın yarıdan çoğu eşiyle anlaşamıyor ve mutluluğu dışarıda arıyor. Hanımlar evde tespih çekmekle meşgulken kocaları sevgilileriyle mutlu olmanın peşindeler. Hanımlarına verdikleri üç kuruşun kat katını sevgililerine harcıyorlar. Ama suçlu sabredemeyen erkeklerden daha çok, eşlerine alaka gösteremeyen kadınlardır, diyordu…

Yakından tanıdığı bir arkadaşından örnek verdi. Arkadaşı işten eve yorgun argın gelince hanımından bir güler yüz bekliyor, icabında kendisiyle ilgilenmesini ve mutlu etmesini bekliyor, ama ne gezer. Hanımı sürekli hocaannelerinden aldığı tespihatla meşgul. Evin içinde herif ayrı hanım ayrı bir dünyada yaşıyorlar. Dayanamayan adam bir gün eşine diyor ki ‘bu böyle gitmez. Benim ihtiyaçlarım var, kendini değiştirmezsen ben bir daha evlenirim’ diyor. Hanımı hiç önemsemeden ‘evlen’ diyor. Adamcağız bulup birini keyfine bakıyor, lakin ‘evlen’ deyiveren hanım başlıyor bu sefer entrikaya. Hayat çekilmez oluyor tabi…

Dostum sonra da “ben eşimi ve kızlarımı sohbete mohbete yollamıyorum. Hatta yasakladım. Çünkü sohbete giden kadınlar heriflerine avratlık yapmıyorlar” diyerek iddialı bir tespitte bulunuyordu. Hızını alamıyor ve bir başka önemli tespitte daha bulunuyordu. Boşanma nedenleri arasında ekonomik sıkıntıları en başta gösteren bilim adamlarına dokundurarak, “Hayır, boşanma nedeni ekonomik sıkıntılar değil, bilakis müreffeh bir hayat arzusudur. Yani kendi ayakları üzerinde duracağına inanan kadının herifinin sözünü dinlememesidir. Şayet ekonomik sıkıntılar baş boşanma nedeni olsaydı, çeşitli vakıf ve derneklerin evlendirdiği binlerce garibanın birkaç ay içerisinde evliliklerinin bitmesi gerekmez miydi? Bir istatistik veriyor, örneğin Mehir Vakfı kurulduğundan bu yana 9 binden fazla genci evlendirmiş. Tahmin edebileceğiniz gibi bu gençlerimizin ekonomik durumları en azından evlendikleri zaman iyi değildi. 10 bine yakın gençten bugün itibariyle boşanan sayısı sadece ve sadece ikiymiş. Onların da gerekçeleri ekonomik sayılmazmış…

Neticeye geldi dostum ve dedi ki, “Türk erkeği iyi yemek yapan, çok oruç tutan, bol namaz kılan, geceleri tespih çekip teheccüt namazı kılan değil, kendisini mutlu eden karı istiyor velev ki yemek yapmayı bilmesin…”

Bizi etrafta sessizce dinleyenlerin pek çoğu kendileri anlatılıyormuş gibi kafalarını sallarken ben dostumdan müsaade isteyip ayrıldım…

Yıllardır görmediğim bir başka arkadaş ziyaretime gelmişti. Şuradan buradan derken arkadaşımın yıllar önce severek evlendiği eşinden ayrıldığını ve başka biriyle yeni bir evlilik yaptığını öğrendim. Niye diye sordum, gözleri dolarak anlatmaya başladı:

Beni biliyorsun, mütevazi bir adamım. Yıllarca falan vakıfta öğrencilerle ilgilendim ve bir gün bana şu kızla evlen dediler. Çarşaflı birisiydi, Allah var beğendim ve evlendik. Bir süre sonra eşim çarşaftan vazgeçerek pardesü giymeye başladı ardından da evimiz şöyle olsun, şunu da isterim bunu da demeye başladı. İsteklerini yerine getiremeyince de babasının evine küstü gitti. Bir yıla yakın gelmedi ve neticesinde boşanma davası açtı. Severek evlenmemize rağmen ağlayarak boşandık. Şimdi o hala babasının yanında ve bir yerde çalışıyor, ben başka bir hanımla evlendim. Doğrusu mutluyum, ama ömür boyu atlatamayacağım bir burukluk var içimde, diyordu…

Hanım kardeşlerim hemen savunmaya geçip atıp tutmasınlar. Erkekler açısından durum gerçekten böyle ve her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Yani günümüz erkekleri sahabe gibi sabırlı değiller, bu bir gerçek, ama günümüz kadınları niye ısrarla onları test ederler onu anlamak imkânsız… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Beycan
27 Eylül 2011 Salı 15:28
Kültür
Merhaba sayın yazar geçen günkü yazınıza yazdığım yorumda beni edebiyat bilmezlikle suçladınız bakıyorum konyada özendiğiniz bir yaşam tarzına değiniyorsunuz bu konuya değinmekle ne kadar edebiyat bildiğinizide anlatmış oluyorsunuz ha size soracağım sorular güme gitmein diye gelecek haftalarda soracağım kal sağlıcakal
193.255.247.28
Meraklı
26 Eylül 2011 Pazartesi 10:58
3 adet yorum.
En güzel ve haklı yorum;çuvaldızı kendimize diyen hanım kardeşimizin.Sipor adamı; yazarı,kendisini ve hanımını methetmiş,bizi ilgilendirmez zaten. Yazarımızın iyi niyetli düşünceleri kendi hemcinslerini haklı gören bir yaklaşım sergiliyor. Tek taraflı düşünmek ve yazmak ne kadar gerçekci olur? Takdirlerinize kalmış.
78.165.177.203
HALE
26 Eylül 2011 Pazartesi 10:39
kabahat kimin
Erkekler hanımlarıyla ilgilenmeyip gönlünü alacak hiç bir davranışda bulunmayınca kadınlar da allaha daha çok yöneliyor yani kocalarını allaha havale edip konya durma salavat çek diyen radyoları dinleyip dinleyip coşuyorlar.Üstelik aileden de öyle yetiştiriliyorlar.o toplantılara katılmaları bir nevi terapi oluyor onlara...Burda kabahat kadınların değil erkeklerin.Erkekler nedense kendilerine karşı çok hassas ve kibar hanımlarına karşı ise tam tersi.Böyle devam ederlerse daha çok ağlarlar.
78.186.113.172
spor ADAMI
25 Eylül 2011 Pazar 20:45
GERÇEKLER ACIDIR
YAZILARINIZI SÜREKLİ TAKİP EDERİM.İNANIN BU GÜNE KADAR YAZILARINIZDA EN GÜZEL YAZIYI ŞİMDİ OKUMAKTAYIM.BİR EVLİLİĞİN YIKILMAMASI İÇİN GERÇEK OLAN BAZI KONULARA DEĞİNMİŞİNİZ.BEN BU DEĞİNDİĞİNİZ KONULARA SONUNA KADAR İNANMAKTAYIM.BENİM DE EVLİLİĞİM 20 YILI AŞTI NE ARIYORSAM EŞİMDE BULUYORUM.ÇÜNKÜ EŞİM BENİM GÖZÜMÜ HİÇ DIŞARDA KOYMADI.DENİZE-DÜĞÜNE-TOPLANTIYA-GEZMEYE-YANİ İŞ DIŞI HER YERE EŞİMLE GİTMEKTEYİM.EŞİMİN HİÇBİR ŞEYİNE KARIŞMAMAKTAYIM ÇÜNKÜ O NE YAPACAĞINI BİLEN BİRİSİ.BU ZAMANA KADAR DA HEP MUTLU KALDIM.BİR ATASÖZÜNÜ PAYLAŞARAK YAZIMA SON VERİYORUM.(KENDİSİNE GÜVENMEYEN ERKEKLER KADININI KISKANIR)SİZE VE TÜM AİLELERE MUTLULUKLAR DİLİYORUM.
178.233.232.230
ACU
25 Eylül 2011 Pazar 19:12
Çuvaldızı kendimize...
Evlenene kadar canım cicim etrafımda dönen kibar delikanlı yerini bir ayıya bıraktı. İnsan sevdiğine ter ve ağız kokulu yaklaşır mı? Yaz sözleri? Sevdiğini, çocuklarının annesini başkalarının yanında küçük düşürecek şekilde konuşur mu? Döver mi? Söver mi?
Ya Adem Abi işte böyle... Ben çuvaldızı kendimize batırayım dedim.
88.246.22.237
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim