• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 7 °C
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler

Hangi "aydın"?

Mustafa Yiğit

Türkiye’de her şey birbirine karışmaya başladı.

Özellikle de “aydın kimdir?” sorusuna cevap bulmakta gittikçe zorlanıyoruz.

Bizim bildiğimiz aydın,  muhaliftir, özellikle de statükoyu, ve iktidarı elinde bulunduranları eleştirmesiyle “aydın” vasfını ortaya koyar.

Günümüzde yaşananlara, ben “aydın”ım diye dolaşanlara bakınca ne görüyoruz?

Muhaliflik kimliğini yitirmiş, niye niçin karşı olduğunu, niye niçin taraf olduğunu anlayamadığımız insancıklarla karşı karşıyayız.

Hatta daha da acı olanı, mevcut statükonun her yaptığını pazarlayan bir aydın kesim var…

Bu aydınlar genelde “eski solcu”lardan oluşmuş ve gazetelerin köşelerini tutmuş, şimdinin liberalleri….

Eski fikirlerinin yanlış olduğunu düşünerek “dönmüş” olan aydınlar şimdi mevcut sistemin savunuculuğunu yapıyorlar.

Yarın bu savunduklarının da “yanlış” olduğunu söylemeyeceklerini kimse garanti edemez.

Peki halkın önüne çıkarak,  sürekli aynı minvalde konuşmalar yapan, “demokrasi”, “insan hakları” gibi kavramları ağzından düşürmeyen  gazetelerde, televizyonlarda boy gösteren   “aydın”lara ne diyebiliriz bu durumda?

Çünkü onlar daha dün Marksist manifestoyu savunuyorlardı.

“Devrim kanla yazılır” diyorlardı….

Daha dün, Mao’nun Çinini Türkiye’ye model olarak sunuyorlardı.

Stalin’e  güzellemeler yazıyorlardı.

İşin garibi aynı adamlar şimdi de mevcut statükoya aynı güzellemeleri yazıyorlar.

Peki hangisi doğrudur sizce.

Yine mevcut statükoyu savunan İslamcı aydınlara da göz attığımızda aynı şeyi görüyoruz.

Daha düne kadar demokrasi “Şeytan düzeni” diyen AB’yi Hıristiyan Kulübü olarak görenler,  Seyit Kutup’tan örnekler verenler, Mevdudi’den, Hasan El Benna’dan Türkiye’ye toplum modeli sunanlar, bugün mevcut statüko üzerinden demokrasi şampiyonluğuna soyunuyorlar, AB’de AB diyorlar, Jean Monnet’den örnekler vererek Avrupa Birliği vatandaşlığının en kutsal vatandaşlık olduğuna dair övgüler yağdırıyorlar, Konrad Hermann Josef Adenauer’un Derneklerinde liberalizm üzerine  methiyeler düzüyorlar.

Peki biz bu adamların hangi dediğine inanalım.

Hangisi doğru.

Leninist model mi, Adenauer modeli mi?

Mevdudi mi, Jean Monnet mi?

Yarın kendilerine başka bir “rol model” bulmayacaklarını kim garanti edebilir?

Yarın asılında demokrasi o kadar da iyi değilmiş, aslında faşizm, ya da diktatörlük de fena sayılmazmış derlerse, bu söylediklerine de mi inanıp, itibar edeceğiz.

Bu aydınlar sizce gerçek aydınlar mıdır, yoksa dönemin sözcülüğünü yapan, uydu aydınlar mıdır?

 

 

Yorumlar
İkbal
26 Temmuz 2010 Pazartesi 13:10
Aydın Karaktersiziliği
Mustafa Bey tespitleriniz çok önemli ve yerinde.. özellikle İslamcı aydınlarla solcu aydınlar arasındaki ittifaka özel olarak değinmenizi rica ederiz.. Hangi alanlarda nasıl bir ittifak? her devrin özel savuncusu Markisist aydınların bugün niye hükümete bağımlı olduğunu ve "sözde" İslamcı gazetelerde baş köşeye oturtulduğu irdelenmelidir.. elinize sağlık, kalemenize kuvvet..
78.165.191.249
hulki
26 Temmuz 2010 Pazartesi 10:10
Sen değilsin
Bir "aydın" kendi dilini iyi konuşur ve iyi yazar. Eğer, Çift Tırnak işareti içinde bir cümle yazılacaksa, cümle büyük harfle başlar, noktalama işaretlerinden uygun olanıyla biter ve tırnak kapanır. Örnek; "Aydın kimdir?" cümlesinde olduğu gibi. Sadece tek kelime veya bir tamlama Çift Tırnak içinde kullanılacaksa ismin özelliğine göre tırnak içindeki kelime veya tamlamaya büyük harfle olduğu gibi küçük harfle de başlanabilir. Diline özen göstermeyen aydın değildir.
212.175.171.2
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim