• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 17 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

HAMAM BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ

Fahri Kubilay

Tarihi kayıtlarda ataları ile övünen batının aristokratları bilmem ne kadar yıkanmayan büyük babam gibi tabirleri kullanırlarmış.   Batılı yaşam tarzını anlatan eski filmlerdeki evin önündeki su dolu kapın içinde elini yüzünü aynı suyu kullanarak yıkamak batının temizlik anlayışındaki en büyük delildir.  Günde beş sefer abdest almayı emreden bir medeniyetin çocukları gittikleri yerlere temizlik anlayışında yerleştirmişlerdir. Bu dünyanın dört bir yanında kervansaray, han, hamam gibi bina kalıntıları Osmanlının eseridir. Bu nedenle Hamam kültürü Osmanlı ağırlıklı bir yer tutar. 

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde aktarıldığına göre, 17. Yüzyılda İstanbul'da 4 bin 536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyormuş.

Osmanlının en görkemli döneminde, şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamamların bulunduğunu tarihi kaynaklar yazar…

Perşembe akşamları hamama gitmek, bayramlardan önce arife gecesi hamamların sabaha kadar açık olması günümüzde de bazı bölgelerde devam eden gelenekler. Bunun yanı sıra gelin hamamı, damat hamamı, kırklama hamamı gibi adetler var. 

Hamama gitmenin Kan dolaşımını düzenlendiği,ter atarak vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olduğu, romatizmal hastalıklara faydasının çok büyük olduğu ,bel ağrısına ,sırt ağrısına v.b ağrılara faydaları,böbrek taşı düşürülmesinde yardımcı olduğu, grip,nezle gibi hastalıklardan kurtulmamıza yardımcı olduğu, ,sinirlerin gevşemesine son derece yardımcı olduğu  uzmanlarca söylenmektedir..

Şimdi mevcut bulunan hamamların büyük çoğunluğu Osmanlı döneminde inşa edildiği için bir birine benzer.   Tüm hamamlarda, eşyalarınızı ve kıyafetlerinizi bırakmak için soyunma odası ve odada hazır duran peştamalı takarak, odanızı kilitleyerek ayrılırsınız. İçeriye girdiğinizde karşınızda büyük bir göbek taşı. Bu göbek taşı geleneksel Türk hamamının bir özelliğidir. İçeride İster göbek taşında keyif yapar, ister terler, ister duş alır, ister yıkanırsınız. Tabii ki hamama girip de kese ve masaj olmadan çıkmak olmaz Keseciler isteğinize göre size kese ve masaj hizmeti vermek için bu hamamda çalışırlar. Kesecilerin büyük kısmı Tokat yöresinden çıkar. Bu işlemlerden sonra duşunuzu alıp hamamdan çıkarsınız. 

Sadede gelip esas konumuza dönelim. Atalarımızdan kalan bu anlayışta örnek bir hamam Seydişehir de mevcut.  Geçen yıl vakıflar müdürlüğünce restore edilerek yakın zamanda orijinal haliyle hizmete açıldı. Bu bizim atalarımızın bize miras olarak bıraktığı bir gelenek bunun yaşayıp yaşaması yine bizim elimizde.  Şimdiye kadar hamam kültürüyle büyümüş insanlar bu hizmetten istifade etmek için en yakın ilçelere gittiğini duyuyorduk.

Şimdi ise İlçe merkezi ile 40 bin diyelim kasaba ve köyleri ile 70bin nüfuslu bir ilçede bir hamamın yaşatılması herhalde zor bir şey olmasa gerek.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim