• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Halkımız neler istiyor

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz hafta kelime ve kavramlar üzerinde nasıl oynandığını ve bizleri istedikleri şekilde nasıl yönlendirdikleri konusunda yazmıştım. En çok üzerinde durduğumuz konulardan birisi de “halkımız” ya da “milletimiz” kavramlarıydı. Bu kavramları duyanların aklına hemen akıllarına Türk halkı ya da Türk milleti geliyordu. Ama son yaşadığımız olaydan sonra artık bunun bu şekilde algılanmamamsı gerektiği bize öğretti ve aynı zamanda yanlış anlaşılmaların giderilerek netleştirme sağladı. Son olaydan kastettiğimiz ise yeni açıklanan “açılım paketi”dir. Bu paket ile artık ülkenin ne hale geldiği ve geleceği konusunda daha net konuşma imkanına sahip olabileceğiz. Söyleyeceklerimizin ve yıllardır söylemek istediklerimizin aslında neler olduğu konusunda yandaş ve yalaka olmayan akıl başında ama karar vermekte zorlanan pek çok kişi bizleri daha iyi algılayacaktır diye düşünüyorum.

Açıklanan paket konusunda televizyonları izlediğimizde ne kadar PKK’lı yandaş yalaka varsa televizyonları doldurmuşlar ve bunların yetmeyeceğini ve daha fazlasının gerekli olduğunu konuşuyorlar. Hepsinin ortak söylemi “yetmez ama evet”. Zaten başbakanda bunun devamının olacağını ama önce açıklananların sindirilmesi gerektiğine yönelik açıklamalar yaptı. Demek ki bunların devamında ülke için daha da ağır şeyleri beklemeliyiz.

Açıklanan paket baktığımızda;                                      

Partilere devlet yardımı için gerekli olan %7’lik oy oranı %3’e düşürülüyor. Bunun zaten PKK istiyordu. İsteği aynen kabul edilmiş oldu. Çünkü BDP parti olarak girdiği seçimlerde %5-6 aralığında oy alabiliyordu. Bu nedenle de devletten seçim yardımı alamıyordu. Böylece BDP’lilerin de devletten parti yardımı alabilmelerinin önü açılmış oluyor. Adamları beslemeye devam edeceğiz hem de yasal olarak.

Siyasi partiler yasasının 11. Maddesinde değişiklikler yapılacak. Böylece partilere üye olma ve siyasete girme konusunda sınırlar kalkacak. Bu PKK’nın istekleri arasındaydı. Böylece PKK’lılar rahatlıkla siyaset yapabilecekler. Dağda yaşadığı söylenen ama bana göre büyük kısmının şehirlerde yaşadığı PKK’lılar artık rahatlayacaklar.

Birde şu garip eş başkanlık var. Bildiğiniz gibi eşbaşkanlık kavramını biz iki yerde duyduk. Birincisi PKK’nın siyasi kanadı olan BDP’de gördük birde Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanlığında. Şimdi değişiklik yapılarak eş başkanlık yasal hale geliyor. Zaten doğrudan BDP’nin işine gelen bir çalışma olduğu açıkça anlaşılıyor.

Açıklanan bir diğer madde de özellikle seçim zamanlarında PKK’lıların ana dilde propaganda yapmak istedikleri için yasal olarak (her ne kadar o bölgede yasaları takan olmasa da) bunu yapamıyorlardı. Ama artık bu yasal hale gelecek. Artık herkes her dilde propaganda yapabilecek. Bu yine PKK ve onun açık ve gizli destekçilerinin işine geldiği açıktır.

Ayrımcılık yapma konusunda en mağdur olan Türk milleti sanki yarımcılık yapı-yormuşçasına suçlanarak adeta cezalandırılacak. Ayrımcılıkla mücadele yasası çıkarılacak ve böylece kimseye ayrımcılık yapılamayacakmış. Özellikle de PKK’lılara karşı daha saygılı olacağız onları bağrımız basarak sevip sayacağız (!). Yani onların yaşam tarzlarına müdahale edilmeyecek. İstedikleri gibi yaşayabilecekler. Zaten bunları yapabiliyorlardı. Ama şimdi yasal olarak ta yaptıkları suç olmaktan çıkacağı için bir sorunu da bu şekilde atlatmış olacaklar. Ama eminin onlar bizim yaşam tarzlarımıza şimdi olduğundan daha fazla müdahale edecekler ve bize yaşam hakkı asla tanımayacaklardır. Terör yaşam hakkına müdahale değil de nedir. BDP’liler bunun olması konusunda zaman zaman konuşmalarında dile getiriyorlardı. Yaşam tarzlarına müdahale edildiğini bunun değişmesi gerektiğini söylüyorlardı. Kısaca PKK’nın bu talebi de kabul edilmiş oldu.

Birde Alfabe konusu var. Bilindiği gibi alfabemizde 29 harf var. Bunları kullanıyoruz ve bizlere yetiyor. Başka dillerde başka harfler olabilir. PKK ve onun uzantıları X, Q ve W harflerinin alfabeye katılmasını istiyorlardı. Bu istekleri de kabul edildi. Ama benim en çok şaşırdığım yıllarca Atatürk ve arkadaşlarına Alfabe değiştirdiği için bağırıp çağıranlar 29 harf yerine 32 harf olunca sevinçlerinde duramıyorlar. Ne kadar tutarsız ya da hain insanlarsınız. Devam edeceğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Osman Ağa
04 Ekim 2013 Cuma 14:37
yaz devamını okuyacağım
Güzel konulara temas etmişsin.İbretle herkesin okuması lazım. Vatandaş herşeyi ister de, asıl olan, önce istikbalini ve istiklalini ön planda tutması gerek.
95.10.30.72
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim